1. YILANLI KÜLLİYESİ
Pervaneoğulları Dönemi eserlerindendir. 671 / 1272 yılında Abdülkadir Geylani Hz. Nin 4. oğlu olan Abdülfettah Veli tarafından vücuda getirilmiştir. Küpçiğez Mahallesi Yılanlı Sokakta bulunan külliye; darü'ş-şifa, Cami, Türbe ve iki şadırvandan meydana gelmektedir. Darü'ş-Şifa: Ali oğlu Süleyman' ın oğlu Ali' nin emriyle Yüksek Mühendis Küherbaş' ın nezaretinde Kayserili Mimar Said tarafından 672 / 1273 yılında yaptırılmıştır. Asıl bina 1837 yılında yanmıştır. Günümüze sadece medhal (giriş kısmı) ulaşabilmiştir. O dönem Anadolusundaki 9 darüşşifadan birisi konumundadır. Ayrıca Kastamonu' nun da en eski eserleri arasındadır.
Cami : Abdülfettah-ı Veli Efendi tarafından 671 / 1272 yılları civarında yaptırılmıştır. 1827 veya 1837 yılında vuku bulan yangından sonra ikinci defa yaptırılmıştır. 1935 yılında satışa çıkarılan camiler arasındadır. 1963 - 1954 yıllarında A. Hasip Yılanlıoğlu ve bazı hayırseverlerce yeniden ihya edilmiştir.Vakıflar adına tescilli olan cami ibadete açıktır.
Abdülfettah Veli Türbesi : 672/1273 yılında vefat eden Abdülfettah Veli Efendi ve (iki sanduka hariç) çocukları medfundur.
Şadırvanlar: İki adet şadırvan bulunmaktadır. 1800'lü yılların sonlarında çatıları var olan şadırvanlar, tamirler ve yer değiştirmeler esnasında kaldırılmıştır.Külliyenin yapılış tarihine yakın bir tarihte yapıldığı tahmin edilmektedir.
CANDAROĞULLARI DÖNEMİ
2. İSMAİL BEY KÜLLİYESİ
Candaroğlu İsmail bey tarafından 858 / 1454 yılında vücuda getirilen Külliye, İsmail Bey Mahallesinde, Cevizli Park' ın üstünde yer almaktadır. Külliye; imaret (misafirhane), medrese, türbe, cami, han, hamam ve şadırvandan müteşekkildir. Candaroğulları dönemine ait günümüze ulaşan tek külliye durumundadır.
Cami: Candaroğlu İsmail bey tarafından 858 / 1454 yılında yaptırılan cami Vakıflar idaresi mülkiyetinde bulunmaktadır ve ibadete açıktır. Şerefesi 2001 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Halk arasında Temelsiz Cami olarak bilinmektedir.
İmaret (Misafirhane): Aşağı imaret olarak bilinmektedir. 920 / 1514 yılına Yavuz Sultan Selim zamanında yaptırılmıştır.
Medrese: Candaroğlu İsmail bey tarafından 865 / 1460 yılından önce yaptırılan medrese, Candaroğulları dönemine ait günümüze ulaşan tek medresedir. 2004 yılından itibaren el sanatları çarşısı olarak hizmet vermeye başlamıştır.
Türbe: Candaroğlu İsmail bey tarafından 865 / 1460 yılından önce inşa ettirilen Türbede bulunan üç mezardan ikisi ahşap sanduka, birisi şahideleri yazısız bir lahid olup kimlere ait oldukları belli değildir. Diğer beş lahdi ise; ulemadan Seyyid Ali Acemi, ulemadan Safiyyüddin Efendi, İsmail Bey'in oğlu İshak Bey, Ayşe Hatun ve İsmail Bey' in kızı veya kız kardeşi olan Azade Hatun'a aittir.
Deve Hanı: Candaroğlu İsmail bey tarafından 865 / 1460 yılından önce yaptırılmış olan han, 1992 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir. Halen turizme yönelik olarak hizmet veren handa yöresel el sanatları ve yemekleri satışa sunulmaktadır.
Hamam: Candaroğlu İsmail bey tarafından 865 / 1460 yılından önce yaptırılmış olan hamam ile külliye arasında cadde vardır. Türbenin batı karşısındadır.1992 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.
Şadırvan: Candaroğlu İsmail bey tarafından 865 / 1460 yılından önce yaptırılmış olan şadırvan, 1994 yılında aslına uygun olarak tamir edilmiştir.
