(2 Ocak 1943-1 Şubat 1999)
Barış Manço' nun ölüm yıldönümü.
************************
Her gün farkında olarak ya da olmadan
kulağımıza çalınır bir şarkısı...
İçimizde sevgi tanecikleri büyür her dizesinde, her notasında
güzelliği duyarız...
Sevmenin, sevilmenin kıymetini görürüz gözlerde
Benim için yeri büyük ve özel insan,
bizim büyük değerimiz olan Barış Manço' nun güzel insanın
bu gün ölüm yıldönümü..
Bu gün dinlediğiniz bir şarkıyı, bir türküyü onun için dinleyiniz
ve onun gibi düşününüz
Sevgi ve saygıyla anıyoruz...
Mekanın Cennet Olsun...
Seni Unutmadık, Unutmayacağız
Vildan Uyar
**********************
Can Dündar' ın Kaleminden
Elveda Şovalyem!
Oğlumun kreşinde birkaç aydır ilginç bir uygulama başladı:
Her ay önemli bir ismi alıp çocuklara tanıtmaya çalışıyorlar. İlk isim Picasso, sonra İsmet İnönü, ardından Pavarotti...
Bir hafta önce eve bir yazı geldi:
"Şubat ayında çocuklarımıza Barış Manço'yu tanıtacağız. Evinizde bulunan kaynakları Çarşamba gününe kadar iletmenizi rica ederiz".
"Elimdeki en önemli kaynak ""Dağlar Dağlar"" plağıydı. ""Sayan Plak'tan yayınlanmış,
""1970"" tarihli sarı göbekli bir 45'lik... Ön yüzü sözlü, arka yüzü esntrumantal!.."
"Onu göndermeyi düşünüyordum ama bir yandan da ""Ya başına bir şey gelirse"" diye kaygılanıyordum.
Çünkü o benim ilk plağımdı. Aiwa marka bir pikabım olduktan sonra alınmış,
uzun saçlı, bıyıklı adamın fotoğraflarıyla süslü kabından özenle çıkarılmış, iyice tozu alınıp günlerce, haftalarca çalınmıştı."
Çarşamba günü gönderecektim.
Kabındaki adam ondan önce gitti.
"Pazar gece yarısı, ekran karşısında çaresiz, onun akıbetini beklerken son dönem toprağa yolladığımız,
ardından ağladığımız, hasretle andığımız isimleri düşündüm: ""Neden hep iyiler Tanrım"" isyanı kabardı içimde...
""Neden kötülere birşey olmuyor?"""
Sonra "Dünyevi adaletle zaten başın bu kadar dertte iken bir de ilahi adalete bulaşma" dedim kendi kendime...
Galiba Barış Manço'nun ardından en doğru tanımı Erol Evgin yaptı:
"O bir masaldı."
Kendine özgü bir kılığın içinde bize ülkenin dört bir yanından efsaneler derleyip, rengarenk öyküler anlattı, dünyanın her köşesinden yüzler, izler taşıdı.
Önce bizi, sonra çocuklarımızı ellerimizden tutup diyar diyar gezdirdi.
Günün birinde "saçsız hükümdarlar ülkesinin ilk uzun saçlı cumhurbaşkanı" olacaktı.
"Bir vardı, bir yok oldu."
Birincilikle mezun olduğu Belçika Kraliyet Akademisi'nin bulunduğu Liege Prensliği, bir yıl kadar önce kendisine "Altın Perron" ödülü verirken birlikteydik.
O, artık "Şövalye"ydi...
Gezi boyunca böyle hitap ettik.
"Orada kendisine gösterilen saygıyı görüp gururlandık. Belçika onu kraliyet nişanıyla ödüllendirirken,
ülkesinde yaptığı program, ""reyting sorunu"" nedeniyle yayından kaldırılıyordu
(bugün ardından gözyaşı döken kanalların kulakları çınlasın) ve bu içimizi acıtıyordu."
