Mikroblogging platformları, firma ve kurumların hedef kitleyle birebir ilişki kurabildiği en önemli mecra olma yolunda hızla ilerliyor.
Epi topu 140 karakter uzunluğunda mesaj girilebiliyor, izlenen üyelerin 'twit'leri çoğu zaman kalabalık yaratmaktan başka işe yaramıyor, çok sayıda üyeye abone olunduysa girdiklerini izlemek için saatler harcanabiliyor. Bunlara rağmen Twitter bugün en yaygın sosyal iletişim ağlarından. Üstelik sadece kişiler değil, firmalar için de.
Bugün firma ve kurumlar Twitter ve FriendFeed gibi 'mikroblogging' ağlarını kurumsal iletişim, reklam, tüketiciden geri dönüş alma, duyuru vs. gibi pek çok amaçla verimli şekilde kullanıyor. Türkiye'de de durum farklı değil. Bugün haber sitelerinden elektronik cihaz üreticilerine, sivil toplum örgütlerinden üniversitelere kadar pek çok kurumun mikroblogging hesapları var.
Kuruluşları buna iten nedenlerse gayet mantıklı. Her şeyden önce müşteri veya hedef kitleye ulaşmak için oldukça ekonomik bir yöntem. Bütün kuruluşlarda bulunan basın ve/veya halkla ilişkiler departmanları veya onları temsil eden olan PR ajansları, belki bir iki bilgili personel takviyesiyle bunları yönetebiliyor. İkincisi ise bütün bu işlemler ve ona ilişkin geri dönüşler çok hızlı şekilde gerçekleşiyor.
Mikrobloggingin bir iletişim aracı olarak önemi, kurumun imajını ciddi şekilde kalkdırabilmesinde. Reklamlar veya kurumsal blogların tabiatı itibarıyla 'monolog' halinde yapılandığını söyleyen Doğuş Yayın Holding Yeni Medya Koordinatörü Yunus Türe, titiz şekilde yürütülen mikroblogging'in bu iletişimi 'diyalog'a dönüştürdüğünü söylüyor. Türe'ye göre mikroblogging yoluyla firma ve kurumlar hedef kitleye göz kırpıyor, markanın ardında 'gerçek insanlar olduğu'nu hatırlatıyor.
Kuruluşlar Twitter ve FriendFeed gibi ağları esasen dört şekilde kullanıyorlar:
Pazarlama ve halkla ilişkiler kanalı olarak: Genellikle firma ve kuruluşların kurumsal blog veya sitelerinin uzantısı olarak başvuruluyor. Girilen mesaja eklenen linkle haber veya duyurunun detayı için kurumun sitesine veya kampanya sitelerine yönlendirme yapılıyor.
Burada kullanılan dil ve mesajların yapısı hayati önemde. Zira bu platformlar ağırlıkla 'kişisel' iletişim için kullanıldığından, mesaj metninin fazla reklam kokması veya TV ve gazetelerde milyonlarca kez tekrar edilen kampanya sloganlarından oluşması, izleyicinin firma hesabını anında listesinden çıkarmasıyla sonuçlanabiliyor.
Personel yoluyla imaj geliştirme: Twitter veya FriendFeed mesajlarında samimi bir dil kullanmak önemli. Bazı firmalar bunu firma adıyla açılmış bir hesapla değil de bir yöneticisinin veya anlaşma yapılan bir 'ünlü'nün hesabı üzerinden yürütmeyi tercih ediyor. Kurumda önemli noktalardaki kişilerin kişisel hesaplarında kurumla ilgili bilgileri paylaşmasına izin verenler de var.
Buradaki düşünce, karar verici pozisyondaki kişilerin kendi başarılarını 'Twit'ler yoluyla paylaşırken dolaylı olarak kurumun imajını da güçlendirmeleri. Bu yolla hem kuruluşun başarıları da mikroblog camiasıyla paylaşılmış oluyor, hem de 'başarılı insanları barındıran kurum' kimliği güçleniyor.
Pasif kullanıcı (izleyici) olarak: Firma ve kurumlar kendi faaliyetleri, marka veya isimleri, ürün ve servisleri hakkında insanların neler düşündüğünü izleyebiliyor. Twitter ve FriendFeed gibi platformlar kişilerin özel deneyimlerini paylaştıkları platformlar olduğundan, bir kurum anahtar sözcükle arama yaparak ürün, hizmet ve kampanyaları hakkında bol miktarda görüş ve deneyim bilgisi toplayabiliyor.
Kurum içi iletişim: Bazı kurumlar, yukarıdakilere ek olarak, kendi iç iletişiminde de bu platformları kullanabiliyor. Örneğin geliştirilmekte olan bir proje hakkındaki detayları kurum çalışanlarına bildirmek, onların görüş ve önerilerini almak, tartışmalar yürütmek, harici kaynakları paylaşmak için mikroblogging kolay ve hızlı bir yöntem. Elbette bu noktada, gizliliği olan bilgilerin buralarda paylaşılmasını sıkı kontrol etme gerekliliği ortaya çıkıyor.
Mikroblogging firma ve kuruluşların iletişim kanallarını çok zenginleştirmiş durumda. Bugün Twitter ve FriendFeed gibi ağları da kapsayan kampanya neredeyse yok gibi. Ancak her ticari veya sivil-toplum kampanyasında olduğu gibi kullanılan dil, verilen mesaj, süre ve sıklık ve kampanya hedeflerini mecra paydasında belirlenmesi hayati önemde.