Yine Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ne ramazanda ne başka zamanda gece on bir rek'attan fazla namaz kılmazdı. Önce dört rek'at kılardı ki onların güzelliği ve uzunluğu anlatılacak gibi değildi! Sonra dört rek'at daha kılardı. Onların da güzelliğini ve uzunluğunu hiç sorma! Sonra üç rek'at daha kılardı. Ben:
- Yâ Resûlallah! Vitri kılmadan mı uyuyorsun? diye sordum. Bunun üzerine şöyle buyurdu:
- "Âişe! Benim gözlerim uyur ama kalbim uyumaz."
Buhârî Teheccüd 16 Terâvih 1 Menâkıb 24; Müslim Müsâfirîn 125. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd Tatavvu 26 Tirmizî Mevâkît 208; Nesâî Kıyâmü'l-leyl 36
Açıklamalar
Resûlullah Efendimiz'in geceleyin on üç rek'at namaz kıldığını rivayet eden sahâbîler buna sabah namazının iki rek'at sünnetini de ilâve etmişlerdir. Geceleyin on bir rek'at kıldığını söyleyenler de sabah namazının sünnetini dikkate almamışlardır.
Ashâb-ı kirâmdan Ebû Seleme hazretleri ramazan ayında Peygamber Efendimiz'in daha fazla ibadet edeceğini düşünmüş sonra da öyle olup olmadığını Hz. Âişe'ye sormuştu. Bunun üzerine Âişe annemiz Resûl-i Ekrem'in gece ibadetlerinin hiçbir ayda değişmediğini belirtmiş geceleri önce dört rek'at namaz kılıp selâm verdiğini sonra tekrar dört rek'at kılıp selâm verdiğini ardından da üç rek'at namaz kıldığını söylemişti.
Hz. Âişe'nin bu rivayetini Hanefî âlimler gece namazının kaçar rek'at kılınacağı konusunda delil kabul etmişlerdir. Onlara göre gece namazları dört rek'atta bir selâm vererek kılınır. Son olarak da tek selâm ile üç rek'atlı vitir namazı kılınır.
Hz. Âişe daha sonra Resûlullah Efendimiz'in gecenin ilerlemiş saatinde ilâhî huzurda bulunmaktan aldığı derin zevki ve duyduğu huşûu anlatmıştı. İnsanların çoğunun uykuda bulunduğu seher vaktinde Cenâb-ı Hakk'a ibadet etmeyi pek sevdiğini namaz kılarken bazan ayakta bazan oturduğu yerde uzun âyetler okuduğunu rükûda ve secdede saatlerce dua ve istiğfâr ettiğini söylemişti.
Hz. Peygamber yukarıda anlatıldığı şekilde sekiz rek'at namaz kıldıktan sonra biraz dinlenir sonra vitir namazını kılardı. Onun vitir namazını kılmadan önce biraz dinlendiğini gören Hz. Âişe "Yâ Resûlallah! Vitir namazını kılmadan mı uyuyorsun?" diye sordu. Bunun üzerine Allah'ın Resûlü gözleri uyusa bile kalbinin uyumadığını söyledi. Gözlerin uyuduğu halde kalbin uyumaması bütün peygamberlere mahsus ilâhî bir lutuftur.