Güzelliğinin Bir Sırrı Olmalı

Son güncelleme:
  • Kamer Gündüz


    Banliyö trenindeyiz Vakit öğleden sonra Vagonun içindeki insanları izliyorum, yüzlerine bakıyorum. Sonra gözüme cam kenarındaki koltukta oturan yaşlı bir adam takılıyor. Telaşsız bir halde, yüzü apaydınlık, camdan dışarı bakıyor yaşlı adam. Gözlerinde sanki onunla beraber doğmuş, büyümüş bir gülümseme var. Kırışık yüzündeki canlılık, en ala makyajlanmış yüzlerden bile daha güzel. Işıl ışıl bir insanı izliyorum işte ve gözlerindeki ışığa, yüzündeki güzelliğe imreniyorum. Ölmeden önce gözlerime ve yüzüme öyle bir aydınlık kazanmak isterken buluyorum kendimi



    "İnsanoğlu, temizlendiğinde, yeryüzünde ondan daha güzel bir manzara bulamazsın. Aynı insan kirlendiğinde de ondan daha çirkin bir dekor yoktur." der rehber.
    Rehber o kadar haklı ki, tam da öyle bir manzara karşısındayım. En güzel cam kenarından bile daha güzel bir yerde duruyorum. Yaşlandığında bile yüzünde bir bebeğin aydınlığını taşıyabilmeyi başarmış, kendisini temiz tutabilmeyi becerebilmiş yaşlı adamı, hiç tanışmasak bile seviveriyorum. Başka insanları hatırlıyorum aynı güzelliğe sahip Kahkahalar atmadığı halde ruhu gülümseyen insanları hatırlıyorum Dünya bu kadar kirlenirken, insanlar bu kadar bencilleşirken, temizliğini koruyabilmiş insanların olması umut veriyor. Üstelik onları artık daha kolay tanıyabiliyorsunuz. Bunca siyahlığın içinde beyaza yakın kalabilenler hemen fark edilebiliyorlar. Onların elleri, saçları, oturuşları bile gülümsüyor Zoraki bir gülümseme değil ama bu. Bu, kazanıldığı her halinden belli olan bir güzelliğin yansıması



    Peki bu güzelliğin sırrı ne olabilir? Nedir insanın gözlerini ışıl ışıl parlatan? Nedir insanı sevilebilir yapan?




0 0 0