Bu başlık altında yeni bir yazı dizisine başlıyorum. Dünyadaki çoğu yabancı ünlü şahsiyetlerin aslen Türk olduklarını göstereceğim. Bunların kimi Müslüman, kimi başka bir dinden kimi de ateist.
Sanıyorum böyle bir çalışma şimdiye kadar Dünyada yapılmış değil. Alanında ilk olan bir çalışmadır. Gözlerinize inanamayacaksınız!
Artık ezberlerimizi bozma zamanı geldi. Hazır olun. Tarih yeniden yazılıyor.
İlk olarak çok ünlü bir kişilikle başlayalım;
Hz. Muhammed Türk müydü?
'Hz. Muhammed'in kökeni ve Ehl-i beyt'in Türkler tarafından neden bu kadar sevildiği hakkında bazı bilinmeyenleri sizlerle paylaşmak istedim..
Hazreti Muhammed, Hz İbrahim'in soyundandır. Hz. İbrahim ise, Sümer kavmine gönderilen bir peygamberdir.
Sümerler hakkında yapılan bir çok bilimsel araştırma sonucunda, Sümer ırkı yerli ve yabancı Sümerologlar tarafından Türk ırkı (Turani bir ırk) olarak kabul edilmektir.
Sümerler mezapotomya milletlerinin genel adıdır. abi. ad, semud ve ba'al kavimlerinde oluşmuşlardır. Hz. Muhammed(s.a.v) efendimizin kökeni Araplarda Adnani'ler diye geçen Arap kökenli olmayıp 'Araplaşmış Arap' diye tabir edilen bir kavimden gelir..
"Araplar bendendir, ama ben Arap değilim" Hadis-i Şerif'i belki de bu gerçeği açığa vurmaktadır.
Ve ilginç olan yapılan araştırmalar sonucunda Adnanilerin aslında beyaz bir ırk olduğu görüldüğüdür (esmer tenli Arapların aksine)
Yine, Hz. İbrahim'in oğlu, Hz İsmail'in soyundan gelen, Hz Muhammed'de bir çok hadis kaynağında kendi soyunu İbrahim(a.s)'a dayandırdığını görürüz.
Hz. İbrahim'in iki oğlundan, Hz İsmail Mekke'de yaşamış ve orada vefat etmiştir. Hz İbrahim diğer oğlu İshak Kudüs'e gitmiştir. Burada hemen belirtmek gerekir ki, Bütün peygamber'lerin soyu, ve Hz. İbrahim'in soyuna dayanır. Bu Hıristiyan, Yahudi ve dahi birçok semavi dinde böyledir. Ve Dinler arasında bu konuda bir çelişme yoktur.
Beklide Hz. Muhammed bu nedenle bir hadis-i şerifinde "..Kendisinin her kavimle bir akrabalığı olduğunu.." söylemiştir.
Hz. Muhammed'in, Neden Medine'ye hicret ettiği de çok önemle üzerinde durulmalıdır. Peygamberi medineye bizzat davet eden İsrail oğullarından Yahudi olan, Evs ve Hazrec kabileleri Sümer asıllı Yahudilerdendi. Yani (Yahudi olan hazar Türkleri gibi), Sümerler'in dağılışı sırasında Yemen'e göçmüşlerdi. Medine'ye gelişleri daha sonraydı. (Bu konuda yazara katılmıyorum. Hz. Muhammedi Medineye davet eden Evs ve Hazrec, yani Hicretten sonra ENSAR(yardım eden) olarak adlandırılacak Medineli kabileler yahudi değildi. Medineli Yahudiler ayrı bir grup oluşturuyordu. Yanlız bu Evs ve Hazrec kabileleri Sümer kökenli Türkler olabilir! Unutmayalım Biz Türklerin çok saygı duyduğu İstanbuldaki Eyüp Sultan Hz. de Medineli ve Ensardandı, yani Türk asıllı olma ihtimali var. Türklerin alacağı İstanbula önceden geldi ve kuşatmada vefat etti. Peygamberin teşvikiyle İstanbula geldi.
Akabe biatinde "Muhammed bizdendir" demişlerdi ve Hazreti Peygamber, Sümer ırkından gelen, Evs ve Hazrec kavimlerine hitaben,
"Kanınız kanımdandır" yanıtını almışlardı..
