Bayan Isimleri Anlamlarıyla

Son güncelleme: 02.01.2010 10:55
  • Dört Harfli Bayan Isimleri Bes Harfli Tüm Bayan Isimleri


    ABiDE: Anıt - Değerli eser
    AçELYA: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.
    ADALET: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.
    ADiLE: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
    AFET: insanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
    AFiFE: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
    AFiTAP: Güneş / çok güzel
    AFşAR: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
    AHSEN: En güzel, çok güzel
    AHU: Ceylan, karaca, maral - Güzel kadın
    AJDA: Filiz, sürgün - üzeri çentik çentik olan şey
    AKASYA: Küçük sıra yapraklı, süs için yetiştirilen bir ağaç.Salkımağacı
    AKGüL: Beyaz gül, gül gibi
    AKGüN: Aydınlık gün
    AKiFE: Sebatlı, kararlı- ibadet eden
    ALARA: Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama
    ALARCIN: Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan
    ALçiN: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
    ALEV: Ateşin çıkardığı yalım
    ALEYNA: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan
    ALiYE: Yüce, yüksek
    ALTAN: Kızıl şafak
    ALTIN: Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken)
    ANDAç: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra
    ARiFE: Tecrübeli, bilgili, sezgi ve anlayışa sahip
    ARZU: istek, özlem eğilim
    ASENA: Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt
    ASiYE: Acılıkadın / Direk
    ASLI: Kök, köken - Aşık Kerem'in sevgilisi
    ASLIHAN: Kökeni soylu han soyundan
    ASRIN: çağdaş, bu asıra ait olan, asıra uygun olan
    ASU: Asi, ehlileşmeyen huysuz at - isyankar
    ASUDE: Sessiz, sakin dinlendirici
    ASUMAN: Gök, gökkubbe, sema
    ASYA: Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı
    AşKIN: Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın
    ATEş: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
    ATIFET: Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever
    ATiKE: özgür - Soylu - Güzel, genç kız
    AYBEL: Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen
    AYBEN: Ay gibi. Ayın kendisi
    AYBüKE: Ay gibi parlak, aynı zamanda zeki, akıllı
    AYCA: Ay gibi parlak ve aydınlık
    AYCAN: içi aydınlık
    AYçA: Ayın ilk günlerde aldığı biçim, hilal
    AYçiN: Ayçın, ay gibi, aya benzer
    AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki - Parmakları, endamıgüzel kadın
    AYDAN: Aya benzer ay gibi
    AYDiL: Güzel, parlak, aydınlık gönül
    AYFER: Ayışığı
    AYGEN: Gönül dostu
    AYGüL: Ay gibi güzel ve parlak renkli
    AYLA: Kadın, eş zevce /Ayın çevresindeki ışıklıdaire
    AYLiN: Ayın çevresinde görülen ışıklıdaire
    AYNUR: Ay gibi ışıklı, pırıl pırıl
    AYPARE: Ay parçası
    AYSEL: Ay gibi parlak ve güzel
    AYSEN: Aydan farksız, ayın yerdeki benzeri, güzel sevimli
    AYSU: Ay gibi parlak, berrak su
    AYSUN: Ay gibi güzel ve parlaksın
    AYşAN: şanı ay gibi parlak olan
    AYşE: Yaşam, dirlik,
    AYşEGüL: Güleç, güler yüzlü
    AYşEM: Ay ışığı - Benim Ayşem
    AYşEN: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık
    AYşENUR: Nur gibi parlak, pırıl pırıl, ay gibi güzel
    AYşiN: Ay gibi, aya benzeyen
    AYTAç: Ay gibi taçlı
    AYTEN: Ay gibi beyaz tenli
    AYTüL: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak
    AZiME: Azmeden, yapmak için kesin kararlı/ iri, kemikli yapılı
    AZiZE: Kutsal, ermiş kadın - Sevgi hitabı
    AZMiYE: Niyetli, kararlı
    AZRA: Bakire, el değmemiş


    BAHAR: Doğanın canlandığı mevsim
    BAHRiYE: Donanma ve denizle ilgili
    BALCA: Bal damlası, bal gibi
    BALIM: Benim balım, tatlım - çok sevgili, samimi arkadaş
    BANU: Ev kadını , bayan
    BARAN: Yağmur
    BAşAK: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım
    BAşAR: Başarılıol anlamında
    BEDiA: Güzellik, üstün değerli olan
    BEDiHE: Başlangıç - Güzel söz
    BEDRiYE: Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
    BEGüM: Saygıdeğer kadın, hanımefendi - Hint prenseslerine verilen san
    BEHiCE: şen güleryüzlü
    BEHiRE: Güzel, asil
    BEHiYE: Güzel ve alımlıkadın
    BELGiN: Açık. belirli, farkedilen
    BELiN: şaşkınlık, hayret
    BELKIS: Yunanca asıllıolup Arapçaya geçen tarihi bir isim
    BELMA: Sakin, yumuşak
    BENAN: Parmakla gösterilecek kadar güzel
    BENGi: Sonsuz, sonsuzluk
    BENGiSU: insana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat
    BENGü: Sonu olmayan, ebedi
    BENGüL: üzerinde benekler bulunan gül
    BENSU: Su gibi aziz benlik
    BERAY: Ayın en ışıltılı, en parlak hali
    BERFiN: Kar toplayan
    BERiA: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
    BERiL: Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden
    BERiN: Manen çok yüksek
    ERNA: Genç, delikanlı
    BERRA: Bereketli olan
    BERRAK: Temiz, saf, arınmış
    ERRiN: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
    ERşAN: Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden
    BESTE: Ezgilerin özgün dizimi,
    BESTEGüL: Gül demeti
    BETiGüN: Beti:Yüz (Bet benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, Aydınlık yüz
    BETiL/BETüL: Temiz, iffetli
    BETüL: Ayrıkök salmış fidan - Hz.Meryem'in lakabı - Bakire
    BEYHAN: Bey soyundan
    BEYZA: En beyaz, en ak - Günahtan kaçınmış
    BiHTER: En iyi
    BiKE / BiKEM: Kadın, hanım
    BiLGE: çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
    BiLLUR: Pek duru ve temiz cam
    BiLUN: Yarım Ay
    BiNGüL: Bin gülün güzelliğinde
    BiNNAZ: çok nazlı
    BiNNUR: çok nurlu
    BiRCAN: Herksçe sevilen, candan
    BiRGüL: Tek ve benzersiz gül
    BiRiCiK: Tek, bir tane, emsalsiz
    BiRSEN: Yalnız Sen anlamında
    BiRSU: özel bir su biricik su gibi
    BUCAK: Genellikle, geniş verimli bakımlıalanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamıgibi)
    BUKET: çiçek demeti
    BURCU: Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı
    BURçAK: Tohumlarıkullanılan bir bitki türü
    BURçiN: Dişigeyik
    BUSE: öpmek, öpüşmek, öpücük
    BüşRA: iyi haber



