Kalbî ve ruhî hayatı itibarıyla kaybeden, cismanî ve dünyevî olarak kazanıyor görünse de aslında ziyandadır.
* * *
Yüce bir mefkûreye dilbeste olmuş dava adamının sadece yaptıkları değil mülahazalarının bütünü de o mefkûreye endeksli olur; olmalıdır da!..
* * *
İnsan ameliyle dolduramayacağı koca koca boşlukları niyetinin enginliğiyle doldurabilir.
* * *
Yuva bir toplumun molekülü gibidir. Yuvası yıkılmış bir toplumun ayakta durması söz konusu değildir.
* * *
Büyük bir hedefi gerçekleştirmek için ortaya konan vesileler gerçekleşmesi beklenen hedef kadar büyüktürler.
* * *
Siz, ALLAH'ın size verdiği imkanları sonuna kadar kullanın, sonra da işi Sahibi'ne bırakın. Hiç şüpheniz olmasın ki, O, hiç kimsenin sa'yini zayi etmez.
* * *
ALLAH rızasının orta direği ilâ-yı kelimetullahtır.
* * *
Başın büyüklüğüne göre dert de büyük olur.
* * *
Bütün bir tarih boyunca mansıp ve şöhretle beraber saffeti muhafaza edebilmiş insan sayısı iki elin parmaklarını geçmez, desek, mübalağa etmiş olmayız.
***
Öç alma duygusu mü'mine yakışmaz; bir kimsenin Cehennem'e gitmesini dileyerek ondan intikam almaksa insanlığa hiç sığmaz.
***
Din kendisiyle insanlar şekillensin diye gelmiştir; insanlar dini kendilerine göre şekillendirsinler diye değil.
* * *
Efendimizin dualarında seçtiği kelimeler şu cihan saltanatının Sahibi'nin kapısının tokmağını vururken mırıldanacağımız en isabetli söz cevherleridir ve o dualardaki nuraniyeti başkalarında görmek asla mümkün değildir.
* * *
Zat-ı Uluhiyet'i iyi tanıyıp gönülden sevmemiz O'nun hakkı bizim de en önemli vazifemizdir.
* * *
Müslüman olmak güzel, güzel müslüman olmak daha güzel ve güzel müslümanlıkta mütemadi olmak ondan da güzeldir.
* * *
Cenâb-ı Hak'ta mütekabiliyet ahlakı var. O (celle celâlühû), "Siz Beni anın, Ben de sizi anayım; Siz dua edin, Ben icabette bulunayım!" buyuruyor. İnanan gönüllere düşen böyle bir tenezzül-ü ilahînin hakkını vermeye çalışmaktır.
* * *
Osmanlılar tarihe ALLAH'ın bir lütfudur. Onların kıymetini anlamak için şimdilerde kan gölüne dönen coğrafyalara bakmak yeterli olsa gerektir.
* * *
Aklı, dehayı ve karizmayı bütün bütün nefyetmeyelim ama şunu da unutmayalım ki; aslolan meşîet-i ilahiyedir ve neticede hep ALLAH'ın murad buyurduğu olur. İşte bunun içindir ki, hep O Kudreti Sonsuz'a sığınmak iktiza eder.
* * *
İnsan işlediği günahın affedileceğini bilse bile o günahından dolayı hep ALLAH'tan haya etmelidir.
* * *
Amele güven ve itimat, insanda ALLAH'a güven ve itimat hissini azaltır.
* * *
Haybet yaşamak istemeyenler her işlerini bir bilene yahut bilenlere danışarak yaparlar.
* * *
Duymadan ve hissetmeden bin sene yaşamaktansa, duyarak, hissederek, şuurluca bir dakika yaşamak daha evlâdır.
* * *
Bir inançsıza iman hesabına tereddüt kazandırmak bile kâr sayılmalıdır.
***
Cenâb-ı ALLAH emanetinini ancak emanette emin olanlara verir. Ehil insanlar çıkana kadar emanet, hep nâehil oldukları zâhir kimselerin elinde dolaşıp duracaktır.
***
Diliyle 'ALLAH' deyip de yâd ellerde dolaşan bir sürü insan var. Dil 'ALLAH' diyorsa, vücudun her bir zerresi de O'nu söylemelidir.
***
Günahlara karşı oruçlu olunmalı ve küçücük bir günahla bile oruç bozulmamalıdır.