"""40. sanat yılı""nın bir ""Barış Manço belgeseli"" için en uygun zaman olduğunu konuşmuştuk.
Onca güzel belgesele imza atmış ustanın belgeseline soyunacaktık."
Geç kaldık.
Şövalyemiz kalbinden vuruldu.
Şövalyem!
"Sadece hayatımın ilk plağı ve sonrasında hafızamıza kazıdığın onca güzel şarkı,
izlettiğin bunca eşşiz program için değil, sayende çocuklarımıza gösterebildiğimiz ülkeler,
söyletebildiğimiz sözler, içirebildiğimiz sütler, bağlayabildiğimiz kemerler, fırçalatabildiğimiz dişler için de minnettarız sana..."
"Dağlar Dağlar"ı yolluyorum bugün kreşe, yetişemediklerin seni tanımadan büyümesinler diye...
Öğleyin onlar "Belli ki gittiğin yerden kara haber var" diye ağıt yakarken, sen "Müsaadenizle Çocuklar" deyip son yolculuğa çıkıyor olacaksın.
8 yaşında iken programını izlemiş "adam olacak çocuklar" şimdi 18 yaşında birer "adam" olarak yanıbaşında duracaklar...
"...Ve sen, o hep iyileri yolladığımız adreste,
""karanlık bir gecenin koynunda"" olacaksın, ""...yapayalnız..."", ""kurumuş dudağında ne bir ses... ne bir nefes..."""
Lakin, "Uzaklarda bir yerlerde türküler çalıyor" olacak hep...
...Senin türkülerin...
3 Şubat 1999/ Can Dündar
*********************
Unutmadım
Dün yine yapayalnız dolaştım yollarda
Yağmurlarda ıslanan bomboş sokaklarda
Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni
Unutamadım unutamadım ne olur anla beni
Unutmak kolay demiştin alışırsın demiştin
Öyleyse sen unut beni yeter ki benden isteme
Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni
Unutamadım unutamadım ne olur anla beni
Yıllar ikimizden de çok şeyler götürmüş
Sen yeni yuva kurarken beni paramparça bölmüş
Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni
Unutamadım unutamadım ne olur anla beni
Unutmak kolay demiştin alışırsın demiştin
Öyleyse sen unut beni yeter ki benden isteme
Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni
Unutamadım unutamadım ne olur anla beni
Barış Manço
Ömrümün Son Baharında
Adim anilmaz oldu kapim çalinmaz oldu
Ömrümün sonbaharinda
Gönlum katlansin diye gören göz görmez oldu
Ömrümün sonbaharinda
Saçlarima düstü aklar hüzünlendi aksamlar
Ömrümün sonbaharinda
Hep yüzüme kapandi dost bildigim kapilar
Ömrümün sonbaharinda
Sarkilar yarim kaldi resimler soldu simdi
Ömrümün sonbaharinda
Döktügüm gözyaslari sel oldu akti gitti
Ömrümün sonbaharinda
Elimden kaçirdigim gençligimi özlerim
Ömrümün sonbaharinda
Artik hiç dönmeyecek sevgiliyi beklerim
Ömrümün sonbaharinda
Baris isyan eyleme yillar akip gidiyor
Ömrümün sonbaharinda
Fazla vaktim kalmadi giden geri gelmiyor
Ömrümün sonbaharinda
hala kalem tutacak bir parça gücüm kaldı
ömrümün sonbaharında
hala yazıp çizecek birkaç satırım kaldı
ömrümün sonbaharında
Hala bitirmedigim bir yarim sarkim kaldi
Ömrümün sonbaharinda
ve Hala beni dinleyen bir avuc dostum kaldi
Ömrümün sonbaharinda...