    CAHiDE: çalışan, çaba gösteren
    CANAN: Sevgili, yar
    CANDAN: Yürekten, içten
    CANEL: içten, candan uzatılan dostluk eli
    CANKAT: Yaşamına can ekle, sevinçle dol
    CANSEL: Cana dair, canla ilgili
    CANSIN: içten, gönüldensin
    CANSU: Cana benzer değerde
    CAViDAN: Ebedi, sonsuz
    CELiLE: Büyük, ulu
    CEMiLE: Hoşa giden davranış
    CEMRE: önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
    CENNET: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
    CEREN: Ceylan, ahu
    CEVHER: Bir şeyin özü - Güç, enerji - Değerli taşlar
    CEVRiYE: Eziyet, cefa, sıkıntı
    CEYDA: Yararlı, herkese iyilik yapan
    CEYLA: Bu isim de çok istek almasına rağmen ben anlamını bulamadım. Bilen varsa lütfen yazsın.
    CEYLAN: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan
    CiHAN: Evren, alem
    CiHANNUR: Alemi aydınlatan nurlu ışık
    CiLVENAZ: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulundur
    çAĞLA: Badem, erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali
    çAĞRI: Davet
    çiçEK: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
    çiĞDEM: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi
    çiLAY: Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler
    çiLER: Güzel öten, güzel ötüşlü
    çiSEM: çiseleyen yağmur
    çOLPAN: Gözleri uzağı iyi gören, ileri görüşlü

    DAMLA: Bir sıvının küçük parçacığı
    DEFNE: Yapraklarıgüzel kokulu, yaz kış yeşil olan bir ağaç türü
    DELFiN: Yunus balığı
    DEMET: Saplarıbir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek
    DENiZ: Yeryüzünün 3/4'ünü oluşturan tuzlusu tabakası
    DEREN: Derleyen, toplayan
    DERiN: Yüzeyi, tabanından uzak olan
    DERYA: Deniz, çok bol, gönül
    DESTAN: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir
    DESTE: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması
    DEVRAN: Talih, kader
    DiBA: çiçek desenli ipek kumaş - Sevgilinin yüzü
    DiCLE: Güneydoğu bölgemizde bir nehir
    DiCLEHAN: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim
    DiDE: Göz (Arapça)
    DiDEM: Dide ,Göz: Didem= Gözüm
    DiLAN: Gönül dostu, gönüldaş
    DiLARA: Gönül alıcı, sevgili
    DiLAY: Gönlü ay gibi parlak, ışıklıolan / ışıl ışıl berrak konuşan
    DiLBERAN: Dilberler, güzeller
    DiLBERAY: Ay gibi güzel kadın
    DiLDAR: Birinin gönlünü almış, sevgili
    DiLEK: istek, arzu
    DiLER: isteyen, dileyen
    DiLHAN: içten, samimi söylenen
    DiLRUBA: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan
    DiLşAD: Gönlü hoş
    DOLUNAY: Ayın tam olarak görünen biçimi,
    DöNDü: Henüz evlenmemiş kız
    DURU: Saf, berrak
    DUYGU: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
    DüNYA: Yeryüzü
    DüRDANE: inci tanesi
    DüRRiYE: inci gibi parlayan



