Renk körü bir yaşantının, geceyi taşıyan siyahından geliyorum ...
Yıldızlar kayarken, nabızları atıyordu ... duydum!
Karanlık toplayan ellerim vardı benim ...
Her kaçışım bir intihar taşıyordu cebinde
Hayallerimi kanatırken gerçeklerim, dikiş tutturamadım ..
Yeni günahlar doğururken gözlerim,
Gökyüzünü taşıyan mavilerinde gördüm seni.
Rüyalar kadar gerçek, düş kadar gerçekler ...
Hiç olmadığın kadar gerçek, gerçek olduğun kadar düş bana.
Ah hayatı şekillendiren saçların ...
Geceden, sabaha bir yolculuk
Kapılsam nehir kokan gözlerine,
Boğulurmuyum sende?
Suya bırakılan bir iz gibi, al beni, kendimden
Dağ ardına düşen Yıldırımlar kopsun içimde.
Bir kıvılcım düşürsün yüreğim Yangınım ol ...
Utangaç yanaklarıma uzansın ellerin,
Varlığım; kirpiklerine yaslanıp, umudu solusun.
Şimdi bayram sevinci taşıyan bir çocuğun
yüzündeyim ...
Kapı arasında çarpan bir yürek atışı ...
Hoş gör dudaklarımın titrekliğini,
Ilk düşürdüğü kelimesin.