NARSİST!

Son güncelleme: 09.03.2010 18:22







  • Tanımlanması ve tartışılması zor olan konulardan bir tanesidir, kişilik. Ona ait özelliklerimiz tüm yaşamımız boyunca bireysel, mesleksel ve sosyal yaşam alanlarımızda en önemli tanımlayıcı faktörler olarak kendini gösterirler. Herhangi bir insanı tanımlarken, onu fiziksel özelliklerinden önce kişilik özellikleri ile tanımlamaya başlarız. Şüpheci, kural tanımaz, vurdumduymaz, bencil, sorumluluk sahibi, ilgi odağı olmak isteyen, kırılgan, hırslı vs. gibi kişilik özelliklerini ardı ardına saymaya başlarız. Peki nedir bu kişilik dediğimiz şey? En kısa ve en doğru şekilde nasıl tanımlayabiliriz?


    Kişilik: kişinin doğumu ile birlikte getirdiği ve daha sonra yaşamı boyunca çevreden aldığı uyarılar sonucu, maturasyonunu (olgunlaşmasını) tamamlayarak kalıcı şeklini almaya başlayan ve bireyin kendine özgü olan ve başkalarından ayırt edilmesini sağlayan duygulanım, düşünüş ve davranış örüntülerinin bütününe verilen isimdir.


    Kişilik özellikleri ile kişilik problemlerini birbirine karıştırmamak lazım. Eğer bir kişilik özelliği, bireyin çevresiyle uyumunu bozmaya başlamış, iş yaşamında belirgin bozulmaya yol açıyorsa, bireyin kendisini çevreye adapte etme yerine, çevreyi kendisine uydurmaya çalışıyorsa ve bu tutumundan dolayı da çevresiyle olan çatışması artarak devam ediyorsa, işte bu noktada problemli kişilikle karşı karşıya olduğumuzu düşünebiliriz. Böyle bir kişilikle karşı karşıya kaldığınızda sakın ola ki onu düzeltme yoluna gitmeyin, çünkü başarılı olma şansınız yok denecek kadar azdır. Amerikan Psikiyatristler Birliğine göre bu gün 11 çeşit problemli kişilik türü tanımlanmıştır. Bir kısmı da hâlen taslak hâlindedir. Bu günkü makalem de bunlardan bir tanesi olan ve günlük yaşamımızda özellik arz ettiğini düşündüğüm, narsislik kişiliği sizlere biraz tanıtmaya çalışacağım. Umarım, bu kişilik yapısı ile ilgili olarak biraz bilgilendiğinizde, çevrenizdeki insanların sizi kızdıran ve bazen de hayretlere düşmenize yol açan, size bu kadarı da olur mu dedirten davranışlarını daha sağlıklı bir şekilde değerlendirme şansınız olacak.


    Narsistik kişiler kendilerini fiziksel ve ruhsal açıdan çok beğenen, üstün gören, sürekli ilgi ve onay bekleyen, gittikleri her yerde hemen özel ilgi göreceğine, üstün bir yeri hak ettiğine inanan kişilerdir. Bu kişilerin benlik saygısı dışarıdan gelen ilgi, beğeni ve onaylarla beslenir. Eleştiriye dayanamazlar, tahammül eşikleri düşüktür, sürekli övgü beklerler. Mümkünse medyanın sadece kendilerinden bahsetmesini isterler. Öyle ki kendilerinin "heykeli dikilecek bir adam olduklarını" dahi düşünebilirler. Bu nedenle görünüş ve davranışları hep bunları elde etmeye yöneliktir. Kendilerini yüceltmek, daha üstün görmek ve göstermek için başkalarını kullanırlar. Başkalarının duygu ve düşüncelerine gereksinimlerine eş-duyum (empati) gösteremezler. Bu nedenlerle ilişkilerinde bencil, ben merkezcil olurlar. Bu kişiler en doğruyu kendilerinin düşündüğünü kabul eder ve kendi dışındakilerin de bu düşünceyi tartışmadan kabul etmesini isterler, eğer ona yanlış bir düşünce içerisinde olduğunu hatırlatırsanız size karşı düşman kesilir. Birde doğru olanın ne olduğunu ve bulunduğu şartlarda ne yapması gerektiğini söylerseniz daha da celallenip "Aç horoz kendini darı ambarında görürmüş." babından kel alaka laflarla cevap vermeye kalkışabilirler.


    Bu kişiler önemli karalar alırlarken kimseye sorma gereksinimini dahi duymazlar, çünkü en doğrusunun kendilerinin düşüncesi olduğuna inanırlar. Eğer birileri bu düşünceyi eleştirmeye kalkarsa, çok çabuk öfkelenirler, hatta öfkelerini kontrol etmede edemeyip karşısındaki insana "al kayınvalideni de git"veya asıl siz bizi kuşatıyorsunuz şeklinde cevaplar döktürebilirler. Kısacası narsistler kendilerini dünyanın merkezi kendileri dışındakileri de kendilerinin uydusu olarak görürler.


    Evet Narsistik kişilik işte böyle bir şey. Şimdi günlük yaşamınızda çevrenizdeki insanlara biraz daha yakından ve daha dikkatlice bakmaya çalışın bakalım. Çevrenizde ne kadar narsist insan varmış, fark etmeye çalışın. Özellikle de tepelere bir göz atın. Gerçekliğinin farkına dahi varamadan, kendini "medeniyetler buluşmasının" mucidi sananları veya her devrin şartlarına göre en hızlı şekilde değişebilme, hatta farklılaşabilme yeteneği gösterenlerini gördükçe, çok ama çok şaşıracaksınız. Geçmişte yaşamış ve tüm insanlığı felaketlere sürüklemiş olan Hitler, Mussolini ve Stalin bunlardan birkaçıdır. Onların Sadece kendi egolarını doyurmak adına, hepimize ne kadarda eziyet ettiklerini fark edin, ama sakın ve sakın bu kişilerin olgunlaşarak değişeceklerini beklemeyin. Rahat etmek istiyorsanız onlardan uzaklaşınız. Onların hedefledikleri ve sadece kendilerini layık gördükleri en tepelere oturmalarını engelleyin. Çünkü psikiyatri bilimi problemli bu kişiliğin öyle kolay kolay değişmeyeceğini söylüyor. Şu anda ben de sorumlu gazetecilik gereği doğru bilgileri kamuoyu ile paylaşmış olmanın huzurunu yaşıyorum.


    ÖZLÜ SÖZ: "SORUNLAR ONLARI YARATANLARIN MANTIĞI İLE ÇÖZÜMLENEMEZ."


    ALBERT EİNSTEİN



    Yalçın Güzelhan
#09.03.2010 18:22 0 0 0