    EBRU: Kaşe / Hare gibi dalgalıkumaş
    ECE: Reis / Ulu / ilerigelen
    ECEHAN: Yönetici konumundaki ece,kraliçe
    ECEM: Kraliçem, benim sultanım
    EDA: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali
    EDiBE: Edepli, terbiyeli - Edebiyatla uğraşan, yazar
    EDiS: Benzerlerinden üstün, yüce
    EFSER: Taç
    EFTALYA: Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya'dan
    EGE: Bir çocuğu koruyan, ondan sorumlu olan - Bir deniz
    EKiM: Ekme, yetiştirme - Yılın onuncu ayı
    EKiN: Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür
    ELA: Sarıya çalar kestane rengi
    ELçiN: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
    ELiF: Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız
    ELMAS: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş
    ELVAN: Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması
    EMEL: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey
    EMiNE: Güvenilir, inanılır kimse
    ENGiN: Uçsuz bucaksız genişlikte - Denizin karadan uzak geniş bölümü
    ENiSE: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş
    ERDEN: Bakire - El sürülmemiş yer
    ERGüL: Erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü
    ERTAç: Erkeklerin baştacı olmuş güzel
    ESEN: Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı
    ESER: Rüzgarın esmesi/ Ortaya konan yapıt
    ESiN: Rüzgar / ilham /içe doğan duyguve düşünce
    ESMA: Adlar , isimler
    ESMERAY: Ay güzelliğinde esmerlik
    ESRA: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)'den esra
    EVREN: Var olan şeylerin tümü - Felek, cihan
    EVRiM: Değişim ve gelişmeler dizisi
    EVşEN: Hafif / şen olan ev gibi de tanımlanabilir
    EYLEM: Değişiklikdoğuran davranış, iş
    EYLüL: Yılın 30 gün süren 9. ayı(Güz'ün başlangıcı)
    EYşAN: şanlıgüzel, güzelliği ile ünlü
    EZGi: Belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizisi, şarkı, türkü
    EZRA: Sözü, konuşması düzgün
#02.01.2010 10:22 0 0 0
  • FADiK: Fatma adının bir söyleniş biçimi
    FADiME: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)
    FADiş: Fatma adının bir söyleniş biçimi
    FAHiRE: övünülecek, iftihar edilecek - Kıymetli - Parlak, güzel, mükemmel FAHRiYE Bir karşılık beklemeden yapılan iş - Bir şiir türü
    FAHRiYE: Bir işi çıkar beklemeden yapan
    FAHRüNiSSA: övünülecek değerde kadın
    FATMA: Sütten kesme / AslıFatima
    FATMANUR: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim
    FATOş: Fatma adının halk arasında birbaşka söyleniş biçimi
    FAZiLET: Erdem / iyi huyların tümü
    FEHiME: Anlayışlı, çabuk kavrayan
    FERAH: Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
    FERAY: Aydınlık, parlak
    FERAYE: Ay ışığı
    FERDA: Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü
    FERHAN: Sevinçli, mesut
    FERHUNDE: Mübarek, kutlu, uğurlu
    FERiDE: Tek eşsiz, benzeri olmayan
    FERiHA: Sevinçli, ferah
    FERZAN: Bilim
    FEVZiYE: Galip gelen üstün - Tanrının bereketiyle ilgili
    FEYMAN: Ahlaki olgunluk
    FEYZA: Başarılı, refah içinde, mutlu
    FEZA: Uzay, evrenin genişliği
    FiDAN: Ağaçların genç ve yeni yetişeni
    FiGEN: çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren
    FiKRET: Fikir, düşünce - Amaç, niyet
    FiKRiYE: Düşünce ile fikir ile ilgili
    FiLiZ: Ağaçtan süren taze dalcıklar
    FiRDEVS: Cennetteki altıncı bahçenin adı
    FiRUZE: Mesut, mutlu - Açık yeşille gök mavisi renkleri arasında kıymetli taş
    FULDEM: Her zaman geniş açık görüşlü
    FULDEN: Her zaman geniş açık görüşlü
    FULYA: Nergislerden soğan köklü bir bitki
    FUNDA: Küçük çalılık / Süpürge otu
    FüREYYA: Parlak, ışıltılıgünler
    FüRUZAN: çok parlak, parlayıcı, aydınlık
    FüSUN: Efsun / Büyü, sihir


    GAMZE: çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
    GAYE: Amaç , erek, varılmak istenen hedef
    GAZAL: Ceylan, geyik - Güzel, iri göz
    GENCAY: Hilal
    GiZEM: sır / bilinmeyen şeyler, esrarengizlik
    GONCA: Açılmamış, tomurcuk halinde gül
    GöKBEN: özü genç olan
    GöKçE: Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi
    GöKçEN: Mavi gözlü
    GöKNiL: Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil olarak da düşünülebilir
    GöKNUR: Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü
    GöKSU: Mavi su, akarsulara verilen ad
    GöKşiN: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
    GöNüL: Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
    GöRKEM: ihtişam, gösteriş
    GöZDE: Göze girmiş, birince sevilip beğenilen
    GüHER: inci / Soy sop
    GüL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
    GüLAY: Güllerin açtığı ay, mayıs
    GüLBAHAR: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya
    GüLBEN: Ben, gül'üm anlamında
    GüLBiZ: Bizim gülümüz
    GüLCAN: Gül gibi güzel canlı
    GüLçiN: Gül derleyen, gül toplayan
    GüLDEM: Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen
    GüLDEN: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
    GüLDEREN: Gül toplayan
    GüLDESTE: Gül destesi
    GüLEN: Güleç yüzlü
    GüLENDAM: Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
    GüLER: Gülen, sevinçli
    GüLFEM: Gül dudaklı, gül ağızlı
    GüLFiDAN: Gül fidanı gibi endamlı
    GüLGüN: Gül renginde, kırmızı, pembe
    GüLHANIM: Gül gibi güzel kadın
    GüLiN: Güle ait olan, gülden gelen
    GüLiSTAN: Gül bahçesi
    GüLiZ: Gül gibi güzel iz bırakan
    GüLiZAR: Gül yanaklı
    GüLLü: Güzel kadın / Gülü olan
    GüLNAZ: Gül gibi ince ve narin
    GüLNiHAL: Gül fidanı
    GüLNUR: çevresini aydınlatan gül
    GüLPEMBE: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
    GüLRiZ: Gül saçan, gül serpen
    GüLSELi: Gül seli
    GüLSEN: Gül gibi güzel
    GüLSEREN: Gül toplayan, dağıtan
    GüLSOY: Gül gibi güzel bir soydan gelen
    GüLSüM: Yuvarlak yüzlü, güzel
    GüLSüN: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
    GüLşAH: Gül dalı, güllerin kraliçesi
    GüLşEN: Gülistan / Gül bahçesi
    GüLTEN: Gül gibi pembe tenli
    GüLüMSER: Her zaman gülümseyen
    GüN: Gündüz vakti / Aydınlık
    GüNAL: Gün al yaşa, kızıl renkli güneş
    GüNER: Güneşin doğma zamanı - Fecr
    GüNEş: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi
    GüNGöR: iyi günler yaşa anlamında
    GüNiZ: Günün başlangıcını belirleyen görüntü
    GüNNUR: Güneş ışığının aydınlığı, nuru
    GüNSEL: Günle ilgili güne ait
    GüNSELi: Işık seli, bol parlak ışık demeti
    GüRCAN: Herkesi seven, özveride bulunan
    GüVEN: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
    GüZiDE: Seçkin, seçme, seçilmiş
    GüZiN: Seçici, beğenici


