Bebeklerde İnfantil Kolik-İnfantil Kolik Belirtileri-İnfantil Kolik Sebepleri-İnfantil Kolik Tedavi Yöntemleri-İnfantil Kolik Ne Yapmak Gerekir
Kolik bir başka ifadeyle "infantil kolik" sağlıklı pek çok bebekte hayatın ilk 3 ayı içinde sıklıkla gördüğümüz bir durumdur. Bebek öğleden sonra özellikle de akşam üzerine doğru huzursuzlaşır. Akşamın ilk saatlerinde ise bu huzursuzluk yerini ağlamaya bırakır. Gece yarısına kadar devam eden bu sıkıntılı durum, bebeğin geç saatlerde uyumasıyla sona erer. Bu sırada bebek sık sık ayaklarını karnına çekerek gaz çıkarır ve bu dönemlerde yüzü kızarır, ağlamasının şiddeti artar. Bu tablo, bebeğin ani ve şiddetli karın ağrısı çektiğini düşündürür.
"İnfantil kolik" adını verdiğimiz bu sıkıntılı durum ile ilgili bilimsel araştırmalarda, koliğin nedeni olabileceği düşünülen faktörlerden biri olan beslenme şekli üzerinde çok çalışılmıştır. Pek çok çalışmada anne sütü ile beslenen bebeklerde infantil koliğin inek sütü veya biberon maması ile beslenen bebeklere oranla daha az görüldüğü belirlenmiştir. Ancak bu hiç görülmediği anlamına gelmez. Ayrıca "infantil kolik" görülme sıklığı ile anne sütü ve diğer beslenme şekilleri arasında fark olmadığını savunan çalışmalar da vardır.
Bu bilgiler ışığı altında bebeğin anne sütü aldığı dönemde infantil kolik tanısı alması şaşırtıcı değildir.
3 FARKLI GÖRÜŞ...
İnfantil kolik'in ortaya çıkış ile ilgili başlıca 3 farklı görüş vardır.
- Bir grup, "infantil kolik"in sebebi bilinmeyen bir durum olduğuna inanır. Burada söz konusu olan problem, bebeğin henüz iyi gelişmemiş sinir sistemindedir. Bu nedenle bebek ağlamaya başlayınca onu kucakladığınızda, bebek bunu ve sizin ses tonunuzu iyi algılayamaz ve ağlamaya başlar. Bu durumda sizin yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Yapılacak şey, bebeğin büyümesini beklemek ve ağlamasına izin vermektir. Böyle bir durumda bebeğin dışarıdan çok etki almasının önlenmesi tavsiye edilmektedir. Ancak, bu teoriyi destekleyen çalışma yoktur. Ayrıca, bebeklerin ağlamasına müsaade edildiğinde daha az ağladıklarını gösteren çalışma da yoktur.
- Bir diğer görüşe göre ise, bebeğin ağlamasının nedeni karın ağrısıdır. Bu düşünce özellikle ağlama dönemlerinde sık sık bebeklerin bacaklarını karınlarına doğru acı çektiğini düşündürecek yüz ifadesi ile çekmelerinden kaynaklanmaktadır. Bu sırada sık sık gaz da çıkarırlar. Bu nedenle bu teoriyi benimseyenler gaz giderici ilaç kullanılmasını tavsiye etmekte ve bebeğin diyetinde bazı değişiklikler önermektedirler. Benzer şekilde annenin diyetinde de bazı değişlikler söz konusu olabilmektedir. Burada tabloya bir de inek sütü veya soya proteini allerjisi vakaları da karışmaktadır. Az sayıda bebekte eliminasyon ve beslenme şeklinin değiştirilmesi bu nedenle işe yaramaktadır.
- Son görüş ise, bu durumun bebeğin ilişki kurma yollarından biri olduğuna inananlar tarafından desteklenmektedir. Bebek ağlamaya başladığında, bir şeylere ihtiyacı olduğunu belirtmektedir. Ancak çevresi tarafından ihtiyacı olan şey kendisine sunulmadığında ve bu ihtiyacı karşılanmadığında daha da sinirlemekte ve ağlama kısır döngü halinde devam etmektedir.
NELER YAPILABİLİR?
