Secdaya Yasak Konmaz

Son güncelleme: 18.12.2009 00:43
  • Bursaspor deyince, yıllar yılı takımın gün yüzü göstermemesinden belki de, söz her zaman ilk önce hiçbir maçında takımını yalnız bırakmayan Teksas tribününe gider. Yiğit namıyla anılırmış misali, Türkiye'de ilk ve tek olarak kendi grup ismini kendi koymayan, adı yaptıklarına yakıştırılan bir tribündür Teksas. 1963 yılında kurulan Bursaspor'un ilk profesyonel yıllarında olaylı Zonguldak deplasmanın ardından basın tarafından "Teksas" ismi verilmiştir. Teksaslıların uzun otobüs konvoylarına emniyet yetkililerinin "Taraftar otobüsünden çok Teksas konvoyuna benziyorsunuz" sözleri bu ismin kullanılmasının asıl nedenidir. Zaten 90'lı yıllara kadar tribünlerde "Teksas Konvoyu" ifadesi kullanılmıştır. 1981-1993 arası sabahlamalar döneminde adından fazlasıyla söz ettiren Teksas, deyim yerindeyse tribünün "icraat" kısmını günümüzde bırakarak şovlarıyla, sosyal sorumluluk projeleriyle adından söz ettirmeye devam etmektedir.



    noimage


    "Her türlü Bizans oyununa rağmen İstanbul hegemonyasına son vereceğiz."


    80'li yıllarda Bursaspor tribünlerinin en çarpıcı pankartlarından birisiydi bu söz. Bu aslında bir pankarttan çok bir davayı, bir felsefeyi anlatıyordu. Bizden kalabalık, bizden eski, geçmişi bizden daha başarılı İstanbul kulüplerine endüstriyel futbolun doğal etkileriyle yöneltilen ilgiye, futbolun onları güdümünde yönetilmesine bir başkaldırıydı.



    Beşiktaş'ı, düzeni yıkma düsturumuz yolunda gözümüzde herhangi bir farkının olmadığı Galatasaray ve Fenerbahçe'den ayıran yıllara gelirsek:


    Çok beylik bir nüktedir, ama tam da yeridirYakınları attan düşen Hoca'ya doktor bulma telaşına düştüğünde, Hoca herkesi durdurup: "Doktoru bırakın, bana daha önce attan düşmüş birini getirin" demiş.



    Beşiktaş'ı Bursaspor taraftarlarının gözünde ebedi dertleri "İstanbul takımları" üçlüsünden ayrı bir yere alan; daha önceden gözbebeği takımı 2. lig denen çukurda hiç yaşamamış koskoca bir şehre travmalar yaşatan; belleklere asla silinmeyecek acıları, gözyaşlarını kaydeden 2004 yılıyla ilgili Bursaspor taraftarının hissettiklerini hakkıyla algılatabilmemiz için karşımızda da tabiri caizse "attan düşmüş" birilerinin olması gerek


    noimage


    O günlerde düşülen üzücü durumun başlıca sebeplerini, kabahatlerin büyüklerini, öncelikle kendi içimizde sorgulamamız lazımdı, sorguladık, her zaman sorgulayacağız da O günlerden bugüne adım adım ilerleyen önce silkinme, ait olduğun yere dönme; sonra istikrar, kurumsallaşma, maddi yönden kendi ayakları üzerinde durabilme çabalarımız, geçmişteki hatalarımızdan çıkarılan dersler üzerine atılan adımlar.


    Biz bu iğneleri kendimize batırırken, çuvaldızı kimseye reva görmezdik belki de. Beşiktaş'ın 2003-2004 sezonunun son haftalarında önce evinde Akçaabat Sebat'a, sonra da deplasmanda Rize'ye karşı aldığı mağlubiyetleri, Beşiktaş'ın yaşadığı kötü sezonun doğal sonuçları olarak görebilirdik. Hem de kimi futbolcularının bu maçlardaki aşırı isteksiz, adeta ayakları geri geri giden oyunlarına rağmen. Hem de özellikle Beşiktaş'ın evinde oynadığı Akçaabat maçındaki kötü ve isteksiz futbolunu ıslıklayan taraftarı olduğu kadar, sahadaki oyunla hiçbir alakası olmaması rağmen "Bursa kümeye" diye bağıran taraftarı olduğunu da ekran başından bile işitmemize rağmen Tüm bunlara rağmen zaman, o maçlara duyduğumuz öfkenin üzerini çok daha çabuk örtebilirdi.