OSMANLI DEVLETİ DÖNEMİ
1. BENLİ SULTAN KÜLLİYESİ
Kastamonu'ya 27 km. uzaklıkta ve Ilgaz Dağı' nın kuzey eteğinde yer alan Ahlat Köyünün Benli Sultan Mahallesindedir. Yavuz Sultan Selim emriyle 1512 - 1520 yılları arasında vücuda getirilmiştir. Cami, mutfak, misafirhane ve türbeden müteşekkildir. Külliyenin geçirdiği yangından sonra Şeyh Sani Efendi ve daha sonra da Şeyh Nurettin Efendi tarafından tamir görmüştür. 1994 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.
Cami: 1512 - 1520 yılları arasında yapılmıştır. Külliye içersinde bulunan cami ibadete açık olup köy tüzel kişiliğinin mülkiyetindedir.
Türbe: Türbenin içinde yedi ve ön tarafta üç olmak üzere toplam on adet sanduka vardır. Sandukalardan biri Halveti Şeyhi Mehmed Muhittin Efendi'ye,biri demirci ustası ve Benli Sultan'ın müritlerinden Mehmed isimli bir zata, bir diğeri Şeyh Mehmed Şani Efendi'ye ve bir diğeri de Benli Sultan'dan sonra yerine şeyh olan oğlu Mahmud Efendi' ye aittir. Diğer sandukaların kimlere ait olduğu bilinmemektedir.
Mutfak: Külliyenin bütün organları gibi mutfak ta 1512 - 1520 yılları arasında yapılmıştır.
Misafirhane: Cami, mutfak ve misafirhane türbeden ayrı olarak ve aralarında tuğla kuşaklar olmak suretiyle birbirlerine bitişik vaziyettedirler. Misafirhane de cami ve mutfak iye aynı tarihte yapılmıştır.
2. NASRULLAH KADI KÜLLİYESİ
Nasrullah Kadı tarafından 912 / 1506 yılında vücuda getirilmiştir. Bünyesinde cami, medrese, şadırvan ve türbe bulunan külliye Vakıflar İdaresi mülkiyetindedir.
Cami: Nasrullah kadı tarafından 912 / 1506 yılında yaptırılmıştır. 1159/1746 yılında Reis' ül Küttap Hacı Mustafa Efendi tarafından tamir edilerek genişletilmiştir. Bu esnada bir kütüphane ile bir de medrese eklenmiştir. Cami halen ibadete açık olup, Kastamonu'nun merkezi camisi konumundadır. Milli Mücadele döneminde M. Akif Ersoy' un bu camide verdiği vaaz cephedeki askerlere dağıtılarak maneviyatlarının yükseltilmesine çalışılmıştır.
Münire Medresesi: Nasrullah Kadı Külliyesi organlarındandır. Reis'ül Küttap Hacı Mustafa Efendi tarafından 1159 / 1746 yılında yaptırılmış olan medrese 1224/1809, 1230/1814, 1259/1843 ve 1279/1862 yıllarında tamir görmüştür. Uzun yıllar Vakıflar Öğrenci Yurdu olarak hizmet veren medrese, bu tarihten itibaren Kastamonu Valiliği İl Özel İdaresi Müdürlüğüne tahsis edilmiş ve el sanatları çarşısı olarak hizmet vermeye başlamıştır. 2005 yılında tahsisi iptal edilen medrese el sanatları çarşısı olarak hizmet vermeye devam etmektedir.
Numaniyye Medresesi : Cecelizade İbrahim Nurettin Efendi tarafından 1100 / 1688 yılında inşa ettirilmiştir. Numaniye adı medresede 1250/1834 yılında müderrislik yapan Kadiri veya Nakşibendi Tarikatı Şeyhi Hoca Numan Efendi'den gelmektedir. 1217/1802 yılında Müderris Çoruk zade Ali oğlu Ahmed Efendi tarafından tamir edilmiştir. 08.12.1999 tarihinden bu yana Kastamonu Vakıflar Bölge Müdürlüğü İmareti olarak hizmet vermektedir.
Tevfikiye Medresesi: Hatip Efendi zade Tevfik Efendi tarafından 1240 / 1824 yılından sonraki bir tarihte yaptırılmıştır. Onarım ve restorasyon şartıyla devri yapılarak özel bir firmaya kiraya verilmiştir. Restorasyon çalışmaları halen devam etmektedir.
Nasrullah Şadırvanı: Külliyenin ilk vücuda getirilişi sırasında, 912 / 1506 yılında Nasrullah kadı tarafından yaptırılmıştır. 1129/1716 yılında tamir görmüştür. Bu günkü haliyle şadırvan, 1166/1752 yılında Bedii isimli hayır sahibince yaptırılmıştır. 1167/1863 yılında aynı şahıs tarafından şadırvanın üzerine kubbeler bina edilmiştir. 1279/1863 yılında İzbeli oğullarından Mustafa Bey tarafından tamir edilmiştir. Bilinmeyen bir tarihte Ömer Kethüda da tamir etmiştir. Bugün yerinde bulunmayan tuvaleti de şadırvanla aynı tarihte yapılmıştır. Bedii tarafından tamir ettirildiği belgelerle sabittir.
