İhsan Doğramacı

Son güncelleme: 06.03.2010 13:49

  • İhsan Doğramacı (d. 3 Nisan 1915, Erbil, ö. 25 Şubat 2010, Ankara) Iraklı Türkmen doktor ve akademisyen, ilk YÖK başkanı. 10 Aralık 1981 - 10 Temmuz 1992 tarihleri arasında YÖK Başkanlığında bulunan İhsan Doğramacı, son olarak Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı görevini sürdürmekte iken 25 Şubat 2010 tarihinde vefat etmiştir.

    Osmanlı Devletinde, bugünkü Irak sınırlarındaki Türkmeneli bölgesinin Erbil şehrinde, Kale Mahallesinde doğdu. V. Murad zamanında yaşamış olan Doğramacızade Kara Mehmedin soyundan gelen Doğramacızade Ali Paşanın en büyük çocuğudur.

    İlk öğrenimini Erbil İbtidaiyyesinde, orta öğrenimini Beyrutta Beyrut Amerikan Üniversitesine bağlı International Collegede ( 1932) tamamladı. Üç yıl Bağdat tıp fakültesinde devam ederek sonra İstanbul tıp fakültesinde tamamlayarak 1938de doktor olarak mezun olmuştur. İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan (1938) sonra ihtisas çalışmalarını Ankara Numune Hastanesinde, Harvard Üniversitesine bağlı Boston Childrens Hospital ve Washington Üniversitesine bağlı St. Louis Childrens Hospitalda sürdürdü. 1942 yılında Sadrazam Mahmut Şevket Paşanın yeğeni, (Irak Başbakanlığı da yapmış olan) Hikmet Süleyman Beyin kızı Bağdat Amerikan Kız Koleji öğrencisi Ayser Hanım ile tanışır ve evlenirler. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde Doçent (1949) ve Profesör (1954) oldu. Çocuk Sağlığı Enstitüsünün, Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesinin ve Hacettepe Üniversitesinin kurulmasında büyük hizmeti geçti. Bu eğitim kuruluşlarında entegre tıp eğitimi sistemini ve öğretim üyelerinin tam gün çalışma düzenini gerçekleştirdi.

    Ankara Üniversitesi Rektörlüğü (1963-1965), ODTÜ Müteveli Heyet Başkanlığı (1965-1967), Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü (1967 - 1975) görevlerinde bulunan Doğramacı, bundan sonra Paris V Üniversitesinde öğretim üyeliğine atandı.

    1964-1973 yılları arasında Avrupa Rektörler Konferansı (Standing Conference of Rectors, Presidents and Vice-Chancellors of the European Universities - CRE) yönetim kurulu üyeliği, 1981den bugüne kadar Uluslararası Yükseköğretim Konferansı (International Conference on Higher Education - I. C. H. E. ) kuruluşunda yönetim kurulu üyeliği, başkanlık ve onursal başkanlık görevlerinde bulunan Doğramacı, bu suretle çeşitli ülkelerin yükseköğretim yönetim sistemlerini yakından inceleme olanağı buldu.

    Ayrıca Doğramacı Dünya Sağlık Örgütü tarafından Kamerun - Yaounde, Nijerya-İfe, Brezilya-Brasilia ve Kanada-Sherbrookeda tıp fakültelerinin kurulması ve eğitim programlarının düzenlenmesinde danışmanlık görevlerini yaptı.

    10 Aralık 1981 - 10 Temmuz 1992 tarihleri arasında YÖK Başkanlığında bulunan İhsan Doğramacı, halen Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı görevi yaptı.

    İhsan Doğramacı Almanya "Akademie der Naturforscher" Leopoldina, Hindistan National Academy of Medical Sciences, Fransa Académie Nationale de Médecine, Amerika Academy of Pediatrics, Azerbaycan Elmler Akademiyası ile İngiltere Royal College of Physiciansın asli üyesi ve İngiltere Royal College of Pediatrics and Child Healthın kurucu üyesidir.

    Doğramacı, tedavi gördüğü Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde, çoklu organ yetmezliği nedeniyle öldü.

    `İhsan Doğramacı Barış Vakfı`nın ve Erbil Vakfının kurucusudur. Erbil Vakfın mal varlığı 15 bin ABD Doları ve 18 bin 600 YTL olarak belirlendi. Merkezi Ankara olan vakfın kuruluş amacı eğitim, kültür ve sağlık faaliyetlerine destek ve katkıda bulunmak.

    "Erbil Türkmenleri Listesi"ni Erbil asıllı olan İhsan Doğramacı, Erbilde kurmuş olduğu İhsan Doğramacı Vakfı aracılığıyla desteklemektedir. Bölgede İhsan Doğramacı Vakfının sağlık, sosyal, eğitim ve kültürel alanda birçok projesi bulunmaktadır. Şu anda Erbilde vakfa ait birçok okulun yanı sıra bir de hastane bulunmaktadır. Bunun yanında yine Erbilde Bilkent Üniversitesinin bir fakültesi kurulmaktadır.