Asıl ilginç olan olan ise, putperest, Kureyş kabilesi ile Hz. Ali'nin babası ve Hz. Muhammed'in amcası Ebu Talip arasında geçen şu diyalogdur:
" Ey Ebu Talip! Ya yeğenini susturup davasından vazgeçir! Ya da Türk yurtlarına çekilip gidin!.."
Ebu Talip, bu tehdit dolu talebe, 94 beyitten oluşan "Kaside-i Lamiyye" ile cevap verdi. İşte o şiirden bazı bölümler:
"Düşman bizim gücümüze boyun eğip kahroluyor
Halbuki onlar bizim Türk ve Aftalitler kapılarına sığınmamızı isterler
Allah'ın evine ant olsun ki sizler yalan söylüyorsunuz/
İşleri karmakarış etmeden ne Mekke'yi terk/
Ne de buralardan Türk yurtlarına gitmeyeceğiz."
Ebu Talip'in bu şiirinde Türkler yanında "Aftalitler" yani "Akhunlar" dan söz etmesi oldukça ilginç ve önemli. Demek ki Araplar Hazreti Peygamber'in soyunu sopunu çok iyi biliyorlardı.
Hazreti Peygamber'in torunu Hazreti Hüseyin'in Kerbela olayından önce Türk yurtlarına gitme isteği, Yezit tarafından reddedildi, çünkü Hazreti Hüseyin Horasan'daki soydaşlarıyla birleşerek tekrar gelecekti
Bir gün Peygamberimiz ashabıyla otururken, bilinmeyen bir dille "Ne güzel üzüm" dedi. Sahabe anlamayarak "Ya Muhammed Arapça konuş" dediler. Yüce Peygamber: "Durun yakınmayın, ben köküm olan Hz. İbrahim'in dili ile konuşuyorum, Arap benden ama ben Arap'tan değilim" diye yanıt verdi
Yazın oluşturulurken yararlanılan kaynak: Muharrem Kılıçın Gizlenen Türk Tarihi/Hazreti Muhammed'
Dinimizde türklük araplık önemli değil ebu cehil de arapdı ama inanmıyordu önemli olan Allah c.c. varlığına ve birliğine kalben inanmak dil ile söylemek Allahın emirlerine uymaktır.
Allah katında İnsanlar arasındaki üstünlük ancak takva iledir
İslam ırk ayrımcılığını kesin olarak reddetmiştir. Üstünlük takva iledir. Üstelik Hz peygamber başka bir ırktan bile olsa bizim peygamberimizdir. Varlık sebebimizdir. Allah'ın selamı onun ve ümmetinin üzerine olsun. Alemlerin peygamberine selam olsun. Bu baş bu beden yoluna feda olsun.
Evet İşlm dini keinlikle ırk ayrımcıığına Karşıdır.Ayette Allah celle celalehu derki"ben sizleri ayrıayrı renkler ve ayrı ayrı dillerle yarattım,taki tanışasınız anlaşasınız diye".İslam dini mazlum milletlerin omuzuna basarak kendi milletini yükseltmeye karşıdır.Zalim milletlerin kahretilmeside Allahın emridir.Yoksa sybaşakan ve nichole kardeşleriminde dediği gibi üstünlük takva ile olur ,ırkın üstünlüğü olmaz.Ama birde şu var benim babamn ilaca ihtiyacı varken bende tutup o ilaçla komşumu iyileştirmem.Aksini iddia eden yalan söylemiş olur.Konuya ilginize teşekkür ederim arkadaşlar,inançlı kişiler hemen belli oluyor.
siz ne diyorsunuz ya milliyecilik okadar kanınıza işlemizki efendimizi bile karıştırmaya başladınız efendimiz hangi ırktan olduğunu kuranı okuyun ordan görürsünüz ne diyorsunuz ne söylediğinizin farkındamısınız dini resmen ırklığa alet ediyorsunuz efendimiz müslümandır türk kürt arap ne farkeder kim buna takıyor ayrıcada efendimiz araptır bukadarmı olur bunu anlatan hadislerde vardır kafanıza göre yazılar yapıp günaha girmeyin
Peygamber efendimizin ırkı
Sual: Peygamberimizin ırkı ne idi?