    HABiBE: Seven, sevgili, dost
    HACER: Taş, kaya parçası, çakıl
    HAFiZE: Koruyucu, esirgeyici
    HALE: Ayın çevresinde görülen ışıklıhalka
    HALENUR: Ayın ya da güneşin çevresindeki halkadan geçen ışık
    HALiDE: Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan
    HALiME: Sakin, sessiz
    HAMiDE: şükredici, hamd edici
    HAMiYET: insanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik
    HANDAN: Gülen, şen
    HANDE: Gülüş, gülme / alay etme, eğlenme
    HANIM: Soylu kadın, bayan
    HANiFE: Allah'ın birliğine inanan, iman eden
    HARiKA: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
    HASiBE: Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen
    HASRET: Ele geçirilemeyen bir şeye üzülmek - iç çekme, inleme
    HATIRA: Anı, andaç
    HATiCE: Erken doğan kız çocuğu
    HAVVA: Allah'ın yarattığı ilk kadın
    HAYAL: insanın beyninde kurduğu düşünceler , kesitler, olaylar
    HAYAT: Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre
    HAYRiYE: Hayr'la, iyilikle ilgili
    HAYRüNiSSA: Kadınların hayırlısı
    HAZAL: Haz duy, tad al anlamında
    HAZAN: Güz, sonbahar
    HAZER: Deniz, büyük su
    HEDiYE: Armağan, bahşiş
    HiCRAN: Ayrılık - Unutulmaz acı, keder
    HiLAL: Gül yanaklı
    HURi: Cennet kızı, melek
    HURiYE: Melekle ilgili, melek gibi
    HüLYA: Kuruntu, hayal
    HüMEYRA: Aklık, beyazlık
    HüNER: Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak
    HüRMüZ: Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı
    HüRREM: Sevinçli, hoş vakit geçiren
    HüRRiYET: özgürlük
    HüSNiYE: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait


    ILGAZ: Hücum, akın - Bir dağ
    ILGIN: Akdeniz bölgesinde yetişen birtür ağaç
    IRMAK: En büyük akarsu, nehir
    IşIK: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke
    IşIL: Aydınlık, parlak ışık
    IşILAY: Ay ışığı, mehtap
    IşILTI: Parıltı, titrek ışık
    IşIN: Bir ışık kaynağından çıkan ışık demeti
    ITIR: Güzel koku / çiçek
    iCLAL: Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram
    iDiL: Kır hayatını anlatan şiir, ya da yazı - içten, saf aşk
    iFFET: Temizlik, namuslu olmak
    iKBAL: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi
    iLAYDA: Su perisi
    iLCAN: ülkenin canı, sevdiği
    iLGiN: Yabancı, gurbette yaşayan
    iLHAN: Moğol hükümdarı
    iLKAY: Ayın ilk hali
    iLKBEN: Ben ilk'im anlamında
    iLKCAN: ilk doğan çocuklara verilen ad
    iLKE: Temel düşünce, ana görüş ve inanış
    iLKiN: önce, öncelikle
    iLKNUR: Ayın ilk hali
    iLKSEN: önce sen anlamında
    iLKYAZ: Bahar sonu, Yaz başlangıcı
    iLSU: lkenin suyu, bereketi
    iLTER: Yurdunu seven, koruyan
    iMGE: Zihinde tasarlanan /düş hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey
    iMRAN: Bayındırlık, mutluluk, bolluk,bereket
    iMREN: Görünen bir şeyi ya da bir isteği elde etme isteği
    iNCi: istiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi
    iNCiNUR: inci gibi ışıklı, parlak
    iPEK: ipek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel
    iREM: Cennet / şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe
    iSMiHAN: Hükümdar ismi
    iYEM: Güzellik
    iZEL: iz + El /El izi anlamında
    iZGi: iyi, güzel, adaletli
#02.01.2010 10:22 0 0 0
  • JALE: Kırağı, çiğ, şebnem
    JALENUR: Parlayan, ışıldayan çiy
    JüLiDE: Karışık, dağınık saç

    KADER: Değişmez bir karar ile iyilik yada kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç
    KADRiYE: Değerle ilgili / itibar, onur
    KAMELYA: çaygillerden büyük çiçekler açan bir bitki - Yabangülü
    KAMiLE: Tam, eksiksiz - Kemale ermiş - Bilgin, bilgili
    KAMURAN: istediğine ulaşmış, mutlu
    KARANFiL: Kokulu bir çiçek
    KARDELEN: Baharda çok erken açan bir çiçek - çiğdem
    KARMEN: Parlak kırmızı
    KAYRA: Büyük birinden gelen iyilik - ihsan
    KERiMAN: Cömert - Ulu, büyük
    KERiME: Cömert - Ulu, büyük - Kız çocuk
    KEVSER: Cennette bir akarsuyun adı
    KEZBAN: AslıKedbanu - vekilharç kadın (evi çekip çeviren)
    KISMET: Talih, nasip, kader
    KIVILCIM: Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçası
    KIYMET: Değer, paha (baha), bedel
    KiBARiYE: ince, zarif - Cömert, asil
    KiRAZ: Gülgillerden bir meyva ağacının sulu
    KöSEM: Sürülere rehberlik eden - Cildi temiz, pürüzsüz
    KUMRU: Güvercinden küçük boz renkli kuş
    KüBRA: En büyük



