Vatandaşın birisi kasabasına dönerken bataklığa düşmüş. Akşamın alacakaranlığında kurtarılması için "İmdat imdat, kurtaran yok mu" bağırıyormuş. Çırpınırken, adamın birisiyle uzaktan göz göze geliyor. -Arkadaş, ne oldu hayırdır? - Yahu bataklığa düştüm. Yok mu oralarda dal, ip gibi bir şeyler falan uzatıversen bana da kurtarsan buradan. Adam da uzaktan seslenerek diyor ki; -Kusura bakma arkadaş, ne ip uzatırım, ne de dal. Adam bataklığın içine yarıya kadar gömülmüş bir vaziyette "Neden uzatmıyorsun" diye sormuş. -Arkadaş sen şimdi tam da hazine arazisinin içindesin. Hazineden mal almak suçtur. Bataklığın içerisindeki adam ise: -Mal almak suçsa ben ne olacağım burada. Ölürüm ben burada o zaman. -Sen hiç merak etme. Ben şimdi kasabaya gider kaymakama senin bataklığa düştüğünü söyleyerim. O da ilçedeki mal müdürünü çağıracak. İkisi aralarında istişare edecekler ve seni oradan çıkarmak suç mu değil mi karar bir karar verecekler. Eğer çıkarmak suç değilse itfaiye gönderirler buraya. Sen hiç merak etme. Bataklıktaki adamda hayretler içinde kalarak, -Senin bu dediğin olana kadar ben burada ölürüm. -Yahu arkadaş ben sana ölmezsin demedim ki. Ölürsün ama en azından mevzuata uygun ölürsün.