CEVAP
Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Araptır. Arap, güzel demektir. Mesela, lisan-ı Arap, güzel dil demektir. Coğrafyada Arap demek, Arabistan yarımadasında doğup büyüyen ve onların kanından olan kimse demektir. Peygamber efendimizin akrabasını, Arapları sevmek ve saymak ibadettir. Onları her Müslüman sever. Anadolu'ya misafir gelen esmer fellahlar ve zenciler; saygı gösterilsin diye kendilerini, Arap diye tanıttırmış, Anadolu'nun temiz, saf Müslümanları da Araba olan hürmetlerinden dolayı, bunları sevmişlerdir. Çünkü, dinimizde siyah beyaz ayrımı yoktur.
Siyah bir Müslüman beyaz bir kâfirden çok üstün, çok daha kıymetlidir. Siyah olmak, imanın şerefini azaltmaz. Resulullah efendimizin çok sevdiği Hazret-i Üsame ve Bilâl-i Habeşi hazretleri siyah idi. Ebu Leheb ve Ebu Cehil kâfirleri beyaz idi. Allahü teâlâ insanın rengine değil, iman ve takvasına kıymet vermektedir.
Siyahların, esmerlerin kendilerini Arap olarak tanıtmaları, İslam düşmanlarının işlerine yaradı. Bu düşmanlar, siyah insanları, aşağı ve iğrenç olarak tanıttılar, köle olarak kullandılar. Arabı siyah olarak tanıtmaya, böylece Müslümanları Peygamber efendimizden soğutmaya uğraştılar. Siyah resimlere, kara köpeklere, resmin negatif filmine Arap dediler. Arap saçı, Arap sabunu, kara Fatma böceği gibi uydurma isimlerle Arap milletini kötülediler. Aşağıda Peygamber efendimizi öven hadis-i şerifler ayrıca Arap milletinin de üstünlüğünü göstermektedir.
(Allahü teâlâ, beni insanların en iyilerinden vücuda getirdi.) [Tirmizi]
(Her asırdaki insanların en iyilerinden dünyaya getirildim.) [Buhari]
(Allahü teâlâ, İsmail aleyhisselamın soyundan Kureyşi seçti, Kureyşten de, Haşimoğullarını sevdi. Onlardan da, beni süzüp seçti.) [Müslim]
(Ensarı müminden başkası sevmez, münafıktan başkası da buğzetmez.) [Buhari]
Şimdi gerçek Arap çok azalmıştır. Çoğu Asya'ya cihada gitmiş, bir daha dönmemiştir. Arap bu kadar övüldüğü halde, ırkçılık yapanlarının Cehenneme gideceği de bildirildi. Bir hadis-i şerifte, (Arap, ırkçılık yüzünden sorgusuz sualsiz Cehenneme atılır) buyuruldu. (Ebu Ya'la)
Kâfir olan bir Arap, Müslüman Fransızdan üstün olamaz. Böyle bir ırkçılık dinimize aykırıdır. Dinimizde ırkçılık yoktur. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Ey insanlar, sizi, bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah indinde en üstününüz, takvada en ileri olanınızdır.) [Hucurat- 13]
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Rabbiniz bir olduğu gibi, babalarınız, dininiz ve Peygamberiniz de birdir. Arabın Aceme, [Arap olmayana] Acemin Araba üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızının karaya, karanın kırmızıya üstünlüğü yoktur. Hiçbir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.) [İbni Neccar]
(Irkçılık yapan, ırkçılık için savaşan ve ırkçılık uğrunda ölen, bizden değildir.) [Ebu Davud]
Arap milletinin üstünlüğü
Sual: Dinimizde ırkçılık yoktur. Ancak, genelde bir millet diğer milletlerden üstün olamaz mı?