"İnfantil kolik" çok sık karşılaştığımız, kendiliğinden geçen, 3. hafta ile 3. ay arasında görülen bir hastalıktır. Hastalık olarak kabul edilmesi konusunda farklı düşünceler vardır. Bu dönemde hemen hemen bütün bebekler az ya da çok bu sıkıntıları yaşarlar. Nedenleri konusunda olduğu gibi neler yapılabileceği konusunda da netleşmiş ve her bebekte yararlı olacak öneriler belirlemek çok zordur.
1. Bebeğin ağlamasına neden olacak koşulların önlemesi söz konusu olmalıdır.
2. Bebeğin neden ağladığı doğru olarak tahmin edilmeli, belirlenmelidir.
- Bebek acıkmıştır ve karnının doyurulmasını istemektedir.
- Bebek aç olmadığı halde emmek istemektedir.
- Bebek kucağa alınmak istemektedir.
- Bebeğin canı sıkılmıştır; çevreden ilgi ve uyarı beklemektedir.
- Bebek yorulmuştur ve uyumak istiyordur.
- Bebeğin uykusu gelmiştir.
3. Bu seçenekler doğrultusunda, bebek ağladığında en olası ihtimalden başlanarak ihtiyaç giderilmeye çalışılmalı; 5'er dakikalık sürelerle denenmelidir.
4. Bu dönemde bebeğin sık sık emziriliyor olmasının çok önemi yoktur. Bu davranış bebeği şımartmaz.
ANNE SÜTÜ VERMEYE DEVAM
Bebeklerin anne süt aldıkları dönemde de gazlı olmaları nadir bir durum değildir. Bebek biberon maması ile besleniyorsa bu durum daha sık olarak ortaya çıkar. Bu nedenle bebeğin gazlı olduğu dönemde, emzirilmesi yerine biberon maması kullanılması hiç doğru değildir.
"Bebekte neden gaz olur?" sorusunun cevabı bilinirse, tedbir de almak mümkün olabilir. Bebeğin beslenme sırasında emerken yuttuğu hava nedenlerden biridir. Eğer bebek biberon maması ile besleniyorsa, bebeğin beslenmesinde kullanılan ürünün, bebek bağırsağında normal sindirimi sırasında da gaz ortaya çıkabilir. İnek sütü veya soya proteini allerjisinin bir belirtisi olabilir. Son durum dışında fazla üzülecek bir durum yoktur.
Eğer söz konusu olan bebeğin ürünü tolere edememesi ise, bu durumda genellikle bebekte ishal, kusma iştahsızlık, emmede isteksizlik gibi diğer belirtiler de olur. Bunlar da gazdan daha önemli ve üzerinde durulması gereken belirtilerdir.
BESLEMEDEKİ HATALAR...
Bebeklerin emerken gaz yutmalarının en önemli nedeni beslenmenin yanlış koşullarda sürdürülmesidir. Eğer bebek anne sütü alıyorsa, meme başını tümüyle ağzına alması sağlanmalı ve bebeğin hızlı emmesi engellenmelidir. Eğer bebek biberon ile besleniyorsa yine benzer şekilde bebek emerken emzik ile ağzı arasında hava yutabileceği boşluk kalmamasına özen gösterilmelidir. Bunun dışında makul aralıklarla bebek beslenmesine ara verilerek, dik olarak ve yüzü arkaya gelecek şekilde annenin göğsüne dayanarak tutulmalı, midede biriken havayı dışarı çıkartması sağlanmalıdır. Bu işlem beslenme sırasında makul aralıklarla tekrarlanmalıdır.
Annenin gazlı olması ile bebeğin gazlı olması arasında ilişki yoktur. Ancak, sadece anne sütü ile beslenen bebekte çok gaz olduğunda annenin süt ve süt ürünlerini diyetinden 2 hafta süreyle çıkarması ve bebeğin üzerinde bu uygulamanın nasıl değişiklik yaptığının gözlenmesi gerekli olabilir. Bebeğin anne sütünden kesilmesine gerek yoktur.