Barış Manço
Ölüm Allah' ın Emri
Ölüm Allah'ın Emri Akşam olunca kuşlar dönerken bir hüzün çöker dolar gözlerim
Issız ovaya yağmur inerken bir hüzün çöker dolar gözlerim
Kim aramış kim bulmuş dertlerine çare
Ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı
Gün batısında sular kararır bir hüzün çöker dolar gözlerim
Karlı dağlardan aşan yollarda bir hüzün çöker dolar gözlerim
Kim aramış kim bulmuş dertlerine çare
Ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı
Yıllarca seni bekledim durdum göç vakti geldi artık yoruldum
İstemem tatsın aşk acısını her kim anarsa
Barış adını Kim aramış kim bulmuş dertlerine çare
Ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı
Barış Manço
Rüya
Yalnız bir gece yine sensizim odamda
Keşke şimdi sen olsaydın yanımda
Nerde eski günler tüm güsel anılar
Dilerim onlar tekrar yaşanırlar
Dayanamıyorum artık seni yokluğuna hayalinle hep kendimi
Avutsam da . .
Seni istiyorum ben hayalini değil
Bana yazılmışsın sen kaderine eğil
Yağmurun sesinde yağan damlalarda
Çalan her kapı her telefonda,
Seni düşündüğüm anlarda,rüyalara daldığımda
Sen varsın her anımda
Gözlerim gözlerini gördüğünde
Birden çırpınır yüreğim duramaz yerinde
Sana dokunmak, sana sarılmak isterim
Doyasıya ama düşlerimde...
Hep birşey var sana söylemek istediğim
Senin hiç duymadığın benim defalarca hayallerime
Söylediğim . .
Ah bir de sana söyleyebilseydim !
Keşke şu an yağan yağmur olsan
Hep yağsan hiç bitmesen
Deliler gibi koşsam beni ıslatsan
Keşke bu rüyadan hiç uyanmasam
Seni duymak , seni görmek
Seni herşeyden çok sevmek
Bir ömre bedel , herşeye değer
Herkesten özel . .
Bu hayat seninle çok daha güzel!
Rüyalarım benim dünyam benim filmim
Yönetmeni benim , ben yönetirim
Kimse karışamaz bana bu dünyada
Herşey olur benim istediğim anda
Ve şimdi seni görmek istiyorum
Sessizce seni dinliyorum
Sen bunları hiç farketmesen de
Yaşıyorsun benim hayallerimde
Geride bıraktım derdimi kederimi
Nerde olursan ol seviyorum seni
Her ne kadar uzak olsan da
Hayalin burda yanıbaşımda
Yağmur damlalarında ağaç dallarında
Mum ışığında, odamda
Bir rüya olduğunu bilsem de
Anlatamam bunu seni seven kalbüme
Geçmişin değerini bilseydim bu rüyayı hiç görmezdim
Şimdi kalbimin tek dileği
Bu rüyanın hep devam etmesi
Seni duymak , seni görmek
Seni bir ömür boyu sevmek
Herşeye değer
Herkesten özel
Bu hayat seninle çok daha güzel !
Barış Manço
Anlıyorsun Değil mi?
Hava ayaz mi ayaz ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmusum duyuyorsun degil mi?
Çalacak bir kapim yok mutluluga hasretim
Artik sokaklar benim görüyorsun degil mi?
Zaman akmiyor sanki saatler durmus bugün
Sonsuz yalnizligimda bir tek sen varsin bugün
Ya dön bana artik duyuyor musun beni?
Ya çik git dünyamdan anliyorsun degil mi?
Bir resmin kalmis bende tam ortadan yirtilmis
Hani siyah kazakli biliyorsun degil mi?
Gözlerimden süzülen birkaç damla anida
Senin sicakligin var anliyorsun degil mi?