CEVAP
Elbette olur. Genelde bazı milletler cömert, bazıları cimri olur, bazıları yiğit bazıları korkak olur. Bazıları çalışkan, bazıları tembel, bazıları kavgacı, bazıları uysal olur. Ama bir millet toptan hep böyle olmaz. Bir babanın bile iki evladı olsa biri iyi, öteki kötü olabilir. Âdem aleyhisselamın oğlunun birisi çok uysal bir mümin idi, öteki ise zalim bir kâfir idi. Resulullah efendimizin amcasının biri mümin, öteki kızıl kâfir idi. Buna rağmen Arap milleti genelde üstün vasıflara haizdir. Bu soylu Arap milletinin Arabistan'da kalmadığı din kitaplarında yazılıdır. Seadet-i Ebediyye kitabında diyor ki:
(Bugün, Arabistan'da, Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevverede bulunanlar, asırlar boyunca, Afrika'dan, Asya'dan ve diğer yerlerden gelip yerleşen yabancıların soyundandır. Sultan ikinci Abdülhamid hanın amirallerinden Eyyub Sabri paşa, beş ciltlik Türkçe (Mirat-ül-Haremeyn) kitabında, koca Mekke şehrinde, iki Arap evinin kalmış olduğunu yazmaktadır. Bugün ise hiç yoktur.)
Arap, kelime olarak güzel demektir. Zenciler ve fellahlar Arap değildir. Müslüman olan Araplar hakkında bir çok hadis-i şerif vardır. Bazılarının mealleri şöyledir:
(Allahü teâlâ, insanlar içinden seçtiklerini Arabistan'da yerleştirdi. Bu seçilmişlerden de, beni seçti. O halde, Arabistan'da bana bağlı olan Müslümanları seven, benim için sever. Onlara düşmanlık eden, bana düşmanlık etmiş olur.) [Taberani]
(Şu üç sebepten dolayı Arabı sevin: Ben Arabım. Kur'an Arapçadır ve Cennet ehlinin lisanı da Arapçadır.) [Taberani, Hâkim, İbni Asakir, Abdürrazzak]
(Fakirleri sevin ve onlarla oturup kalkın. Müslüman Arabı da kalbden sevin.) [Hâkim]
(Arabı ve onların bekasını da sevin. Çünkü onların bekası İslam'da nurdur. Son bulmaları ise İslam'da zulmettir.) [Ebuşşeyh]
(Ebu Bekri ve Ömer'i sevmek sünnet, buğz etmek küfürdür. Ensarı sevmek imandandır, buğz etmek küfürdür. Müslüman Arabı sevmek de imandandır, buğz etmek küfürdür.) [İ.Neccâr]
(Arabı sevmek iman alameti, buğz ise münafıklık alametidir.) [Hâkim, Beyheki, Dare Kutni]
(Kureyş'i sevin. Çünkü Allahü teâlâ, onları sevenleri sever.) [Taberani]
(Arab, yeryüzünde Allahü teâlânın nurudur. Onların yok olması zulmettir. Onlar yok olunca, nur gider, zulmet gelir.) [Hâkim]
(Dört kabilesi hariç, Arabın hepsi İbrahim oğlu İsmail evladıdır.) [İ.Asakir]
(Ehli beytimin, Ensarın ve Arabın hakkını tanımayan, ya münafık, veya veledi zina, yahut haram karışmıştır.) [Beyheki, İ.Adiy, El Baverdi]
(Arabın helak olması kıyamet alametidir.) [Tirmizi, Taberani]
(Bana buğz eden dinden ayrılır. Müslüman Araba buğz eden bana buğz etmiş olur.) [Tirmizi, Taberani, İ.Ahmed, Beyheki, Ebu Ya'la, Hâkim]
Arap Yahudi kardeşliği
Sual: Araplarla Yahudilerin aynı ırktan geldikleri doğru mudur?
CEVAP
Evet, doğrudur. İbrahim aleyhisselam, hanımı Sare (Sara) validemiz, 70 yaşına geldiği halde çocuk sahibi olamayınca, Hacer isminde bir cariye ile evlendi. Bundan İsmail aleyhisselam doğdu. Sare validemiz de, Allahü teâlâya kendisine de bir çocuk vermesi için dua etti. Allahü teâlâ, ona da bir çocuk ihsan etti. Bu da, İshak aleyhisselam idi. İsmail aleyhisselam Arapların, İshak aleyhisselam da İbranilerin ceddi oldu. Yani, Araplarla İbraniler [Yahudiler], aynı babadan; fakat ayrı analardan gelme kardeş oluyorlar. İbrahim aleyhisselam ise, Muhammed aleyhisselamın dedelerindendir. Bütün ırklar ise, Âdem aleyhisselama varmadan, Nuh aleyhisselamda birleşiyor.