    LALE: Yapraklarıuzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlıbir süs bitkisi
    LALEHAN: Lalelerin sultanı
    LAMiA: Parlak, parlayan
    LATiFE: Yumuşak, hoş,güzel,nazik - Güldüren güzel söz , şaka
    LEMAN: Parlama, parıltı
    LEMiDE: Parlak, parıldayan
    LERZAN: Titreyiş, titrek
    LETAFET: Latiflik, hoşluk - Güzellik
    LEYLA: Uzun ve karanlık gece
    LüTFiYE: iyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili
    LüTUF: iyilik, güzellik, hoşluk - ihsan, bağış

    MACiDE: şan ve şeref sahibi
    MAHiNUR: Ay ışığı - Ay yüzlü güzel
    MAHMURE: Uyku basmış, yarıbaygın göz
    MAKBULE: Alınan, kabul olunan, beğenilen
    MANOLYA: Beyaz, güzel kokulu ağaç ve çiçekleri
    MARAL: Dişi geyik, ceylan, karaca
    MEDiHA: övülmeye neden olan
    MEFHARET: övünç, övünme, kıvanç
    MEFKURE: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç
    MEFTUN: Gönül vermiş, tutkun
    MEHPARE: Ay parçası
    MEHTAP: Ay ışığı, Dolunay
    MEHVEş: Ay yüzlü güzel
    MELAHAT: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlıifade olmak
    MELDA: ince ve taze vücutlu
    MELEK: Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık
    MELiHA: Güzel, şirin
    MELiKE: Kadın hükümdar, hükümdarın karısı
    MELiS: Bal arısı
    MELiSA: Baklagillerden, yapraklarıliomu andıran kokulu bir bitki
    MELODi: Ezgi, müzik parçası
    MELTEM: Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgarı
    MENEKşE: ince saplı, ufak mavi çiçekli güzel kokulu bitki
    MENGü: Ebedi, ölümsüz
    MERiç: Bulgaristanla olan sınırımızda bulunan bir nehir
    MERiH: Dokuz gezegenden biri (Mars)
    MERVE: Mekke yakınlarında bir dağ
    MERYEM: Dinine bağlıkadın
    MESUDE: Mutlu, bahtiyar
    MISRA: şiirin bir satırı
    MiHRiBAN: Seven, şefkatli
    MiMOZA: ince sarıyapraklıçiçek açan bir süs bitkisi
    MiNE: Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası
    MiRAY: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan
    MUALLA: Makam ve rütbece yüksek olan
    MUAZZEZ: Saygı uyandıran, kıymetli - izzet, şeref sahibi
    MUHTEREM: Saygın, saygıdeğer
    MUKADDER: Tanrıhükmü, kader, alın yazısı
    MUKADDES: Kutsal olan , mübarek olan Mukaddes Kutsal olan , mübarek olan
    MUNiSE: sıcak kanlı, sevimli
    MUZAFFER: Zafer kazanan, üstün gelen
    MüBERRA: Aklanmış, temize çıkarılmış
    MüCELLA: Parlak, cilalanmış
    MüESSER: Eser bırakan, eser sahibi
    MüGE: inci çiçeği,
    MüJDE: iyi haber, sevinçli haber
    MüJGAN: Kirpik
    MüKRiME: ikramıbol olan
    MüNEVVER: Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili
    MüNiRE: Işık veren, aydınlatan
    MüRüVVET: Kişilik, şahsiyet, insanlık
    MüşERREF: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış
    MüYESSER: Kolaylıkla yapılan
    MüZEYYEN: Süslü, süslenmiş, bezenmiş
#02.01.2010 10:24 0 0 0
  • NACiYE: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
    NADiDE: Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan
    NADiRE: Az bulunur, seyrek, ender bulunan
    NAFiA: Bir yeri güzelleştirmek için yapılan çalışmalar
    NAGEHAN: Ansızın
    NAĞME: Ezgi, uyumlu ses
    NAHiDE: Venüs - Ergenlik çağındaki kız
    NAiLE: isteğine ulaşmış
    NALAN: inleten
    NAME: Mektup - Aşk mektubu
    NARiN: Zarif, ince yapılı
    NAşiDE: şiir okuyan , yazan
    NAZ: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
    NAZAN: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan
    NAZENDE: Nazlanan - Sevgili
    NAZiFE: Zarif, kibar - Temiz
    NAZLI: Naz eden, cilveli, işveli
    NAZMiYE: şiirle ilgili, düzenli
    NEBAHAT: Onur, şeref, ün
    NECLA: çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale,nesil
    NECMiYE: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
    NEDiME: Hoş sohbet, kadın - Kadın arkadaş
    NEDRET: Az bulunan
    NEFiSE: Beğenilen, hoş, güzel
    NEHiR: Irmak, büyük akarsu
    NERGiS: çiçekleri ayrıayrıya da bir kök üzerinde sarıve beyaz renkte bir bitki
    NERiMAN: Pehlivan, yiğit
    NERMiN: Nazik, ince
    NESLiHAN: Han soyundan gelen
    NESLişAH: şah soyundan gelen
    NESRiN: Bir tür yaban gülü
    NEşE: Sevinç, gönül ferahlığı
    NEVAL: Talih - Bağış, ihsan
    NEVCAN: Yeni doğmuş
    NEViN: Yeni
    NEVRA: Işıklıparlak, çiçek
    NEZAHAT: iç temizliği, paklık
    NEZAKET: Naziklik, zariflik, incelik
    NEZiHE: Temiz, pak
    NiDA: Seslenme, çağırma, seslenen
    NiGAR: Resim, resim gibi güzel
    NiHAL: ince ve düzgün vücutlu, fidan gibi
    NiHAN: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz
    NiL: Afrika kıtasında bir nehir
    NiLAY: Nil'e ışık saçan
    NiLgüN: Mavi renkte, çivit rengi
    NiLüFER: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi
    NiMET: iyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler
    NiSA: Kadın
    NiSAN: Yılın dördüncü ayı
    NUR: Işık, parıltı aydınlık, Allah'ın gönderdiği ışık
    NURAL: Kutsal ışık
    NURAN: Işıklı, nurlu, aydın
    NURAY: Ay ışığı gibi nurlu
    NURCAN: Işık canlı, can ışığı
    NURçiN: Işık derleyen
    NURDAN: Işıklı, parlak
    NURGüL: Işıklıgül, gül gibi güzel ve aydınlık
    NURHAN: Aydın hükümdar
    NURiYE: Işıklı, ışıktan gelme
    NURPERi: Peri kadar aydınlık, güzel
    NURSEL: Sel gibi ışık
    NURSELi: Işık seli
    NURSEN: Işık gibi nurlu
    NURşEN: Işık gibi şen ve güler yüzlü
    NURTEN: Teni ışık gibi beyaz olan
    NüKHET: Güzel ve hoş kokulu