    Ta ki 2006 yılında ortaya apaçık çıkan gerçeklere kadar 2006 yılının Temmuz ayında, Milliyet gazetesinde, Lube Ayar imzasıyla "Örtbas Edilen Şike Belgeleri" başlığıyla yayınlanan bir habere kadar O haber 2004 yılının son maçlarında bazı Beşiktaşlı futbolcuların davranışlarını "kasıtlı" algılayan gözlerimizin haklı olduğunu ispatlayana kadar Habere göre "çıkar amaçlı suç örgütü lideri" olduğu iddiasıyla yargılanan Sedat Peker'e yönelik "Kelebek" operasyonu kapsamında, bazı isimlerin telefonları mahkeme kararıyla dinleniyor ve amaç bu olsa da, kayda alınan telefon konuşmalarında Sedat Peker'in ağabeyi ve dönemin Rizespor Futbol Şubesi Sorumlusu Vedat Peker'den Sinan Engin'e, Sergen Yalçın'a kadar birçok isim, söz konusu maçlarda yaşanan anlaşmalı kirliliklerle birlikte anılıyordu. Ve belki de tarihte ilk kez şikenin bir belgesi oluyordu. Mahkeme isteğiyle, resmi yollardan dinlenmiş telefon kayıtlarıyla


    İşte o tarihten sonra Bursa'nın sesi daha gür çıkmaya başladı. Adalet istiyorduk. Suçluların cezalandırılmasını istiyorduk. Biz, aklıselim sahibi Bursasporlular, bütün bir camiayı hiçbir zaman suçlamadık ama 100 yıldan fazla, köklü bir tarihi olan Beşiktaş'ın da arasındaki çürük elmaları ayıklamasını, yaşananlarla hesaplaşmasını bekliyorduk. 2. ligde kaybettiğimiz iki yılın diyetinin ödenmesi gerektiğini düşünüyorduk. Oysaki tek bir şeyi unutuyorduk: Burası Türkiye'ydi. Burada yaşananlar her zaman geride kalır, kolay kolay hesap verilmezdi. İstanbul takımları hiç bir şartta haksız olamazdı.



    Beşiktaşlı basının duayeni rahmetli Kazım Kanat her fırsatta yaşananlardan utandığını, Beşiktaş camiasının içindeki bazı kişilerin yaptıklarıyla hesaplaşması gerektiğini söyledi durdu ömrü yettiğince. Tıpkı görmek isteyen gözün görebileceği apaçık gerçekleri gören herkes gibi. Bizler gibi Değinilmesi gerektiğini düşündüğümüz bir nokta da bir efsane gibi söylenegelen, Bursaspor'un o sezonun son beş haftasında üst üste kazandığı galibiyetler Yıl boyunca kötü gitmiş bir takımın nasıl olup da son beş maçını kazandığı imalı sözlerle sorulur hep. Oysaki soranların çoğu o maçların deplasmanda düşmeme yolundaki en önemli rakiplerimiz Akçaabat Sebatspor ve Diyarbakırspor'la; evimizde yine en önemli rakip Rizespor ve düşmesi o tarihte kesinleşmiş Elazığspor'la; ligin son haftasında ise tarafsız sahada hiçbir tehlikesi ya da hedefi olmayan Samsunspor'la oynandığını bilmez. Bilse bu maçlarının hangisinin şaibeli olabileceğini önce kendisine sorar.


    O günlerden bugünlere gelene kadar içine düşülen en üzücü nokta, yaşanan kirliliklerde hiçbir payı, suçu olmayan her iki takım taraftarlarının karşı karşıya gelmiş olması. Bursaspor taraftarı yıllarca sesini duyurabilmek adına, takımına bir daha hiç kimsenin dokunmaya cesaret edememesi adına yaşadığı bu adaletsizliği Beşiktaş üzerinden haykırdı durdu. Beşiktaş taraftarları ise, çok doğal olarak, sevdikleri kulübe sahip çıktılar, onlara atfedilen kirlilikleri apak gördükleri takımlarına yakıştırmadılar. Çokça da kavga gürültüden hoşlanan, beslenen basının kışkırtmalarıyla, popülist davranmayı seçen kulüp yöneticilerinin davranışlarıyla karşı karşıya geldiler. Oysaki görülecek bir hesap varsa, bu hesap hiçbir zaman Bursaspor ve Beşiktaş taraftarları arasında değildi.


    Bugün vardığımız noktaya kadar yıllarca her iki takım taraftarının da sevdalarının peşinden gitmeleri engellendi. İlk yıllar için ateşin sıcağıyla haklı görülebilecek bu tedbirin, acıların unutulmadığı ama küllendiği bugünlerde gerginliği deşmekten başka bir işe yaramadığını görüyoruz. Her iki takımın da başarı hedefleri yolunda yürüdüğü bu yılda, sevenlerinin takımlarına bir ceza aldırarak kendi kendilerini çelmelemekten imtina edeceğini biliyoruz.


    noimage


    Özellikle de aynı ülkenin yurttaşları olarak, ülkemizin içinde bulunduğu hassas dönemde aramızdaki forma renklerimizin ötesindeki bağın çok daha kuvvetli tutulması gerektiğini düşünüyoruz. Tribün yasaklarının sona ermesini, takımlarımızı sportmence destekleme hakkımızın elimizden alınmamasını istiyoruz.