Türk doğduğum içinAllahıma hamd olsun.Mensubu olduğum bu necip milletin bir ferdi olduğum için Allahıma şükürler olsun
Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse, Allah Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorlu, kendisinin onları seveceği, onlarında kendisini seveceği bir kavim getirir ki; Onlar Allah yolunda savaşırlar ve hiçbir kınayanın kınamasından çekinmezler. Bu Allah'ın lütfu inayetidir ki, onu kime dilerse ona verir. Allah ihsanı bol olan, en çok bilendir. (Maide suresi:54)
Bu ayet-i kerimenin, başta Vani Mehmed Efendi, Elmalılı Hamdi Yazır, Ömer Nasuhi Bilmen, Bediüzzaman Said-i Nursi ve Celal Yıldırım Hoca başta olmak üzere bir çok İslam alim ve mütefessire göre Türkler'i işaret ettiği kabul edilmektedir.
• Kaşgarlı Mahmut Divanı Lügat-it Türk isimli eserinde Buhara ve Nişabur hadis imamlarından şu hadis-i kutsi'yi rivayet etmektedir: "Ulu ve Aziz olan Allah diyor ki; Benim Türk ismini verdiğim ve doğuda yerleştirdiğim bir takım askerim vardır ki, her hangi bir kavme karşı gazaba gelecek olursam o Türk askerimi işte o kavmin üstüne saldırtırım." (Kaşgarlı Mahmut, Divanı Lügat-it Türk, C.1., 294 -1333 İst basımı)
• Kostantiyye (İstanbul) mutlaka feth olunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır ve o asker ne güzel askerdir. Buhari (et-Trah-ul Kebir, cilt 1, kısım 2, sayfa: 81) Ahmed bin Hanbel (Müsned IV/42, kahire 1313) El-Hakim (el-Müstedrek IV/42-422, Haydarabat 1335)
• Türk dilini öğreniniz, çünkü Türlerin çok uzun sürecek bir hâkimiyetleri vardır. (Kaşgarlı Mahmut, Divanı Lügat-it Türk, C.1.,s:3 -1333 İst basımı)
• Benim ümmetimi öyle bir kavim sürüp, kovalayacaktır ki; onların yüzleri (yuvarlak ve) enli, gözleri (çekik ve) küçük, çehreleri sanki üzeri derilerle kaplanmış kalkanlar gibidirler. Onlar üç defa Arabistan yarımadasına kadar ilerleyeceklerdir. İlk istilada onların önlerinden kaçanlar kurtulacaktır. İkinci istilada hücuma uğrayanlardan bazıları helak olacak ve bazıları da canlarını kurtaracaklardır. Üçüncü istilada ise onların kökleri kesilecektir (Artık istilalar son bulacaktır) işte onlar Türkler'dir. Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, Türkler (çok yakın bir gelecekte) atlarını Müslüman mescidlerinin direklerine bağlayacaklardır. Ebu Davud (Nuseym b. Hammad, Kitabü'l Fiten, Atıf Ktp. No: 602, V.121122)
• Türkler size ilişmedikçe sizde onlara ilişmeyiniz. Çünkü milletimin mülkünü ve Allah'ın ona olan ihsanını en evvel Kantura (Türk) nesli alacaktır. İmam Taberani (Mu'cem'ül-Kebir ve Mu'cem'ül Evsat isimli eserinde)
• Habeşliler sizle uğraşmadıkça siz de onlarla uğraşmayınız. Hele Türkler size dokunmadığı sürece siz de Türkler'e (sakın) dokunmayınız! Ebu Davud (Sünen-i Davud, IV.s:112)
Yukarıdaki hadis-i şerif Cüveydi tarafından şöyle nakledilmiştir: "Türkler sizlere dokunmadıkça siz de Türkler'e dokunmayınız. Zira onlar çok sert ve haşin tabiatlı kimselerdir." (El-Cüveyni; Tarih-i Cihan-güşa, 1, s:11)
Aynı hadis-i şerifi Hamavi ise ashabdan Hz. Muaviye'den şöyle nakletmiştir: "Sakın onların üzerine süvari birlikleri göndermeyiniz (harp etmeyiniz) Türkler ve Habeşliler size dokunmadığı sürece siz de onlara dokunmayınız."
