Fetva verenin, taşıması gereken vasıfları nelerdir?

Son güncelleme: 28.12.2009 00:50
  • Fetva verenin, taşıması gereken vasıfları nelerdir?

    Dinin iki temel kaynağından biriAllah'ın kitabı Kur'ân, diğeri ise Resulüllah'ın sünneti, yani hadistir. Müftü (Müftî) kendisine arzedilen meseleyi öncelikle bu iki kaynaktaki bilgiler ışığında çözmek için çalışmak mecburiyetindedir. Ancak bir âyet veya hadisi yorumlamak
    ve yeni çıkan bir problemi çözmek, bir takım ön bilgileri ve özel yetenekleri gerektirir. Bunun için fetvâ verecek kişilerde bazı
    vasıfların bulunması gerekli görülmüştür.
    Meselâ, Ahmed b. Hanbel (ö. 241/855) bir kimsenin fetvâ verebilmesi için kendisinde şu
    beş vasfin bulunması gerektiğini söylemiştir:
    1. İyi niyet sahibi olmak ve yalnız Allah rızasını
    gözetmek. Çünkü kötü niyet, düşünceyi de kötüleştirir.
    2. İlim, hilim, vakar ve ciddiyet sahibi olmak
    3. Kendisinden ve bilgisinden emîn olunmak
    4. Halka kendi otoritesini kabul ettirmek
    5. Fert ve toplum olarak insanları tanımak.


    Bu şartlardan da anlaşılacağı gibi müftînin fetvâ isteyenin psikolojik durumunu dikkate alması, halk nazarında itibar sahibi, basîretli,
    vereceği fetvânın fert ve toplum üzerindeki etkisini kavrayacak bir görüşe sahip olması gerekmektedir1.
    Şöyle de diyebiliriz: Fetvâ vermek durumunda olan kimsenin taşıması gereken en önemli vasıflar, ilim, ciddiyet, samimiyet, sorumluluk ve
    basîrettir2. Bunları inanç-amel ve ahlak bütünlüğüne erişmiş olmak diye de özetleyebiliriz. Zira İslâm âlimleri fâsık bir kimsenin fetvâsının sahih olmayacağını ifade etmişlerdir. Ayrıca Yüce Allah
    bilgisizce fetvâ vermeyi yasaklayarak şöyle buyurmuştur:"Allah bilmediğiniz şeyleri söylemenizi
    haram kılmıştır."3 "Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak 'bu helaldir, şu da haramdır' demeyin, çünkü Allah'a karşı yalan söylemiş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar
    kurtuluşa eremezler."4
#28.12.2009 00:45 0 0 0
  • Fetvâ ile meşgul olmak çok önemli bir iştir.
    Çünkü müftî, helâl, haram, geçerli (sahih), geçersiz
    (fâsit/bâtıl) ve benzeri hükümleri İslâm adına
    açıklamış olur. Bu konuda gerekli araştırmayı
    yapmadan, kendi hevâsına uyarak fetvâ vermek
    sorumluluğu gerektirir. Şayet fetvâ, kul hakları
    ile ilgili ise daha dikkatli olmak gerekir. İctihâd
    ve fevtâ vazifeleri büyük bir ilim ve ihtisas işidir.
    Âyet ve hadislerin mânâlarını yüzeysel bir şekilde
    anlayabilen, derinlemesine bilgi ve araştırması
    olmayan, hâfızalarında sınırlı birkaç hadis
    bulunan ve aynı konudaki hadisleri tamamen inceleyip
    değerlendirme yapmamış bulunan kimselerin,
    bir müctehide tâbi olmayıp da şer'î delillerden
    hüküm çıkarmaya kalkışmaları ve kendi
    namlarına fetvâ vermeleri caiz olmaz5.
    Müftî, ictihâd yapabilecek ve delillerin kuvvetli
    olanını seçebilecek durumda ise, mezheplerin
    görüşleri arasından tercih yapabilir. Ancak bunu
    yaparken üç şarta bağlı kalması gerekir: Delil bakımından
    zayıf olan görüşü seçmemelidir. Tercih
    ettiği görüş insanların yararına olmalı ve onları
    ne şiddete ve ne de gevşekliğe sevketmelidir. Yani
    verilen fetvâ, insanları dinden soğutmaması ve
    onları güçlerinin üstünde bir zorluğa sokmaması
    gerektiği gibi, dindarlık ve mükellefiyetin anlamını
    ve sorumluluğunu ortadan kaldıracak ve
    gevşekliğe sevk edecek şekilde de olmamalıdır.
    Seçilen görüş, iyi niyete dayanmalı, sırf insanları
    memnun etmek ve onların keyfi arzularını tatmin
    etmek için seçilmiş olmamalıdır. Aynı zamanda müftü, halkın örf ve âdetlerini dikkate almalı,
    mükellefin seviyesine göre hükümlerin gerekçelerini
    ve hikmetlerini de anlatmaya gayret göstermelidir6.
    İctihâd yapabilen müftî bütün dikkat, iyi niyet
    ve gayretini sarfettikten sonra, verdiği fetvâda isabet
    etse de, yanılsa da sevap kazanır. Hadiste şöyle
    buyurulur: "Hâkim ictihâd yaparak hükmedip,
    bunda isabet ederse, onun için iki mükâfat vardır.
    İctihâdla hükmedip de yanılırsa, onun için
    bir mükâfat vardır"7.
#28.12.2009 00:46 0 0 0
  • Fetvâ soranın dikkat etmesi geren hususlar nelerdir?

