FUTBOLU ÇİRKİNLEŞTİRENLER-Haymana Sk

Son güncelleme: 24.04.2010 11:06
  • Geçtiğimiz haftasonu oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş maçına dair yazacak hem çok şey var, hem de aslında hiçbir şey yok. Neresinden tutarsanız tutun elinizde kalan bir maç. Futbol kalitesi konusuna hiç girmeye dahi gerek yok zira yerlerdeydi, futbol adına konuşacak tek kelimem yok. Lakin futboldışı söylenmesi gereken o kadar çok şey var ki...
    Öncelikle şu kafalardaki soru işaretlerini ortadan kaldırmak açısından belirtmeliyim ki; Burada Beşiktaş'ın avukatlığını yapmıyorum. Haksızlığa uğradığını da ispatlamaya çalışmıyorum. Hepimiz az çok futboldan anlıyoruz, hepimiz bunun muhakemesini içimizde ziyadesiyle yapabiliriz. Ben bugün insanı futboldan soğutacak hatta tiksindirecek konulara değineceğim. Zira içinde paylaşım, beraberlik, saygı olmadığı sürece benim için futbolun hiç bir anlamı ve değeri yoktur.
    Futbolu güzelleştiren futbolcular olduğu gibi çirkinleştirenler de mevcut. Bu çirkinleştirme kötü futbol oynama, becerememe değil. Keşke öyle olsaydı. Bu çirkinleştirme, rakibe saygısızlık, alın terine hakaret, emeği baltalamak ve çirkeflik. Bu kişileri anlatabileceğim en masum sıfatları seçmeye çalıştım. Kişileri gizemli kılmaya gerek yok. Fabio Bilica, Emre Belözoğlu ve Kader Keita örnekleri üzerinden futbolu çirkinleştiren üç temel ögeyi paylaşacağım.
    Fabio Bilica sert savunma sever bir oyuncudur; fakat daha önce futbolda kasap havası yazımda da belittiğim gibi tatlı-sert oynayan futbolcu kategorisinde değil kasap kategorisindedir. Tabi asıl özelliği bu değildir. Beşiktaş maçında da bir kez daha gösterdi ki Bilica gerçekten haysiyetsiz bir oyuncu. Nasıl bir cesaret ve özgüvendir ki önce hakemin, sonra seyircilerin ve sonrasında tüm Türkiye'nin gözü önünde böyle bir işe girişebiliyor. Bu muadillerinden çok daha farklı bir davranıştı. Bunu daha önce penaltı noktasını tekmeleyen futbolcularla karşılaştırmamak ve karıştırmamak lazım. O, sinirden yapılmış bir davranışken bu bilinçli ve haysiyetsizce yapılmış bir davranıştır. Bu uyanıklık önce rakibe, sonrasında da futbolsevere yapılmış bir hakarettir. Böyle futbolculara giydiği formanın rengine bakılmaksızın tepki göstermeliyiz. Bu, Bilica'nın kişisel saygısızlığıdır. Fenerbahçe kulübü bu davranışından dolayı futbolcusunu cezalandıracaktır diye umuyorum...
    Emre Belözoğlu bir başka model. Kaşlar sürekli çatık ve her an tokatı basacakmış gibi bir izlenim. Sürekli itiraz eden ve etrafa tehdit yağdıran bir kişilik. Bu eser, Fatih Terim'in eseridir. Emre sahaya çıkarken kin ve nefret ile çıkıyor. Futbol camiasında tartışmadığı tek zümre yok. Hakemler ilk hedef, rakip futbolcu iki, taraftar üç, medya dört. El hareketi çekti, tehdit etti, sert girdi ve daha niceleri. Yazık...
    Kader Keita da son modelimiz. Çakal topçu kategorisiyle karşımızda. Yanından geçsen rüzgarınla devriliyor. Omuzuna temas etsen suratı patlamış gibi yere yatıyor. Ayağına dokunsan kırılmış gibi atlıyor. Çarpışsan yüreğine hancer saplanmış gibi boylu boyunca uzanıyor. Şu an yazarken bile sinirlendim. Bu ufak oyunlardan vazgeçmeli artık. Birileri söylemeli bunu, ona. Bu hareket sadece hakemi değil seni beni aptal yerine koymaktır...
    Bu üçü kirli de gerisi temiz mi? Hayır tabi ki. En ön planda oldukları için bunları örnek gösterdim. Bu tip oyunculardan kurtulmanın tek yolu bunlara sahip çıkmamaktır. Ne zaman bunları dışlarız, o zaman futbolumuz bu tip oyunculardan arınır. Daha önce de söylediğim gibi aslında futbol, günlük yaşamın bir simülasyonu. Bu insanlar sadece sahada değil okulda, işte, sokakta. Her yerde...
#24.04.2010 10:59 0 0 0
  • e işte öküz olunmuyo,doguluyo;resmen kazdı penltı noktasını bilica mç tekrarlanmaLı
#24.04.2010 11:06 0 0 0