• İmam Taberani Hz. Muaviye'den şöyle nakleder: İbn-i Zi'l Kela anlatıyor: Bir gün Muaviye'nin yanındaydım. Ermeniye vilayetinin valisinden posta geldi. Muaviye valinin mektubunu okudu, hiddetlendi; sonra kâtiplerinden birini çağırdı ve ona valinin tahriratına şöyle yaz, dedi. 'İdarendeki araziye Türkler'in akın ve yağma ettiklerinden bunun üzerine arkalarından takip kuvvetlerini sevkettiğinden ve bu takipçilerin yağma edilen şeyleri onlardan istirdat etmiş olduklarından bahsediyorsun. Anan sana matem tutsun, sakın bir daha öyle bir harekette bulunma, Türkleri kışkırtma ve onlardan hiç bir şey istirdat etme. Çünkü ben Resulullah'dan işittim. Buyurdu ki; "Türkler yavşan otu biten yerlere (Avrupa'ya) kadar ilerleyeceklerdir."
• Hıfz, on kısma ayrılmıştır: Dokuzu Türkler'de, biri diğer insanlardadır. (Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi (Ramuz'ul-Ehadis 4140 nolu hadis)
Hıfz kelimesi bazı kitaplarda hafızlık, kavrama kabiliyeti olarak tercüme edilmiştir. Merhum Mehmed Vani Efendi'ye göre ise muhafazakârlık yani dinini, milletini, vatanını, maddi ve manevi değerlerini, örf ve âdetlerini, namusunu koruma duygusunun her milletten çok Türk milletindedir.
• Taberi şöyle anlatmaktadır: Hz. Peygamber Arap kabilelerin hücumu yılında (Hendek savaşı) Medine'nin etrafında kazılmak istenen hendeğin sınırlarını çizdi... Biz hiçbir zaman bu sınırları aşmak istemiyorduk. Salman hendekten çıkarak Hz. Peygamberin bulunduğu yere geldi. Bu sırada O bir Türk çadırını kurmakla meşgul bulunuyordu. (et-Taberi II. S:568)
• Ebu Said el-Hudri demiştir ki; Hz. Peygamber ramazanın ilk on gününde itikâfa girmiştir. Sonra ortasındaki on günde tentesi üzerinde hasır bulunan bir Türk çadırında itikâfa girmiştir. Ebu Müslim.
• Resulullah Efendimiz bir gece rüyasında peşine önce siyah bir koyunun, sonrada bir beyaz koyunun takıldığını görüyor. Sabahleyin mescid-i saadete gelip namaz kıldırdıktan sonra sırf iltifat olsun diye bu rüyanın yorumunu Ebubekir Sıddık Hazretlerine bırakıyor. Bu iltifata hem sevinen, hem de mahcup olan Ebubekir (r.a): "Mademki, öyle arzu buyurdunuz, yorumunu yapayım. Ey Allah'ın Peygamberi1 Peşinize ilk takılan siyah koyun Arapları, sonra da takılan beyaz koyun beyaz bir ırkı temsil eder. Yani önce Araplar size inanıp peşinize takılacak, sonra da beyaz bir ırk İslam'a girip size uyacak..." rüyadaki siyah koyun Arapları, beyaz koyun ise Türkler'i işaret etmiştir. Çünkü bir müddet sonra beyaz yüzlü olan Türkler İslam'a girmişlerdir.
