Figüranı Yok Bu Senaryonun

Son güncelleme: 18.12.2009 13:40
  • Düştüğüm boşluk büyüdükçe içimde
    sınırları aştı uçurum suskunluğum
    kentlere sığmaz oldu penceresizliğim,
    ölüm çığlıkları işittim sağır uykuların koynunda
    soluksuz...
    Ve gölgesiz göz yaşların
    kuşbakışı bir gidiş bırakırken ellerime
    metruk bir kent belirdi sol yanında yüzümün,
    mor mürekkepli harflerle eksilen beyaz kağıtlarda
    öldürdüm

    noimage

    konuştukça çoğalan suskunluğunu,
    akşam üstü bir yok oluş
    gelip bağdaş kurdu varlığıma sorgusuz...
    Eksik düşlerimi parçalayan karabasanlar birikti
    geceye,
    gündüzümü kaybettim gecenin gölgesinde.
    Gittiğim her yere gülüşünü götürdüm
    ağlamaklı sesinin mutluluk halini bir de,
    çatısız evler çıktı karşıma
    kandırılmış evler...
    Kendime baktım bir de
    sensiz kaldım sol yanıma düştüm inceden,
    şairine küskün cümlelere yükledim zamansız
    bitişimizi,
    ellerimde kalan aşkının yokluk hali
    ve kentine sevdalı zakkum gülüşün yüzümün yarısı...
    Başkaları için ağlamak, en kolayıydı belki
    ve böylesi bir senaryo izlenmeye değerdi doğrusu
    kendine yapay hüzünler arayanlar için,
    Ne arka sıralardaydım gülüşünü bastırmak isteyenler
    gibi, ne de en önde...
    bu oyunda başroldü payıma düşen!


    - orhan karın -
#15.12.2009 10:35 0 0 0
  • emeginize saglik tskler
#15.12.2009 18:01 0 0 0
  • çok güzeldi :)
#18.12.2009 13:40 0 0 0