MEHİR, nikah anında veya sonrasında (mehri muaccel-mehri müeccel)
verilen bir paradır.
yani evlilik içerisinde verilmesi gereken bi durumdur.
fakat halk içindeki inanış boşanırken verileceği yolundadır.
Bir eş (koca) karısına evlilik hayatı içinde mehrini ödemezse dinen sorumlu düşer mi?
Erkek, borcunu kızın da rızası çerçevesinde belirli bir süre içinde ödemeyi taahhüt eder ve taahhüt ettiği zaman geldiğinde eşinin mehrini öder. Eğer ödeme için belirli bir zaman dilimi tayin edilmemişse, bu durumda erkek boşanma esnasında kadının mehrini derhal ödemekle yükümlü olur. Boşanma olmadığında ise mehrin ödeme zamanı ölünceye kadar geniş tutulabilir. Şu da var ki, kadın eğer helâl ederse erkeğin üzerindeki mehir borcu kalkar. Fakat eğer kadın mehri helâl etmez ve erkek de karısına mehir ödemeden ölürse, mahşere borçlu gitmiş olur.
NİSA SURESİ
4. Kadınlara mehirlerini bir vecibe olarak veriniz. Şayet size ondan bir miktarını gönül hoşluğu ile bağışlar iseler onu da afiyetle ve kolaylıkla yiyiniz.
Bu âyeti kerime, kadınlara mihirlerinin güzelce verilmesini, onların rızaları olmadıkça o mihre dokunulmamasını emri ve tavsiye buyuruyor. Şöyle ki: (Ve) Ey müminler!, (kadınlara) eşlere dinen hak ettikleri (mihirlerini) onlara bir yardım, bir hürmet ve muhabbet alameti (bir atiyye) bir dinî vecibe (olarak veriniz) onu onlardan esirgemeyiniz, (şayet) onlar, bir tesir altında olmaksızın (ondan) o mihirlerinden az çok (bir miktarını) yani o cinsten herhangi bir malı (gönül hoşluğu ile) kendi arzuları ile (bağışlar iseler onu da) alınız, sarfediniz, (afiyetle, kolaylıkla) hoş, akibeti güzel, mesuliyetten uzak olarak (yeyiniz) ondan istifâde ediniz. Bu takdirde size bir vebal yoktur. Rivayete göre vaktiyle Arabistan'da kızlarını ve diğer kadınları kocaya verenler onların mihirlerini kendileri alır, yer onlara bundan bir;ey vermezlermiş. Bazı kimseler de eşlerine verdiklerini onlardan birşey vermezlerini?. Bazı kimseler de eşlerine verdiklerini onlardan geri almak veya kendilerine bağışlatmak isterlerini;, nitekim bu suretle hareket edenler şimdi de bulunmaktadır. İşte velilere veya kocalara veya her iki zümreye de ait olmak üzere bu âyeti kerime nazil olmuş, onlara bu husustaki insanlığa, ahlâka, adalete muvafık olan yol gösterilmiştir.
Mehr kadının nikâh akdi ile kocasından almaya hak kazandığı maldır. Çoğulu mühür ve emhardır. Mehre, âtiye, farize, nihle, sedak da denilir: Ve birkaç kısma ayrılır. Şöyle ki:
(1) Mehri müsemma: İki tarafın az veya çok olarak isimlendirdikleri ve tayin ettikleri mal veya değiştirilmesi mümkün olan menfaattir.
(2) Mehri misi: Kadının babası tarafından ve olmadığı takdirde akran ve emsal kadınların mehri miktardır. Nikâh akdi zamanında mehir belirtilmezse kadın bu mehri misle hak kazanmış olur.
(3) Mehri muaccel: Peşin verilmesi şart koşulan mehirdir.
(4) Mehri müeccel: Daha sonra verilmesi şart koşulan mehirdir. Muayyen bir zaman zikredilmemiş olunca vefat veya boşama zamanında alınması lâzım gelir. Bir mehir kısmen muaccel ve kısmen de müeccel olabilir.
Meselâ; nikâh esnasında belirtilen bin liradan ibaret bir mehrin beşyüz lirası peşin verilerek beşyüz lirası da sonraya bırakılabilir.
Mehirlerin miktarı: Bunun azamî sınırı belirlenmemiştir. Asgarî sınırı ise hanefilere göre on dirhem gümüştür. Gerek basılmış, para olsun ve gerek olmasın. Bundan az mehir tayin edilemez. MalikiIere göre de mehrin en az miktarı halis altından bir dinarın dörtte biridir. Halis gümüşten de üç dirhemdir. İmam Şafiî'ye ve diğer bazı zatlara göre de mehrin belirlenmiş bir miktarı yoktur. Her mal, az olsun çok olsun mehir olabilir.
Mehrin lüzumunun hikmeti: Kadınlara halleriyle, mevkileriyle mütenasib birer miktar mehir verilmesi idarî, ailevî, içtimaî bir menfaat gereğidir. Binaenaleyh mehir anılmasa da, kaldırılsa da yine mehri misil lâzım gelir. Buna bir Allah hakkı da girmektedir. Fakat bu lâzım gelen mehri bir kadın kocasına kendi güzel rızasıyla kısmen veya tamamen bağışlayabilir.
Mehrin lüzumundaki fâide ve hikmetin bir kısmı şunlardır:
Mehir, eşden yapılan istifâde karşılığında bir bedel yerindedir. Bununla beraber mehir verilmesi eşin kadrini yükseltir, ihtiyacının teminini sağlar, şeyiz tedarikini kolaylaştırır, geleceğini temine sebep olur, nikâhın devamına yardımcı olur, nikâhın ehemmiyetini gösterir. Maamafih mehirde istenen şey normal olandır, İki tarafın durumu göz önüne alınmalıdır, ifrat ve tefritten kaçınmalıdır. Aksi takdirde iki tarafta zarar görür. (İşlerin en hayırlısı orta olanıdır.)
ÖMER NASUHİ BİLMEN/ KUR'AN-I KERİM MEAL VE TEFSİRİ