Niceleri geldi , neler istediler,
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler:
Sen hiç gitmeyecek gibisin , değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler
Ömer Hayyam
Bir gün bir derviş,
Bir kucak dolusu elma ile bayırlar aşan bir genç kıza rastlamış
Bozkırın sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları..
"Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına?"
Diye sormuş derviş.
Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız:
"Sevdiğim çalışıyor orada
Ona elma götürüyorum."
"Kaç tane" diye soruvermiş derviş.
Kız şaşkın:
"İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?" deyivermiş..
Ve usulca koparıvermiş derviş elindeki tespihin ipini!
Sultan Mahmut bir gün tüm vezirlerini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. sultan mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
" bu da geçer ya hu"
yazıyormuş....
Kapattık bazı kapıları dostlar
kör bir kilit vurduk üzerlerine..
Şimdi açılırlar mı yeniden, en tılsımlı sözleri söylesek?..
Yahut yeni kapılar açsak, kaybettiklerimizin peşine düşsek..
Dünya derin bir denizdir, pek çok insan onda boğuldu.
-Gemin takva
-Yükün iman,
-Halin tevekkül olsun.
Umulur ki kurtulursun. ..!
Neye Yaklaşsam Sonu Ayrılık ve Kırgınlık..
Anladım ki MEVLA'dan Gayrisine yokmuş yakınlık...
Herşey O'nun izniyle ...
O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez.
(En'âm; 59)
»Tek çiçekle bahar olmaz diyenlere inat!
Her yürek için açan özel bir çiçek olduğunu ve fazlasının gerekmediğini ispatlamak için baharı bekliyorum.«
Ahmed Günbay Yıldız
....Ve sen yine denendiğinde
ve yine kalbin daraldığında
ve yine bütün kapılar yüzüne kapandığında
ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde. ..
Uzun uzun düşün ve hatırla yaradanını!
Resimlerle icerik öyle bütünlesmis ki mükemmel bir calisma olmus...
En önemlisi icerigindekiler cok degerli sözler ibret alinasi...Keyifle okudum...
Emegine saglik