Fırsatları Görebilmek

Son güncelleme: 02.12.2009 11:13


  • FIRSATLARI GÖREBİLMEK

    Çok eski zamanlarda adamın biri durumundan çok şikayetçiymiş, "çalışıyorum
    didiniyorum ancak yaşıyorum. Tek başımayım, kimsem yok" diye mutsuz mutsuz
    geziniyormuş. Sonunda bir karar vermiş, gezip dolaşacak bir melek bulacak,
    durumunu ona anlatıp bu haksızlığı düzeltmesini isteyecekmiş..

    Ve yola koyulmuş. Dağda ilerlerken bir kurda rastlamış. Kurt bir deri bir
    kemik, ayakta zor duruyor, adamın yanına yaklaşmış, nereye gittiğini sormuş.
    Adam derdini anlatmış, "Bir melek bulacağım, bana yapılan haksızlığı
    düzeltmesini isteyeceğim..." Kurt da ona "Bana bir iyilik yapar mısın"
    demiş. "Ben de gece gündüz dolaşıyorum , bir yudum yemek zor buluyorum. O
    meleğe beni de anlat, böyle açlıktan ölen bir kurt olurmu, diye sor..."

    Adam yoluna devam etmiş, bir süre sonra güzel bir kıza rastlamış Kız da
    nereye gittiğini sormuş, "melek hikayesini" öğrenince adamın ellerine
    sarılmış: "Ne olur o meleğe beni de anlat. Gencim, güzelim, zenginim,
    herşeyim var ama çok mutsuzum. Mutluluğa ulaşmak için ne yapmam gerektiğini
    sor o meleğe..." Adam melekle kız için de konuşacağına söz vermiş ve yoluna
    devam etmiş.

    Bir süre sonra dinlenmek için bir ağacın altına uzanmış. Bütün çevresi
    yemyeşil olan bu ağacın neredeyse hiç yaprağı yokmuş ve tabii ağaç bu duruma
    çok üzülüyormuş. O da derdini adama anlatmış... "Eğer o meleği bulursan
    benden de söz edermisin? Bu kaderimden hiçbir şey anlamıyorum. Görüyorsun,
    bereketli bir toprak üzerindeyim, her taraf yemyeşil, bütün ağaçların
    yaprakları var, meyveleri var. Benimse hiçbir şeyim yok. Benim de diğerleri
    gibi yeşillenmem için ne yapmam gerekiyor. Ne olur o melekten bunu öğren..."
    Adam ona da "peki" demiş, yoluna devam etmiş.

    Nihayet bir gün, tam melek bulmaktan umudu kesilmiş vazgeçmek üzereyken
    karşısına bir melek çıkmış. Adam kendinden başlamış: "Gece gündüz demeden
    çalışıyorum, dünyanın hiçbir nimetinden faydalanmıyorum, acınacak bir
    hayatım var. Benden daha az çalışan daha keyifli yaşayan bir sürü insan var.
    Nerede adalet? Nerede eşitlik?" "Tamam tamam" demiş melek "Sana mutluluk ve
    zengin olman için bir şans veriyorum. Şimdi aynı yoldan evine dön. "

    Adam rahatlamış ve ağacın, kızın, kurdun dertlerini de meleğe anlatmış.
    Melek onlar için de konuşmuş, adam dönüş yolunu tutmuş.

    Uzun bir yürüyüşten sonra ağacın yanına gelmiş ve meleğin sözlerini
    aktarmış: "Senin köklerinin tam yanına bir sandık altın gömülüymüş Sen bu
    yüzden beslenemiyorsun, dolayısıyla yaprağın, meyven olmuyor. Bu altın
    sandığı çıkarılınca sen de diğer ağaçlar gibi yeşilleneceksin."
    "Harika!"diye bağırmış ağaç, "Çabuk kaz ve sandığı çıkar." Adam "olmaz"
    demiş, "Melek bana kendi şansımı verdi. Evime dönmeliyim."

    Adam yine yola düşmüş. Genç kız zaten yolunu bekliyormuş "Ne dedi ne dedi"
    diye koşmuş. "Acılarını ve sevinçlerini paylaşacak biriyle evlenirse bütün
    dertleri hallolacak, sende mutlu olacaksın" demiş adam. Kız "hadi o zaman"
    demiş, "evlenelim seninle ve mutlu olmaya çalışalım" Adam yine" olmaz" diye
    cevap vermiş, "zamanım yok. Meleğin bana verdiği şansı bulmak için hemen eve
    dönmeliyim. Sen kendine başka bir koca bul."

    Biraz sonra sıska kurt çıkmış karşısına. Adam ona da olan biteni anlatmış,
    kendini şansını bulmak için acelesi olduğunu söylemiş. "Peki ya ben" demiş
    kurt. "Benim için ne dediğini söyle ve git. "Senin için söylediğini ben
    anlamadım" demiş adam, " Melek dedi ki, o kurt yiyecek bir aptal bulamazsa
    aç dolaşmaya mahkumdur." Kurt "ben çok iyi anladım" demiş ve aptalı yemiş.

    Acaba bizde yaşamımız boyunca kaç defa böyle dolaşıp fırsatları göremeyip
    başkalarına altın tepside sunduk?
#02.12.2009 11:13 0 0 0