Barış Manço
Kol Düğmeleri
Hatırlarım bugün gibi sessiz geçen son geceyi
Başın öne eğik bir suçlu gibi bana verdiğin hediyeyi
İki küçük kol düğmesi bütün bir aşk hikayesi
İki düğme iki ayrı kolda bizim gibi ayrı yolda
Akşam olunca sustururum herkesi her her şeyi
Gelir kol düğmelerimin birleşme saati
Usul usul çıkarır koyarım kutuya yan yana
Bitsin bu işkence kalsınlar bir arada
Heyhat sabah gün ışıldar yalnız gece buluşanlar
Yaşlı gözlerle ayrılırlar düğmeler gibi
Bizim gibi bizim gibi ayrılırlar bizim gibi ayrılırlar
Barış Manço
Abbas Yolcu
Acıhda Baga Vir
Adem Oğlu Kızgın Fırın Havva Kızı Mercimek
Affet Beni
Ağlama Değmez Hayat
Ah Tut-i Mucize Guyem
Ahmet Beyin Ceketi
Al Beni
Ali Yazar Veli Bozar
Alla Beni Pulla Beni
Allahım Güç Ver Bana
Aman Avcı Vurma Beni
Aman Yavaş Aheste
Anadolu
Anahtar
Anlıyorsun Değil Mi?
Arkadaşım Eşek
Ay Osman
Ayı
Aynalı Kemer
Ayrılık
Bahçede Hanımeli
Bal Böceği
Bal Sultan
Ballı Kaymak
Baykoca Destanı
Bebek
Ben Bilirim
Benden Öte Benden Ziyade
Beni Çağıran Beklemez
Beyhude Geçti Yıllar
Big Boss Man
Binboğanın Kızı
Bir Bahar Akşamı
Bir Selam Sana
Bir Selam Sana Gönül Dağlarından
Bugün Bayram
Burası Muştur
Cacık
Can Bedenden Çıkmayınca
Ce Sera La Temps
Çıt Çıt Çedene
Dağlar Dağlar
Ddıral Dedenin Günlüğü
Delikanlı Gibi
Dere Boyu Kavaklar
Derhule
Dıral Dedenin Düdüğü
Domates Biber Patlıcan
Dönence
Dört Kapı
Dut Ağacı
Düriye
Eğri Büğrü
Elveda Ölüm
En Büyük Mehmet Bizim Mehmet
Eski Bir Fincan
Estargon Kalesi
Evelallah
Fil İle Kurbağa
Gamzedeyim Deva Bulmam
Geçti Dost Kervanı
Gel
Gesi Bağları
Gibi Gibi
Gönül Dağı
Gönül Ferman Dinlemiyor
Gül Bebeğim
Güle Güle Oğlum
Gülme Ha Gülme
Gülpembe
Günaydın Çocuklar
Halhal
Halil İbrahim Sofrası
Ham Meyvayı Kopardılar Dalından
Hatırlasana
Hayır
Hayır Hayır
Hemşerim Memleket Nere
İşte Hendek İşte Deve
Kağızman
Kalk Gidelim Küheylan
Kalpler
Kara Sevda
Karanlıkların İçinde
Katip Arzuhalim
Kayaların Oğlu
Kazma
Kezban
Kol Düğmeleri
Küheylan
La Casbadella Mamma
Lahburger
Lambaya Püf de
Little Darling
Mahkum
Müsadenizle Çocuklar
Nane Limon Kabuğu
Nazar Eyle
Ne Köy Olur Benden Ne Kasaba
Ne Ola Yar Ola
Nenni Bebek
Nerede
Olmaya Devlet Cihanda
Osman
Ölüm Allahın Emri
Ömrümün Sonbaharında
Rüya
Sahilde
Sakız Hanım ve Mahur Bey
Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
Sarıl Bana
Seher Vakti
Söyle Zalim Sultan
Sözüm Meclisten Dışarı
Süleyman
Şehrazat
Unutamadım
Unutamıyorum
Uzun İnce Bir Yoldayım
Yeni Bir Gün Doğdu Merhaba
Yine Bir Gülnihal
Yine Yol Göründü
Yol
Yol Verin Ağalar Beyler
Yolla Yarim Tez Yolla
You And I
Zehra