KAR YAĞMADI SEN GİDELİ...
Biliyorsun portakal çiçeklerini çok severim. Senin yorganının minik bir kısmını portakal ağacımızın dibine örttük. Hemen çiçek açtılar, sevgin onları da besledi
Bu gün yağmur var İstanbul da Sen sevmezsin yağmuru, kirleneceksin diye ödün kopar
Balkonun köşesinde biriken yağmur seni bekliyor içmen için. Yağmur yağmazsa babana bir bardak su döktürürdüm balkonun köşesine, sen yağmur suyu olmadığını bilir ama yinede büyük bir keyifle içerdin
Anımsıyor musun? Gündüz, dökülen portakal çiçeklerinden yaptığım kolyeyi boynuma takıp mis gibi kokularını etrafa yaymak için saatlerce koşmuştum Akşam da seninle yıldızların üstünde yürüyüş yapmıştık. Şimdi korkmadığına eminim, küçük ve büyük ayı sana eşlik ediyorlardır çünkü
Dün Ender eve geldiğinde elinde kocaman bir paket vardı, bana uzattı... Nişanlın Deniz bana armağan almış, anneler günümü kutluyor. Paket benim sevdiğim gibiydi, ağzı kurutulmuş minik kır çiçekleriyle bağlanmıştı. Paketi açtığımda, armağanla birlikte içinden sevgi kokusu yayıldı etrafa
Bu yıl dakikalarca beni öpemeyeceksin Babanın alıp sana verdiği armağan paketini, yerde sürükleyerek bana getiremeyeceksin
Cumartesi dedenle anneannen geliyor. Onları hiç kimse senin gibi coşkulu karşılayamayacakL Babanın akşamları eve geldiğinde yıllardır görmemiş gibi sevinçle karşılanmadığı gibi. Artık ilk beni öpüyor baban, sen kıskansan da
Bu kez dedenin bardağına attığımız portakal çiçeği bir başka koku yayacak etrafa Senin kokunu
Ağladığımda, gözyaşlarım boynuma düşmesin diye, sevgiyle toplayacak oğlum gökyüzünde, ondan bu kez kolyem farklı
sen bizim minik..tüm hücrelerimizi sevgiyle dolduran biricik oğluşumuzsun
SENİ ÇOK SEVİYORUZ !!!