    OKşAN: Sevil, sevgiye değer ol
    OLCA: Düşmandan ele geçirilen mal, ganimet
    OLCAY: Talih, baht, ikbal
    ORKiDE: Az bulunup zor yetiştirilen değerli bir çiçek
    OYA: ipek ibrişim kullanılarak iğne, fırkete gibi şeylerle yapılan ince dantel
    öĞüN: Kendini yücelt,gurur duy - Zaman - Kez, defa - önde gelen
    öĞüT: Birisine ne yapıp ne yapmaması gerektiğini belirten söz
    öMüR: Yaşama süresi - Hayat
    öNGüL: Direnen, inatçı - Kılavuz - öncü, teşvik eden
    öVGü: övmek için kullanılan söz
    öVGüL: övülmeye değer
    öVüN: Başarılarınla, niteliklerinle yücel
    öYKü: Hikaye / Masal
    öZDEN: özgür, özle ilgili
    öZGE: Başka, yabancı, iyi güzel
    öZGEN: özü geniş, rahat
    öZGüL: Bir türe ait olan - özü gül gibi olan
    öZLEM: Hasret, birine ya dabir yere duyulan görme arzusu
    öZLEN: Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol
    öZNUR: özü ışıklı, aydınlık
    öZüN: şiir - Hak edilmiş ün



    PAKiZE: çok temiz, hoş ve güzel
    PAPATYA: Taç yapraklarıbeyaz, ortası sarıbaharda açan bir kır çiçeği
    PARLA: Parlamak fiilinin emir kipi, 3. tekil şahıs
    PELiN: Siyah ve beyaz renkte acı kokulu bir tür bitki
    PELiNSU: Pelin + Su (Bkz Pelin)
    PEMBE: Açık kırmızı renk
    PERçEM: Kakül - Mızrak, bayrak gibi şeylerin üzerine konulan püskül
    PEREN: ülker yıldızı
    PERi: çok güzel, çekici, dişi cin
    PERiHAN: Peri padişahı, perilerin başı
    PERRAN: Uçan, uçucu
    PERViN: ülker yıldız takımı(Süreyya)
    PETEK: Arıların bal depoladığı yuvacık
    PINAR: Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer
    PIRILTI: Parıldayan şeylerin çıkardığı ışık
    PiRAYE: Süs, bezek
    PüREN: Sarı, kırmızı renkte açan küçük yapraklıbir tür ot

    RABiA: Dördüncü
    RAHiME: Acıyan, esirgeyen
    RAHşAN: Işıltı
    RANA: Güzel, hoş
    RAZiYE: Kabul eden, boyun eğen
    REBiA: Bahar
    REFAH: Bolluk, rahatlık
    REFiKA: Eş, zevce
    REMZiYE: Sembolik, simgesel
    RENAN: inleyen
    RENGiN: Parlak renkli - Hoş süslü
    REşiDE: iyiyi, doğruyu seçebilen, ergin
    REVAN: Su gibi akan - Ruh, can
    REYHAN: Fesleğen, güzel kokulu bitki
    REZZAN: Ağır başlı, vakur, ciddi
    RUHAN: Güzel kokulu
    RUHSAR: Yüz, çehre
    RUHşEN: Neşeli, canlı
    RüYA: Düş / Uyku anında bilinç altında oluşan kurgular
    RüYET: Görme.Kalp gözüyle görme