• Ata, bana İbnu Hişamın kadınları erkeklerle karışık olarak tavaftan yasakladığı zaman dedi ki: "O bunu nasıl yasaklar, Resulullah (sav)ın zevceleri bile erkeklerle birlikte haccettiler!" Ben Ataya sordum: "Onların beraber hacdan örtünme emrinden önce miydi, sonra mıydı?" "(Evet, kasem olsun) buna, ben örtünme emrinden sonra şahid oldum!" diye cevap verdi. Ben tekrar sordum: "Pekala erkeklere nasıl karışırlardı?" Şu cevabı verdi: "Erkeklere karışmazlardı, Hz. Aişe (ra) erkeklerden ayrı olarak tavaf ederdi, onlara karışmazdı." Hatta bir kadın kendisine: "Ey müminlerin annesi, yürü (Hacerül-Esvede elimizi değerek) istilam edelim!" demişti de Hz. Aişe ona: "Sen dilediğin şekilde git" deyip kendisi gitmekten imtina etmişti. Onlar geceleyin kim oldukları bilinmez halde çıkarlar, (erkeklerle beraber tavaf yaparlardı.) [Beytullaha girmek istedikleri zaman da, erkeklerin tamamen çıkarılmış olmalarına kadar durup beklerler, sonra girerlerdi.] (Ata devamla): "Ben (Mekke kadısı) Ubeyd İbnu Umeyrle birlikte, Müzdelifedeki Sebir dağında mücavir (yani ikamet eder) olan Hz. Aişe (ra)nin yanına giderdim" dedi. Ben hemen sordum: "Pekâlâ Hz. Aişenin örtüşü ne idi?" "Keçeden yapılmış küçük bir Türk çadırının içindeydi. Çadırın bir perdesi vardı. Aişe (sav) ile bizim aramızda bu perdeden başka bir şey yoktu. Ben Hz. Aişenin üzerinde gül renginde bir zıbın gördüm." (Ravi (r.a.): İbnu Cüreyc Kaynak: Buhari, Hacc 64)
• Ebu Sekine (ki Muharrerlerden bir kimsedir) Resulullah (sav)ın bir sahabesinden naklen anlatıyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizi bıraktıkları müddetçe siz de Habeşileri bırakın. Sizi terkettikleri müddetçe Türkleri terkedin." (Ravi (r.a.): Ebu Sekine Kaynak: Ebu Davud, Melahim 8, 4302)
işte sizin yalnışınız bu kardeş türk olduğum için allahıma şükürler olsun değil müslüman doğduğum için şükredeceksiniz müslüman bir aileden olduğumuz için şükredeceğiz arabım türküm kürdün neye yarar diyer tarafta ırkınımı soracaklar sen türkmüsün hayır ırkını değil sen hangi ümmettensin dinini kimin ümmetinden olduğunu soracaklar şu dünyanın haline bak efendimiz onu öldürmek istiyenlere bile sofrasını açardı onda ırk farkımı vardı ama neyazikki biz ona layık ümmet olamak yazık bize
Bir peygamber kalmıştı türkleştirmediğiniz onu da yaptınız helal olsun .
İyi güldürdünüz beni teşekkür ederim konuyu komik yazılar bölümüne alsanız daha çok hit alır
Şaman kardeşim.Her aklımıza gelen her şeyi biz buraya yazacak olsak site çöker.
Peygamberimiz Türk olsa ne olur olmasa ne olur?.Yahu ortalığı karıştırma da başka şeylerle uğraş.
Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.Halen de Türklükten dem vuruyorsun..Bu tartışılacak konu mu?
Allah'ın huzuruna çıktığımızda; "Sen Türk değilsin, doğru cehenneme gir!" mi diyecek?.Irkçılığı, milliyetçiliği bırakın yahu.Sümerler dediğin putperest insanlardır.Kureyş kabilesi putperestti sonradan müslüman oldular.
Bir kere, senin "Hz.Muhammed Türk müydü" başlığı bile bize abes geldi.
O; İngiliz, Fransız, Alman veya Japon olsaydı ona bakış açınız değişecek miydi?.Gülünç duruma düşmeyin.Allah, dilediği yerden Peygamberler göndermiştir.Sen onun sünnetlerini uyguluyor musun yoksa uygulamıyor musun.Yani sünnetleri yaşıyormusun?.İşte bütün mesele bu.Yaşamıyorsan hiç konuşma hakkın yok burada.Sen onun kaybolan ve unutulan sünnetlerini meydana çıkar işte sana 100 şehit sevabı verilir.
Herkes mensup oldugu irkiyla gururlanir elbet.Ben Türküm ama onun öncesinde "Müslümanim" Allahima cok sükür...
Yaziyi hayretler icinde okudum...
Onsekiz bin aleme gönderilen Rahmet Peygamberinin Efendimizin(s.a.v)
her is bitti de Türk mü degil mi diye arastirmasi basladi...
Üstünlük irkta degil insanin inanciyla olur...