    Son sözü de sevgili Ertuğrul Hocamıza bırakıyoruz:

    "Gerek Bursaspor, gerek Beşiktaş taraftarının takımlarını her yerde, her ortamda izlemeye ve desteklemeye hakkı var. Ben bu yasağın cuma günkü karşılaşma ile birlikte son bulmasını bekliyorum. Bursaspor taraftarı takımın oyununu mücadelesi seyredip takımına destek vermek isteyecektir. Bu da bizim taraftarımızın en doğal hakkı. Belki ligin son maçında iki takım zor bir maça çıkacak, o zaman da Beşiktaş taraftarı gelmek isteyecektir. Kimsenin bu hakkı taraftarların elinden almaması lazım."




    Not1: Bu arada dün akşam saatlerinde Sercan Yıldırım'la konuştum.

    Her ne kadar sonradan oyundan alınması moralini bozsa da bu maça çok iyi hazırlandığını ifade etti. Beşiktaş defansının zor olduğunu bana beraberlik maçı gibi geliyor dedim. Kendisi "yok abi yeneriz, bu maç benim maçım olacak göreceksin" dedi.

    Bakalım Sercan Yıldırım Corvette'n sonra Ferrari'yi geçecek mi? :)


    Sonuç ne olursa olsun sadece Futbol'un konuşulduğu bir müsabaka diliyoruz.



    Not2: Bu yazı üzerinde çalışıldığı saatlerde Bursaspor taraftarının maça alınmaması kararı açıklandı. Ona rağmen yazdıklarımızın noktasına virgülüne dokunmadık. Çünkü karardan önce ne düşünüyorsak, hâlâ aynı şeyi düşüyoruz. Her iki takım taraftarının da olumlu yönde bir adım atılmasını beklediği, gerilimin dozunun düştüğü bu günlerde dahi çözüm yönünde karar alamayanların, deplasman yolculuğuna çıkacak bir avuç seyirciyi koruyamamaktan mı çekindiklerini anlayamıyoruz. Umarız bu gün aldıkları kararla çözümsüzlüğe, gerginliğin devamına yol açtıklarının, yepyeni tartışmaların temelini attıklarının farkına varırlar. İş işten geçmiş olsa dahi




    Bülent SABIRLI & Ahmet ÖZEN

    Yazar Jessie Saat: http://eksibesiktas.blogspot.com/2009/12/deplasman-tribunu_16.html

    Etiketler: http://eksibesiktas.blogspot.com/search/label/Bursaspor
#17.12.2009 10:43 0 0 0
  • selcukbrs Burasi BJK BöLümü Yanlis Yere Acmissin Konunu...

    Yeri Burdan Cok BURSASPOR bölümüne acman gerekirdi.

    Ben Bu Konuda BJK' yi temsilen birsey göremedim. Daha Cok Bursasporu Anlatiyor.
#17.12.2009 15:01 0 0 0
  • Konu BURSASPOR bölümüne tarafımdan Alınmışdır . . .
#17.12.2009 15:07 0 0 0
  • selcukbrs Burasi BJK BöLümü Yanlis Yere Acmissin Konunu...

    biliyorum arkadaşım oraya bilerek açtım bu konuyu neden die sorarsan bunu altta linki verdiğim yerde gördüm orda yayınlanmış o yüzden açtım oraya
#17.12.2009 16:28 0 0 0
  • :D:D: biz bilmeden bişey yapmayız yeşil beyaz her sayfada olacak ! yoksa rahat edemeyiz
#17.12.2009 23:37 0 0 0
  • aynen renktaşım :):)
#17.12.2009 23:41 0 0 0
  • gusel yazmısın ama helal sana teşekkur ettim renkdaşım
#17.12.2009 23:48 0 0 0
  • eyvallah renktaşım renktaşım bundan sonra diğer bölümlere yorum yazmıcaz böyle bi karar aldım şahsımca arkadaşlar rahatsız olmuşlar biz orlara yorum yazınca buraya onlar bişey açamıcak ve yazamıcak renktaşım resti çektim bundan sonra kısasa kısas oky
#17.12.2009 23:51 0 0 0
  • oQé gonuldaşım sen oyle diyosan alayına kısasa kısas !
#18.12.2009 00:42 0 0 0
  • eyvallah renktaşım
#18.12.2009 00:43 0 0 0