Türbe: Caminin banisi Nasrullah Kadı vefatında şadırvanların kuzey ucuna defnedilmiştir. 1960 yıllarında yıkılan türbenin yerinde, 1995 yılında Belediyece sembolik bir alan ayrılmış ve yeşillendirilmiştir.
3. ŞEYH ŞABAN-I VELİ KÜLLİYESİ
Seyyid Sünnetî Efendi tarafından 1490 Miladi yılından önce vücuda getirilmiştir. Külliye bünyesinde cami, türbe, dergah, kütüphane, asa suyu ve şadırvan ile dergah evleri mevcuttur. Vakıflar İdaresine tescillidir.
Dergah Evleri: Cami ile aynı tarihlerde caminin banisi tarafından yaptırıldığı tahmin edilen dergah, 1261/1845 yılında Sultan Abdülmecid'in emriyle Kastamonu Kaymakamı Salih Ağa tarafından esaslı şekilde tamir edilmiş, alt yapılar yenilenmiş ve ihata duvarıyla külliye çevrilmiştir. Günümüze ulaşan iki konak ve ortasındaki müze binası 1318/1900 yılında Azdavaylı Mahmut Paşa tarafından yaptırılmıştır
Camii: Seyyid Sünneti Efendi tarafından 1490 Miladi yılından önce yaptırılmıştır. Caminin ilk şekli bilinmemektedir. 988/1580 yılında Sultan 3. Murad'ın hocası ve mürşidi Şuca Efendi, Seyyit Sünneti Efendi mescidini genişleterek bugünkü haliyle camiyi yaptırmıştır. Cami, 1702, 1748 ve 1950 yıllarında tamir görmüştür. İbadete açıktır.
Türbe: Ömer Kethüda ve Ulema ile Halk tarafından 1020 / 1611 yılında yaptırılmıştır. Sultan Ahmed'in şehzadesi Sultan Osman zamanında Ömer Kethüda yapımına başlamış, ancak yersiz harcama ve israf bahanesiyle Nasuh Paşa tarafından idam edilince inşaat yarım kalmıştır. İki yıl sonra ulema ve halkın katkıları ile tamamlanmıştır. Türbeye doğu tarafından açılan tali kapı, Vezir Kurşuncu zade tarafından 1028/1618 yılında yaptırılmış ve harem denen bir bölüm eklenmiştir.
Kütüphane: Türbe ile aynı tarihlerde yapılmıştır. Dolayısıyla banisi de türbenin banileri olmalıdır. Günümüzde alt katı ibadethane, üst katı ise dernek odası olarak kullanılmaktadır.
Asa Suyu: Mehmet Feyzi Efendi: " Nuh Tufanı'nda Cebrail (A.S.) Kabe civarından dört avuç toprak alarak dünyanın dört ayrı yerine atmıştır. Bu yerlerden birisi de Hz. Pir civarıdır. Nitekim bölgenin taşlık yapısı Mekke kayalıklarına benzediği gibi ASA SUYU' nun tad ve kokusu da ZEMZEM ile aynıdır" demiştir.
Şadırvan: Fatma Hanım tarafından 1318 / 1900 yılında yaptırılmıştır. 1318 yılının Recep ayının ilk gününde yaptırıldığı rivayet edilmektedir.
4. YAKUP AĞA KÜLLİYESİ
Yavuz Sultan Selim'in hocası Halimi Çelebi tarafından yaptırılan camiyi 1547 yılında tamir ve ihya eden Kanuni Sultan Süleyman' ın hazine reisi Yakup Ağa, caminin tamiri esnasında yanına medrese, imaret ve misafirhane ilave ederek külliye haline getirmiştir. Halk arasında Ağa İmareti olarak bilinen külliye, medrese, sübyan mektebi, imaret mutfağı, misafirhane ve camiden oluşmaktadır. 1998 yılında restorasyonu için ihaleye çıkarılan külliyenin restorasyon çalışmalarında son aşamaya gelmiştir.
Cami: Halimi Çelebi tarafından 954 / 1547 yılından önceki bir tarihte yaptırılmıştır. Günümüzde restorasyon çalışmaları devam eden cami, külliyenin tesisi esnasında esaslı bir tamir görmüştür. Cami, 1114/1702, 1283/1866 ve 1943 yıllarında tamir görmüştür.Vakıfların malidir.
İmaret, Medrese, Sıbyan Mektebi, Misafirhane: Abdurrahman oğlu Yakup Ağa tarafından 954 / 1547 yılında inşa ettirildiği tahmin edilen külliyenin cami dışındaki organlarının restorasyon çalışmaları tamamlanmak üzeredir.