Peygamber Efendimiz (s.a.v) nasil böyle bir tartismaya alet ediliyor anlam veremedim...Kelimelerimi öylesine dikkatli seciyorum ki yanlis bir sey söyleyip ucurumlar acmak istemiyorum...Cok hassas bir konu Türk mü degil mi bu cok mu önemli tüm insanliga ayrim yapmaksizin gönderilmistir Peygamberimiz ve aslolan da budur!!
Bir zamanlar bir Alman tarihci de Hz.Isa Aleyhisselam'dan icin Alman asilli demisti...
Hic bir delili hic bir kaynagi olmayan idda bile diyemiyecegim bir safsafata resmen bu yazi...
Gerci delil cikarmak ta öyle kolay ki herseyi kilifina uydurup delil diye sunup bu safsafatalarini bile hakli cikaracak seyler yaparlar ve dünyaya bile inandirabilirler... Olmaz diyemiyecegim olur..Bu tarz konular bence kendi fikrimce insanin imani icin cok tehlikelidir ve yorum yaparken kelimelerin cok iyi elenmesi gerekir...
Namik Kemal Zeybek bu safsafatayi ortaya atarken o tv programinda ona eslik edenlerin biride Yasar Nuri Öztürk müs...Ne diyim simdi bilemiyorum aslinda diyecek cok sey var ama akli basinda olan bir insan bu tarz düsünceleri önemsemez bile...
Konuyu okurken dehsete düstüm yazmak istemedim acikcasi cekindim diyecegim hersey benim zararima olabilir diye imanim acisindan fakat gözardi edip gecemedim buda benim kulluk görevim...Ölye üzüldüm ki Efendimizin adi bu tartismalarami kaldi..
Tüm aleme gönderilmis ve tüm alemde onun yüzü suyu hürmetine yaratilmis...
"Allah-ü Tealanin"(Habibullah)Allahin Sevgilisi "sifati bu yetmez mi? Tüm insanliga örnek olan Hz.Muhammed Mustafa(s.a.v)'in ümmetinden oldugum icin sonsuz sükürler olsun..
Bunlar benim sahsi görüsüm kimseyi baglamaz.Elbette ki herkes kendi aklina mantigina neyi uygun görüyorsa öyle aciklamasini yorumunu yapar ve herkes te yine kendinden sorumludur...
Ilbeyi abim bu yaziya yorumu düserken seni tenzih ederim yorumum yazininKonunun) kendisine ve yazanadir..Sempati duyanlar olacagi gibi antipati duyanlarda elbet cikacaktir.
Burada ben özür beyan etmiştim.Nerede benim bu mesajım:Şimdi millet benim üzerime gelecek.Mesajımın geri gelmesini istiyorum.Birileri kasıtlı yapıp da bana oyun oynadığının kanaatindeyim.Bu numaraları bıraksınlar...
Yine de mertlik bende kalsın.Yukarıda en son yazdığım mesaj biraz ağır gitti.Bazı arkadaşların önyargılarından dolayı yazmıştım.Ben yine herkesi kendi görüş ve inancıyla başbaşa bırakıyorum.
Burada,herkesten özür diliyorum ve haklarını helal etsinler.
Bu mesajımı da silerlerse ben bütün moderatör ve adminlerden hakkımı helal etmeyeceğim...
Terakkiperver arkadaşım helal olsun işte gerçek müslümanlık budur böyle olmalıdır rabbim hep böyle güzel düşünceli anlayışta insanlarla karşılaştırsın rabbim bizleri ırkçıların şerrinden korusun müslümanları birbirine düşürtmesin
Allah akıl fikir versin diyeyim ne diyeyim. Aklı başında arkadaşlar belirtmelerine rağmen üstünlüğün takvada olduğunu, hala şu milletten oldum diye çok mesudum falan diyorsun. Allah der ki: "Ey insanlar! Muhakkak ki Biz, sizi bir erkek ve bir kadından yarattık. Ve sizi milletler ve kabileler kıldık ki, birbirinizi (soyunuzu, babalarınızı) tanıyasınız. Muhakkak ki Allah'ın indinde en çok kerim olanınız (ikram olunanınız, en şerefli olanınız), (ırk ya da soy olarak değil) en çok takva sahibi olanınızdır. Muhakkak ki Allah, en iyi bilen ve haberdar olandır." Hala diyorsun ki tamam da şu da var. Yani (haşa) Allah'ın söylediklerinin üstüne söz söylüyorsun.