    SAADET: Mutluluk
    SABAH: Günün başlangıcı
    SABAHAT: Güzellik
    SABiHA: Güzel, şirin
    SABiTE: Yerinde duran, kımıldamayan
    SABRiYE: Sabırlı, dayanıklı
    SACiDE: Secdeye varan, yere yüz süren
    SADRiYE: Göğüsle ilgili
    SAFiYE: Katıksız, katışıksız saf
    SAHiBA: Bir şeyi elde etmiş olan
    SAHURE: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
    SAiME: Oruç tutan, oruçlu
    SAKiNE: Oynamayan, kımıldamayan, durgun
    SALiHA: iyi, yarar, yetkili, hakkı olan
    SALiME: Eksiksiz, sağ, sağlam
    SAMiME: Bir şeyin temeli, en köklü yeri
    SAMiYE: Yüksek, ulu
    SANAY: Ay gibi güzel
    SANEM: Put - Güzel kadın
    SANiA: Sanat eseri yaratan - Yapan , oluşturan
    SANiYE: Dakikanın 60'ta biri süresinde zaman birimi
    SATI: Düğün alışverişi - Satış, alışveriş
    SEBLA: Uzun kirpikli göz
    SEçiL: Beğenilen, seçilen
    SEDA: Yankı, ses
    SEDEF: Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılıparlak kabuğu
    SEDEN: (Sedan) sesin, seslenişin
    SEHER: Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an
    SELCAN: Hareketli, coşkulu
    SELDA: (Seldağ) Dağ seli, dağdan inensel
    SELEN: Haber, havadis, kulakla duyulan,işitilen
    SELiN: Senin Sel'in, Sana ait sel
    SELMA: Doğru ve iyi yolda, selamette olma
    SELVi: Yaz kış yeşil kalan ince uzun birağaç
    SEMA: Gökyüzü
    SEMAHAT: Cömertlik, el açıklığı
    SEMiHA: Cömert gönüllü, eli bol
    SEMiN: Değerli, pahalı
    SEMiRAMiS: Asur kraliçesinin adı
    SEMRA: Esmer
    SENA: övme, övüş - şimşek parıltısı
    SENAY: Ay gibisin sen anlamında
    SENEM: Tapılacak kadar güzel kadın, sevgili
    SENiHA: Yüce, yüksek
    SERAP: çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltmacı
    SERAY: Ay gibi güzel
    SEREN: Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç
    SERiN: Ilıkla soğuk arası
    SERPiL: Serpilmiş, gelişmiş
    SERRA: Rahatlık, kolaylık
    SERTAP: inatçı
    SERVA: Masal
    SEVAL: Severek alınan
    SEVCAN: Sevgili insan
    SEVDA: Aşk, sevgi, tutku tutkunluk
    SEVGi: Aşk, sevme duygusu
    SEViL: Sevgiye değer, sevilen
    SEViLAY: Ay gibi hep sevilen
    SEViM: Birine yakınlık duymak, sempati
    SEViN: Memnun ol, neşelen
    SEViNç: Neşe, iç ferahlığı
    SEVTAP: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan
    SEYHAN: Kenten kente yolculuk
    SEYRAN: Gezinme
    SEYYAL: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan
    SEZA: Uygun, yaraşan
    SEZAL: Sezgili
    SEZEN: Sezgisi güçlü olan
    SEZER: Sezgisi güçlü olan
    SEZGi: Anlama, sezme yeteneği
    SEZGiN: Duygulu, anlayışlı
    SICAK: sıcakkanlı, cana yakın
    SIDIKA: çok içten ve doğru kimse
    SILA: Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer
    SIRMA: Altın yaldızlı, ya da yaldızsız ince gümüş tel
    SiBEL: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı
    SiMA: Düz, çehre - insan, tip
    SiMGE: Alamet, sembol, birşeyi anlatan im, imge
    SiNEM: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm
    SOLMAZ: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan
    SONAT: Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri
    SONAY: Yılın son ayı
    SONGüL: Son açan gül
    SONNUR: Son ışık
    SU: Rengi kokusu ve tadı olmayan saydam sıvı madde
    SUAT: Mutlu, mutlulukla ilgili
    SULTAN: Hükümdar ailesinden, anne, kızkardeş
    SUNA: Boylu poslu endamlı/ Erkek ördek
    SUNAY: Ay sun, ay ışığı sun
    SUZAN: Adak ayı
    SüHANDAN: Güzel konuşan
    SüHEYLA: Güney yönünde görünen parlak yıldızlar
#02.01.2010 10:31 0 0 0
  • iLKNUR: Ayın ilk hali


    ilk nur die biliordum saol cnm
#02.01.2010 10:32 0 0 0
  • ayrımcılık olmadımı sımdı ee hanı erkeklerın kı :D:D
#02.01.2010 10:38 0 0 0
  • şADiYE: Sevinç, neşe, mutluluk
    şAFAK: Gündoğumundan önceki aydınlık
    şAHiKA: Yüksek, yüce, dağın zirvesi
    şAZiMENT: Allah'ın adamı- Allah'a ait olan,onun yolundan giden kişi
    şAZiYE: özellikleri kimseye benzemeyen
    şEBNEM: çiğ, gece nemi, jale
    şEFiKA: şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan
    şEHNAZ: Doğu müziğinde bir makam / çok nazlı
    şEHRAZAT: özgür
    şEHRiBAN: şehrin ileri geleni
    şELALE: Büyük çağlayan, çavlan, akarsunun yüksekten yere düştüğü bölümü
    şENAY: Mutlu geçen ay
    şENGüL: insanın içini açan gül / hep şen olup hep gülmek
    şENiZ: Mutlu, sevindiren iz, hatıra
    şENNUR: Işık saçan, neşe saçan
    şERiFE: şerefli, kutsal
    şERMiN: Utangaç
    şEVKiYE: Neşeyle, istekle ilgili
    şEVVAL: Arap takviminin onuncu ayı
    şEYDA: çılgın, deli divane
    şEYMA: Eski Türk adlarından
    şiiR: Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi
    şiRiN: Cana yakın, sevimli
    şöLEN: Eğlence, kutlama, şenlik
    şULE: Alev, ateş alevi
    şüKRAN: iyilik bilme, minnettarlık
    şüKRiYE: Görülen iyiliğe karşı şükretmek , hoşnut olmak


