Kirpi ile tavşan koşmak için yarışa çıkarlar. Aralarında uzakta bir dağın eteğine kadar koşmaya anlaşırlar. Özünün büyük mahareti 0lduğuna inanan tavşan rahatça yola çıkarlar. Tavşan kendinden emin olduğu için keyfi isteyince yolda yatırdı. Kirpi ise kedine özgü yürüyüşü ile fasılasız ilerliyor ve dağın eteğine birinci olarak yetişir.
TAZI İLE CEYLAN.
Bir tazı ceylan govurdu. Ceyran deyir; hiç bir zaman mene çatmazsın. Tazı soruşur niye? Ceylan cevap verir: Men öz canımı götürüp gaçıram sense sahibini razı etmek için gaçırsan.
EŞŞEK İLE BÜLBÜL
Bir eşşek sabah erkenden bülbül sesi işitir. Ses eşşeğe lezzet verir. Bülbülden haber alır. Dostum de görüm sen seherde ne yeyirsen ki sesin bele güzel çıhır. Bü1bül deyir: Men _etıer yemeğim temiz havadır, bir de durdur şeyhtir. Eşşek de ister ki sesi bülbülün sesi gibi olsun. Ağzını aralayıp bolca hava ve şeyh alır. Böylece bir kaç gün sonra eşşeğin ömrü orada biter.
GURD- TİLKİ-ASLAN
Gurd, tilki ve aslan birlikte av avlamak kararına varırlar. işleri yahşı gider. Bir keçi, bir maral bir de bir tavşan avlarlar. Aslan gurda avlan sen böl ve insafla böl diye buyurur. Gurd razı olur. Meslhat görürem ki keçini sana verem, tavşanı verem tilkiye, maral da men alım Bunu işiten aslan sinirlenip gurdu parçalar. Tilkiye döner sen böl ama insafla böl der. Tilki başüste eder. Tilki söyler: Keçi senin seher yemeğin olsun, tavşan öğle yemeğin olsun, maral da akşam yemeğin olsun, Aslan döner tilkiye çok güzel paylaştın de görüm mene böyle insaflı paşlaşmayı kim sana öğretti. Tilki dedi: Ey hükümdarım bu elmi mene senin parçaladığın o gurd gardaşın akıbeti öğretti.