***
Terbiyeden nasipsiz insanlara daha fazla ilim tavsiye etmeyin! Aksi takdirde hem ona hem de başkalarına zarar verebilecek bir yolu açmış olursunuz.
***
Dert, hadiseleri insana çok farklı okutturur.
***
ALLAH'ın nimetlerini hatırlamak zımnî bir şükürdür.
***
"Ölüme hazır değilim" demek, genellikle tûl-i emelin sevkettiği bir yalandır. Bugüne kadar hazır olmayan bundan sonra olabileceğini nasıl teminat altına alabilir ki!
***
Ne kadar çok uyursanız, hafızanız o kadar çok kapanır.
***
Bir tek tâlibi bile olsa hak haktır.
***
Müslümanlığın itibarını korumak dini korumak kadar önemlidir.
***
Hak ve hakikat yolundaki başarıları ödüllendirmek, iyiliğe, dolayısıyla da dine ve ALLAH'a saygının gereğidir.
***
Bizim en büyük zaaflarımızdan biri de, akıl, mantık ve muhakemeyle davranılması gerekli yerlerde de hislerimizle hareket etmemizdir.
***
Hakikî bir müslüman hiç kimseyi aldatmayacağı gibi aldatmayı da düşünmez.
***
Hınç ve kine, hınç ve kinle mukabelede bulunmama bizim yüce ve yüksek ahlakımızın gereğidir.
***
Bizim mücazaatımız mükafaattan mahrum bırakmaktır.
***
Gönül bir taht ise şayet, bu tahtın Süleyman'ı Hazreti Muhammed (sallALLAHü aleyhi vesellem)'dir
* * *
Mücerred ilim bir şey ifade etmediği gibi mücerred gençlik de bir şey ifade etmez. Talim ve terbiye görmüş gençliktir ki, kendi milletini devletler muvazenesinde önemli bir konuma yükseltebilir.
* * *
Efendimiz (aleyhissalatü vesselam) doğru tilavet edilse varlık doğru okunmuş ve hakkıyla anlaşılmış olur.
* * *
Nârı nur söndürür.
* * *
Diyalektik bize küfür dünyasının armağanıdır.
* * *
İnsan günaha bir dakika bile hakk-ı hayat tanımamalı, kaydığı noktadan, düştüğü çukurdan bir an evvel kurtulmaya bakmalıdır.
* * *
ALLAH sizi sevmeyince siz de O'nu sevemezsiniz; ama şart-ı âdî planında siz O'nu sevmeyince O da (celle celâlühû) sizi sevmez.
* * *
Sizi hıfzeden melekler sayısınca şeytanların, imanınızı kapmak için fırsat kolladığını asla hatırdan çıkarmamalısınız!
* * *
Cenâb-ı Hak büyük mükafâtlar lutfedeceği insanları elli defa feleğin çemberinden geçirir. Önemli olan şartlar ne olursa olsun tavır değiştirmemek ve sâbit kadem olmaktır.
* * *
Hizmet-i imaniye ve Kur'aniyeye gönül vermiş insanların bütün tavır ve davranışlarından hasbîlik dökülmelidir. Hasbîlik, beklentisizlik demektir.
* * *
Bizim sokaktaki tavır ve davranışlarımız bile camideki, Kabe'deki tavır ve davranışlarımız gibi olmalıdır; çünkü, bir mü'min hiçbir yerde ulu-orta davranamaz.
* * *
Kendine güvenen insan ALLAH'a güvenme hissini yanlış yerde kullanıyor demektir. Mümin ALLAH'a güvenir, ALLAH'a dayanır.
* * *
ALLAH'ın rızasını kazanmak için, emredilen şeyleri yapma, nehyedilen şeylerden kaçınma ne kadar önemli ise, bunları niyaz ve tazarru ile desteklemek de o kadar önemlidir.
* * *
Samimiyetin önemli bir derinliği makul ve mantıklı davranmaktır.
* * *
'Çare' deyip kıvranan insanlar ALLAH'ın izniyle bir gün çareyi mutlaka bulurlar.
***
İ'lâ-yı kelimetullah bizim için gaye ölçüsünde bir vesiledir.
***
İnsan kendisiyle sık sık hesaplaşmazsa çok hesap yanlışlıklarına düşebilir; oysa hayat çok hesaplı götürülmesi gereken kıymetli bir sermayedir.