    TAçNUR: Mutluluk
    TAHiRE: Gündoğusundan esen rüzgar
    TAHSiNE: Günün başlangıcı
    TALHA: Güzellik
    TALiA: Güzel, şirin
    TAMAY: Sabırlı, dayanıklı
    TANAY: Secde eden
    TANSU: şafak rengi vurmuş su
    TANYEL: Katıksız, arı- Seçilmiş
    TARA: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
    TAYYiBE: iyi, hoş, çok temiz
    TEKGüL: Durgun - Kendi halinde sessiz
    TENAY: Uygun, yakışan - Yetkili olan - Dine uygun hareket eden
    TENDü: öz, asıl
    TENNUR: Yüksek, ulu
    TEZER: çabuk ve erken
    TiJEN: Ay gibi güzel
    TiLBE: Put - Güzel kadın
    TUBA: Sanat eseri yaratan - Yapan , oluşturan
    TUĞçE: Dakikanın altmışta biri
    TURNA: Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan göçmen kuş türü
    TUTAM: Bir desteden daha / parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan tutam
    TUTKU: iradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras
    TüLAY: incelikle, düşünce ile ilgili
    TüLiN: Uzun kirpikli göz
    TüNAY / TUNAY: Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık
    TüRKAN: Hakana saltanatta ortaklık edeneşi
    TüRKü: Yankı, ses

    ULViYE: Yüce, yüksek, gökle ilgili
    UMAY: üzerinden geçtiği kişilere mutluluk getirdiğine inanılan kuş, Devlet kuşu
    UMUR: Görgü, deneyim
    UMUT: ümit, geleceğe güven duygusu
    UZAY: Bütün varlıklarıkaplayan sonsuz boşluk
    UZEL: Usta, becerikli
    üLFER: Irmak, büyük su
    üLKER: Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı
    üLKü: Amaç, ideal
    üMMiYE: Okur yazar olmayan kadın
    üMRAN: Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık
    üNSEL: ünü sel gibi aşan
    üNSELi: ünü sellere benzeyen
    üNZiLE: Gönderilmiş


    VAHiDE: Tek, bir
    VARiDE: Gelen, erişen - Söylenti
    VASFiYE: Nitelikli
    VEDiA: Korunması için bırakılan emanet
    VEFiKA: Uygun, aynı fikirde, yoldaş
    VELiDE: Yeni doğmuş çocuk
    VERDA: Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)'den Verda, gül anlamında
    VESiLE: Neden, sebep - Kavuşma
    ViCDAN: iyiyi kötüden ayırmaya yarayan şuur, ahlak
    ViLDAN: Yeni doğmuş çocuklar
    VUSLAT: Kavuşma, yetişme, ulaşma

    YAĞMUR: Yeryüzüne düşen yağışın sıvı halinde olanı
    YAKUT: Aliminyum oksit, yapısında parlak kırmızı renkli değerli taş
    YANKI: Sesin bir yere çarpıp geri dönmesi ile oluşan ikinci ses, ses yansıması
    YAPRAK: Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları
    YAREN: Dost, arkadaş
    YASEMiN: Kokulu çiçekler açan bir tür ağaççık
    YAşAM: Hayat
    YAZGüLü: Yaz ve Gül tamlaması / Yazın açan gül "şimdilerde bir de güz gülleri var"
    YELDA: Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi
    YELiZ: Yel ve iz rüzgar ve izi anlamında
    YEşiM: Yeşil renkli değerli taş
    YETER: Kafi, tamam, gereksinimi karşılayacaknitelikte olan
    YILDIZ: Güneş ve ay dışında gökyüzündeki ışıklıcisimlerden her biri
    YONCA: Birçok türü bulunan bitki
    YOSUN: çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü
    YUDUM: Bir içimlik sıvı
    YURDAGüL: Yurduna güller saçan, güzellik getiren
    YURDANUR: Yurduna nur getiren
    YüKSEL: özellikle manevi anlamda yüce ol

    ZAHiDE: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan
    ZAMBAK: Güzel iri çiçekli bir süs bitkisi
    ZARAFET: incelik, güzellik
    ZEHRA: Beyaz ve parlak yüzlü olan
    ZEKiYE: Zeka sahibi, kavrayışlı
    ZELiHA: Züleyha, su perisi
    ZENNAN: Kadınlar
    ZENNUR: Zinnur, nurlu, ışıklı
    ZEREN: Anlayışlı, zeki
    ZERRiN: Altından yapılmış - Altın renginde - Bir cins çiçek - Fulya
    ZEYNEP: Değerli taşlar, mücevherler
    ZEYNO: Zeynep'in halk dilindeki söylenişi
    ZiNNUR: Nurlu, ışıklı
    ZişAN: şanlı, ünlü, çok tanınmış
    ZiYNET: Süs, süs eşyası
    ZUHAL: Satürn
    ZüBEYDE: öz, asıl
    ZüHAL: Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn)
    ZüHRE: çiçek açan / çoban yıldızı (Venüs)
    ZüLAL: Berrak, saf, tatlı, soğuk su
    ZüLEYHA: Hz. Yusuf'un karısının adı
    ZüLFiYE: Saçlarıçok güzel olan
    ZüMRA: Güzel, iyi ahlaklı- Zeki, bilgili kadın
    ZüMRüT: Yeşil renkli bir değerli taş
#02.01.2010 10:38 0 0 0
  • EZGi: Belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizisi, şarkı, türkü
#02.01.2010 10:39 0 0 0
  • Ayla: Ay'ın çevresindeki ışık hali... Ay'ın Işığı da diyebiliriz. (:
#02.01.2010 10:54 0 0 0
  • NURAY: Ay ışığı gibi nurlu
#02.01.2010 10:55 0 0 0