Leylime Dolan Nur, Efendim

Son güncelleme: 24.01.2010 01:08
  • Efendime Siirler Oku

    Sensiz geçirdiğim anın kim bilir kaçıncı gününün kaçıncı saatini yaşamaktayım bugün.
    Kırık dökük duvarımdaki ata yadigârı guguklu saatim kim bilir kaçıncı kez tik-tak' larıyla Sensizliğimi haykırdı bana.

    Çok mu zaman oldu bilemedim.

    Ve ben
    uyku perisini küstürdüğüm andan beridir hep SEN' i diledim hep SEN' i bekledim
    Efendim; belki bir gün kimsesizliğime Kimse olursun
    şu fakir gönlüme teşrif edersin diye o nurdan çehreli Cemalinle.

    Şimdi şükür O'na(c.c) ki karşımdasın
    şükür O'na(c.c) ki Gül kokunu hissedebiliyorum
    güller içinde nura gark edilmiş
    Gül Cemalini izleyebiliyorum
    hicabımdan paramparça olmuş yüreğimle.
    Dilerim O' ndan(c.c) ki bir ömür boyu öylece karşımda dur. Tüm seslerimi kurban edeyim ben de yoluna.
    Sessizliği seninle doldurayım varlığıma.
    Önce nurunla gark olayım sonra tekrar tekrar Sende yitip yeniden Varlığında doğayım

    Ama ne olur şimdi izin ver de melalimi anlatayım. İnsanoğlundan
    ten bezmimden dert yanayım
    ağlayayım ağlayayım da çevrendeki gülleri
    gözyaşlarımla sulayayım.
    Bir rayiha misali bendimden Bendine varayım.

    Takvim yapraklarına dahi sığmayan bir firak yazılmış kaderime ve ben nicedir içimdeki ateşi geceme sığdırmaya hasretimi karanlıklarla örtmeye çalışıyorum
    Efendim dilimde SETTAR ismi celiliyle.

    Gündüzlerim mi?

    Gündüzlerim ziyan gündüzlerim harap
    İnsanoğlu yaşayan bir ölü misali bitap
    Ve benim hikâyemde

    Hallac' ın Nesîmî' nin Bistamî' nin tüm hikâyelerin aksine ışıkla karanlığın savaşında kazanan karanlık oldu.
    Işığım ardından toplayıp eşyalarını giderken hayal köşkümü depremlerle yıktı ve bir ömrü
    ömrümü de tamamen enkaza döndürdü.
    Şimdi aklımın düşünceleri hezeyanlar içinde
    Üftâde yalnızlıkları soluyorum
    hasret acısının en çok ona yakıştığı uzun gecelerimde

    Bilir misin Efendim ben her gece Seninle uyurum
    her sabah güneşi Seninle selamlarım.
    Issız odamda bir gece yarısı şimşek çaktığında ya da gürüldediğinde sema tüm sığınağım
    karanlık sokaklarından geçerken şehrin
    rüzgârın Hû' larına karışan tüm nakaratlarım Sensin.

    Aşığın kâinatta Elif diye diye maşukunu araması misali her bir yağmur damlası Sen diye diye düşer canıma.
    Odamın perdesini hafifçe kımıldatan rüzgâr
    Seni fısıldar kulağıma.
    Gecelerim gündüzlerime Seninle bağlanır
    ve kitaplarımın en can alıcı cümleleri hep Seninle başlar
    hep Seni anlatır.

    Kelimelerim

    Kelimelerimse büyük harflerle hep Seni yazar
    küçük harflerle beni;
    keşke tüm büyüklükleri cem' etmiş varlığınla
    bir ömür misafir edebilsem küçüklüğümde Seni.

    Kader hükmü yazılırken Levh-i Mahfuz' a düşüp Kader Kalem'inin bağrına kadim bir sır olduğum anda
    kalem ince ince işlemeye başlamıştı önce ruhumu sonra sınırlarımı yani bedenimi.
    Gözlerime henüz fer damgası vurulmamıştı
    burnuma his tohumları atılmamıştı
    Seni yaşadığımda yüreğimde.
    O an bir Ah' la aldığım ilk nefesi dünyaya buyur edildiğimde Sen diye geri verdim.
    Şimdi ne zaman yüreğimi dinlesem
    her nefes alış-verişinde Ah Sen diye zikredişini dinlerim.

    Ah Sen

    Ah Sen

    Keşke Efendim varlığımda Varlığının yerini anlatabilmem için daha süslü kelimelerim
    daha kafiyeli cümlelerim olsaydı
    ama gel gör ki zihnimde yok senden gerisi.
    Artık bu hasrete dayanmak can üzre oldu da aştı yüreğimi.

    Şimdi nihânice nigâhban bakışlarını
    nazar et yüzüme de söyle bana;
    bir Azrail ziyareti mi bir İsrafil nidası mıdır yüreğimin beklediği Sana kavuşmak için?

    Uzat bana ab-ı hayat dağıtan
    pak ellerini de bir yol göster bu tenperver dünyadan sınırlarımdan kurtulmam için

    Ne olur Efendim

    Ne olur


    Bir susuşla sustum

    Bin yıldır konuşmayı bekleyen bir lâl misali
    döktüm içimdeki tüm ateşten kelimeleri ardından
    seslerimi sessizliğe terk edip sustum.

    An mıydı
    yoksa asır mıydı geçen zaman susuşlarımda bilemiyorum.

    Sadece bir bakıştı
    sadece yoluna kurban olunacak bir bakıştı sessizliğimi bozan

    Varlığımda arayış çanlarının çalmasına sebep olan

    " SABIR " diyen bir bakış

    Yakarışlarımı " SABR " a gark eden bir arayış

    Ve ben şimdi hala nefes alıp veriyordum.

    Ah Sen
    Ah Sen diye
#24.01.2010 01:08 0 0 0