    Fetvâ sorana, fıkıh dilinde "müsteftî" denilir.
    Müstefti, fetvâsını soracağı zaman öncelikle ehil,
    ilim, ahlak ve sahibi, güvenilir ve uzman kişiyi
    arayıp bulmak durumundadır. Bulunduğu memlekette
    böyle bir âlim yoksa başka bölgelerden
    araştırması gerekir. Aranan müftü bulunduktan
    sonra nezâket kurallarını aşmamak şartıyla hükmü
    istenen olay bütün açıklığı ile anlatılmalıdır.
    Çünkü fetvâ sorunun şekline göre değişebilmektedir.
    Bundan dolayı fetvâyı bizzat problem sahibinin
    sorması daha uygundur8. Kadınlar için de
    en uygunu bayan müftüye müracaat etmektir. Şayet
    o konuda uzman bir bayan müftü bulunamazsa,
    usulüne uygun bir izleyerek erkek müftüye
    müracaat daha uygundur. Nitekim asr-ı saadette
    bazı kadınlar zaman zaman mahrem sorularını
    Hz. Aişe vasıtasıyla Hz. Peygamber'e soruyorlardı.
#28.12.2009 00:47 0 0 0
  • Fetvâ sabit midir,değişken midir?

    Fetvâ, mükellefin içinde bulunduğu durumun
    pratik cevabı olduğu için, sâbit değil, değişkendir.
    Yani fetvâ, yere, zamana, şahıslara, durumlara,
    niyetlere, âdetlere ve nassların yorumuna
    bağlı olarak değişiklik arzeder. Bunun en güzel
    delili, her devirde yazılan fetvâ kitaplarıdır. Şâyet
    öncekiler yeterli olsaydı sonraki kitaplara gerek
    kalmazdı; ancak öyle olmamış, her devirde yeni
    fetvâlar ve bu fetvâları toplandığı kitaplar ortayaortaya
    çıkmıştır. Bununla birlikte zamana dayanıklı
    fetvâlar da vardır. Bir fetvânın geçerlilik süresini
    yine de şartlar belirler. Müftünün durumu
    bir hastaya reçete yazan doktora benzediği için,
    doktor reçeteyi hastanın durumunu dikkate alarak
    yazar. Bu da fetvâda değişikliğin tabii olduğunu
    gösterir. Ayrıca müftü, fetvâ ve tercihinde yanılmış
    da olabilir. Bu gibi durumlarda müftünün
    fetvâsından dönmesi ve bunu da ilan edip düzeltmesi
    gerekir.
#28.12.2009 00:48 0 0 0
  • Fetvâ özel midir, genel midir?

    Fetvâların bir kısmı genel olup aynı şartları
    taşıyan bütün mükellefleri kapsar. Ancak bunun
    yanında şahıslara ve bölgelere özel fetvâlar
    da vardır.
    Fetvâda vicdan mı önemlidir,
    müftünün söylediği mi?
    Fetvâlarda önemli olan hususlardan biri de
    vicdan faktörüdür. Müftüye soru nasıl sorulursa
    cevap o şekilde verilir. Şayet birirsi fetvâ sorarken
    bazı hususları gizlerse müftünün doğru cevap
    vermesini engellemiş olur. Özellikle başkasının
    hakkını da ilgilendiren sorularda bu hususa
    daha çok dikkat etmek gerekir. Zira fetvâyı tek taraflı
    olarak haklı çıkmak ve onu sağlayacak şekilde
    sormak başkasının hakkını ihlal etmek olur.
    Böyle durumlarda müftünün tarafları dinlemeden
    fetvâ vermesi isabetli olmaz. Hz. Peygamber,
    bu duruma dikkat çekmiş ve "Her ne kadar sana
    müftüler fetvâ verse de sen bir de kalbine danış."
    buyurmuştur9. Buna göre verilen fetvânın bir de
    vicdan terazisinde tartılması gerekmektedir.

    PR.DR.ABDULLAH KAHRAMAN
#28.12.2009 00:49 0 0 0
  • Dipnotlar

    1- Muhammed Ebû Zehrâ, İslâm Hukuk Metodolojisi (Terc. Abdülkadir Şener), Ankara
    1986, s.345 vd.
    2- el-Kâsimî, 31.
    3- 7/A'râf, 33.
    4- 16/Nahl, 116.
    5- Ömer Nasuhi Bilmen, Hukûk-ı İslâmiyye ve İstilâhât-ı Fıkhıyye Kamusu, I, 250.
    6- Gazâlî, Mustesfâ, II, 473; Şâtıbî, el-Muvâfakât, IV, 258; Şevkanî, İrşâdü'l-fuhûl, 296; Ebû
    Zehrâ, 392-393; Kâsımî, el-Fetvâ fi'l-İslâm, Beyrut 1986,56-62, 79, 114.
    7- Buhâri, "İ'tisâm", 21; Müslim, "Akdiye", 15; Ahmed b. Hanbel, III, 187.
    8- el-Kâsimî, 101-110.
    9- Ahmed b. Hanbel, I, 194; Kâsımî, 124.
#28.12.2009 00:50 0 0 0