Gül Olabilmek Gül Kokabilmek

Son güncelleme: 25.11.2009 08:00
  • noimage

    Bizim pazarımızda geçer tek akçedir gül.
    *Ümmi Sinan'ın deyi-şiyle:*
    *

    Gül alıp gül satarlar
    Gülü gül ile tartarlar
    Gülden terazi tutarlar
    Çarşı Pazar güldür gül". *

    Gül içimize işlemiştir bizim. Bir gül medeniyetinin çocuklarıyız hepimiz.
    Gül'le yatarız akşamları ve gülle uyanırız sabahları. Geceleyin terlemişsek
    mutlaka gül kokarız. Bahçemizde renk renk güller vardır her mevsim. Kırmızı
    güller, beyaz güller, sarı hatta mavi güller... Mevlidlerde gül suyu ikram
    ederiz konuklarımıza gül kokulu lokumla birlikte. Nişanlarda gül şerbeti
    içeriz. Hastalarımızı gül şurubuna katılmış ilaçlarla tedavi ederiz. Sezai
    Karakoç'un deyimiyle gül kokusunu Hızır'ın fısıltısı sayarız biz, baharın
    salavatıdır gül bahçeleri çünkü.

    Gökyüzünü seyrettiğimizde ışıl ışıl güller görürüz. Samanyolu'nun bir gül
    bahçesinden ne farkı vardır. Her gece elimizi bir yıldıza uzatır, aldığımız
    gülü annemize yahut bir sevdiğimize sunarız törenle. Bizim mahallemizde
    herkes böyle yapar. Gül gibi gülümseyen yüzüyle, gonca gibi açmış ruhuyla
    herkes birbirine gül hediye eder. Söze başlarken gülün adıyla başlarız,
    gülün adıyla kapatırız sohbetimizi. Birbirimize "gül" diye selam veririz.

    Derelerimizde söğüt serinliği ile gül kokusu iç içedir hep. Bir kutlu yatak
    gibidir, içi gülle doldurulmuş yumuşacık döşek gibidir ovalarımız. Ovalarda
    anneler vardır, gözyaşları gül yaşları olan ve terlediğinde gül suyu kokan.
    Dünyanın bütün ülkelerine gül taşıyan evlatları onlar doğurmuştur. Gül kokan
    ve gül taşıyan bir nesil, onların armağanıdır yeryüzüne.


    Gülün çocuklarıdır saygıyı hak eden insanlar. Üstüne gül yaprakları
    serpiştirilmiş örtü gibidir. Gül kokulu insanların yaşadığı evler. Su
    içtiğimiz kaplar gül renkli bakırla kaplanmıştır. Yemeklerimizi
    zeytinyağının yanı sıra gülyağıyla pişiririz. Susadığımızda gül şerbeti
    içeriz nedense. Bir şişenin içine gülün yapraklarını doldurur, sonra pencere
    kenarına sıralarız gül şişelerini. Çocuklar yaramazlık yaparken birbirlerine
    taş yerine gül atarlar bizim mahallede. Hatta kış olduğunda nedense gültopu
    oynarız, kartopu yerine. Ölülerimizi gül suyuyla yıkar, gül kokulu kefen
    bezine sararız. Başucuna bir gül ağacı dikeriz taş yerine. Beyaz gül çocuk
    yaşta iken öldüğüne işarettir. Kırmızıyı sevgilisine doyamadan ölmüş diye
    yorumlarız. Kim o sevgiliye doyabilmiştir ki sanki? Sarı yaşlanmış da öyle
    ölmüş demektir. Mavi evladının mürüvvetini göremeden giden annelerin
    mezarında açan gülün adıdır. Belki de ölünün "ellerine dokundurmak", ona
    cenneti koklatabilmek içindir ektiğimiz güller, başucunda sürekli okunan
    Fatiha'dır, Yasin'dir, İhlas duasıdır öbek öbek güller.

    Bir çocuk gördük mü boynu bükük ve yetim Aziz Mahmud Hüdai Hz. gibi
    sesleniriz ona:

    *"Gül ağlama gül bize
    Ele diken gül bize
    Gül olanın yüzünde
    Gül açılır gül bize!" *

    Ve yüzünde güller açıverir de gülümsemeye başlar çocuk.

    **Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi*
#21.11.2009 19:54 0 0 0
  • Çok güzel çok saf bir sevgidir gülü sevmek gülü koklamak gülü tatmak gülü yaşamak..

    Der ya gülü susuz seni aşksız bırakmam..gülü aşka deger verdigimiz gibi seviyoruz..gül kokusu bizi mutlu eder..gül bizi arındırır yar eder dost eder can eder..

    Gül bakışlım dersiniz gülü sevdiğiniz için...:)

    Yüreğine sağlık bacımmmm
#22.11.2009 01:16 0 0 0
  • Güle olan itibar Resula olan asktandir.Gül Resulle özdeslesir.Gül Resule benzetilir.Tevazu olan kalplerde de hep güller acar onun icin gül aliü gül satmaliyiz her yeri güle donatmaliyiz.Tsk ediyorum yorumun ve begenin icin arkadasim
#22.11.2009 22:25 0 0 0
  • resul gül kokar...

    emeğine sağlık gül kardeşim..
#25.11.2009 08:00 0 0 0