Aşk

Son güncelleme:
  • Aşk

    Aşk denilen bu illet; ne kânun, kural tanır,
    Ne hüküm fermân dinler; ne arlanır, utanır...
    Dâvetsiz kapı çalar; zannetme ki usanır! ..

    Girdimi bir gönüle, nasıl yakar kavurur
    Perme-perişân eder, küller gibi savurur

    *Önüne geçmek* diye, deyim icâd bulmamış
    Bir tutulan, bir daha aslâ iflâh olmamış
    Göster! Hangi filinta, sâm-u zebûn solmamış?

    Yağız delikanlı mı, yiğit mi, demez vurur
    Şâh'a pençe taktımı, tâc-ı saltanât kurur

    Çökmesin bir yüreğe; inletir, süründürür
    Velî'yi deli eyler, Kırk hâle büründürür
    Tanınmaz mecâl verir, yek-pervâne döndürür

    Ne şeref, izzet kalır; ne de bırakır gurûr
    Deldirir ferhât gibi, önünde dağ mı durur?


    M. Engin Karatay
0 0 0