    İhsan Doğramacı arkasında üstün hizmetlerle dolu bir uzun ömür bırakarak Rahmet'e kavuştu. Bayrak şimdi hayırlı halef olan oğlu Prof. Dr. Ali Doğramacı'da... Ona ve Doğramacı ailesine ve İhsan beyin soylu, erdemli ve insancıl eşi Ayser Hanımefendi'ye uzun ve sağlıklı ömür diliyorum. Türkiye-Azerbaycan Dostluk ve Dayanışma Vakfı'nda birlikte çalışmış olmamızı övünç kaynağı olarak görüyorum.
    Doğramacı'yı neden mi övüyorum? Hayır övmüyorum. Sadece yetişen nesillerimizde onunla ilgili bir merak uyandırmak istiyorum. İstiyorum ki, gençlerimiz olumlu işler yapan ve
    dünya çapında başarı ortaya koyan Türklerin var olduğunu da bilsinler ve onları örnek alsınlar.
    Doğramacı'nın aslı Kuzey Irak Türklerindendir. Erbil şehrinde doğmuş ve tıp öğrenimi için İstanbul'a gelmiştir. Doğduğu yerin insanlarının sıkıntılarını unutmamış ve oralarda açtığı okullarla, gösterdiği büyük ilgilerle kendisini sevenlerin gönlündeki yerini büyütmüştür. Doğramacı, söylemeliyim ki, sadece Kuzey Irak Türklüğüne değil, bütün Dünya Türklüğüne ilgi duyan ve bu ilgisini eyleme dönüştüren bir insandır.
    Doğramacı üreten, iş yapan, yaptığı işi de dünya ölçeklerinin üstüne çıkarmasını bilen bir insandır. 1955 yılında Hacettepe Çocuk Hastanesi'ni kurmuş ve bu hastaneye kan bankası bölümü eklemiştir. Uzmanlar böyle bir kuruluşun o zaman Amerika'nın çocuk hastanelerinde bile olmadığını söylüyorlar.
    1967 yılında Doğramacı'yı Hacettepe Üniversitesi'nin kurucusu olarak görüyoruz. Bu üniversitede gerçekleştirdiği Tıp Fakültesi eğitim sistemi dünyada büyük yankılar yaptı. Avrupa gazeteleri 'Tıpta reform yapan Türk', 'Biz Türkiye'ye ekonomiyi düzeltmesi için Jean Timbergen'i gönderdik. 'Türkiye'de bize tıp eğitimini düzeltmesi için İhsan Doğramacı'yı gönderdi' diye başlık attılar.
    Bilkent Üniversitesi, Doğramacı'nın eğitim sistemimize büyük bir armağanıdır. Temel ve teknik bilimlerin yanı sıra müzik ve sanatın diğer alanlarında yükselen bir bilim yuvası olan
    Bilkent Üniversitesi, onun ve oğlu Prof. Dr. Ali Doğramacı'nın olağanüstü çaba ve yeteneğiyle gerçekleşti.
    Doğramacı uzmanlık alanında da dünyada saygı uyandıran bir kişiliktir. Dünyanın tanıdığı bir çocuk doktorudur. Milletlerarası Pediatri Kurumu Başkanlığı'nı yapmış ve 1993 yılında, Türk Dünyası Pediatri Kurumlar Birliği'ni kurmuştur. 1995 yılında dünyanın en çok bilinen ve aday gösterilen, 14 üstün başarılı bilim adamı arasından seçilerek Birleşmiş Milletler örgüsü tarafından verilen 'Maurici Pate' ödülünü almıştır. Birçok uluslar arası kuruluşta önemli görevler yapmıştır.
    Taşkent'te kurulan 'İhsan Doğramacı Milletlerarası Çocuk Merkezi' ilginç bir örnektir... Türkiye de ve dünyadaki eserlerini saymak bile zordur...
    Çocukluğu Erbil'de geçmiş İhsan beyin... İşgalci İngilizler, halklara kültür özgürlüğü veriyoruz diyerek Türklere Türkçe eğitime izin vermişler. Öğretmenlerinin Türklükten, Çanakkale'den, Atatürk'ten ve Milli Mücadele'den söz edişlerini hatırlarken gözleri yaşarıyor du...
    11 vakfın kurucusu 'Dev Türkmen' bir de Irak'ta vakıf kurmuş. 5 milyon doları hemen yatırmış ve 25 milyon dolarlık da arsa bulmuş. Merkezi Erbil'de... Türkmenelinin öteki yerlerinde de şubeler açılıyor. Okul öncesinden, üniversiteye kadar eğitim yapan bir vakıf.
    Birleşmiş Milletler bünyesinde 'İhsan Doğramacı Pediatri Ödülü' olduğunu ve bu ödülün 2007'de Azerbaycan Cumhuriyeti birinci hanımı Mehriban Aliyeva'ya verildiğini ve B.M.'de Azerbaycan 'Otağı'nın açıldığını biliyor muydunuz?
    Diyorum ki iş yapan adamların da değeri bilinsin. İhsan Doğramacı niçin dev adam? Hacettepe'yi, Bilkent'i gördünüz değil mi? Türkiye'de İhsan Doğramacı diye bir insan yaşamamış olsaydı o dev kurumlar ortaya çıkmazdı. Dev olmak dev çapında işler yapmakla olur. Bâni binasından bilinir; eser müessirden anlaşılır.
    İnancımıza göre insanlar ölünce sevap defteri kapanır. Sadece cari sadaka yapanlarınki, hayırlı evlat yetiştirenlerinki ve eser bırakanlarınki kapanmaz. Onlar var oldukça sevap hanesine yazılır. İhsan bey de üçü de var...
    Yarın doğrudan eseri olan Bilkent kentin de yaptırdığı camideki mezarına konulacak İhsan bey... Ve gönüllerde yaşayacak... Unutulmayacak... Değeri zaman geçtikçe daha iyi anlaşılacak...


    Namık K.Z.
#06.03.2010 13:49 0 0 0