Bebeğin emerken hava yutmaması için memeyi uygun koşullarda emmesi gerekir. Bunun için hangi memeyi emziriyorsanız karşı taraftaki elinizin baş parmağını meme ucunun üst kısmına ve diğer parmaklarınızı da altına yerleştiriniz ve meme ucunun çevresindeki areolaya dokunmadan memenizi tutunuz. Meme ucunu bebeğinizin dudaklarına dokundurunuz. Ağzını açınca, memenin ucunu bebeğinizin ağzına yerleştiriniz. Bebek meme ucunu ve çevresindeki kahverengi kısmın (areola) tamamını ağzına almalıdır.
Dışarıdan bakıldığında bebeğin ağzı iyice açık olmalı, dilini öne uzattığı için, alt dudak dışa dönük görünmelidir. Bebeğin dili, alttan meme başını sarıyor olmalıdır. Bebeğiniz birkaç emme hareketinden sonra ağzında biriken sütü yutacaktır. Bebeğinizin yutuşunu görebilir veya hissedebilirsiniz. Böyle emerse, bebeğin dili ve ağzı, meme ve meme başını acıtmaz, incitmez.
Nedeni bilinmemekle birlikte bazı teoriler oluşturulmuştur:
1.Gıda allerjisi/intoleransı:Birçok emziren anne bebeklerinde koliğe sebep olabilecek gıdaları yedikleri ile aldıklarına inanmaktadırlar. İnek sütünde bulunan antijenler anne sütünde de bulunabilmektedir. İnek sütü proteinine karşı bir kez duyarlılaşan bebek ( placenta yolu ile, anne sütü ile veya hastanede iken verilen formul mamalarla olabilir) anne sütünü aldığında inek sütü proteinine karşı allerjik reaksiyon gösterir. Yapılan çift kör araştırmalarda ısrarcı karın ağrılarının 3 te birinde sebebin gıda allerjisi olduğunu
göstermiştir.
Yapılan bir başka çalışma ise annenin yediği besinlerle bebeğinde görülen kolik arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Özellikle annenin yediği lahana, karnıbahar, brokoli gibi sebzeler, inek sütü, çukulata ve soğanın bebekte kolik oluşturma olasılığı yüksektir.
Hamilelik esnasında sigara ve cafein tüketimi de anne sütünün kalitesini bozmaktadır.
2.Anormal peristaltizm veya çok fazla gaz:
Uzun süre aç kalmış ve laktoz içeren mama ile beslenen infantil kolikli bebeklerin nefeslerinde koliği olmayan bebeklere nazaran daha yüksek oranlarda hidrojen gazına rastlanmıştır. Ancak laktozsuz mama ile beslenme de herhangi bir olumlu değişiklik yaratmamıştır.
Anne sütü ve inek sütü içerdikleri oligosakkaridlerle immunolojik fonksiyonu yerine getirirler ancak nefeste bulunan hidrojeni de arttırırlar.
3.Artmış hassasiyet:
Bu aylarda bebeklerin sinir sistemleri henüz gelişmemiştir ve uyarılara karşı daha duyarlıdırlar. Normal bir gazı acı olarak algılıyor olabilirler.
4.Doğum öncesi gerilim.
Gebelik esnasında psikolojik gerginlik yaşayan annelerin bebeklerinde kolik daha sık görülmektedir.
5.İnter reaksiyonel model:
Anne babadaki gerilimler ve çevresel faktörler bebeğin duygularını etkileyebilir.
Tedavi:
Koliğin hiçbir bilinen tedavisi yoktur.Ancak bazı önlemler yararlı olabilmektedir:
Öncelikle bebeğinizi bir hekime götürün ve ağlama ve karın ağrısına neden olabilecek diğer hastalıklarla ayırıcı tanısının yapılmasını sağlayın.
Bebeğinizin rahat ve tok olmasını sağlayın.
Bebeğinizi dik olarak kucağınıza alın ve sırtına minik darbeler vurarak sakinleştirmeye çalışın.
Biberonla beslenme 20 dakikadan az sürüyorsa daha az delikli bir biberon başıyla beslemeyi deneyin.Böylece emme arzusunu giderin.
Sessiz ve daha az aydınlık bir oda dış uyaranları azaltarak yardımcı olabilir.
Bebeği korkutabilecek ani hareketlerden sakının.
On dakikadan fazla süredir bebeğiniz ağlıyorsa yüzüstü yatırmayı deneyin.
Çok aktif bebeklerde bebeğin bir battaniye ile sarmalanması işe yarayabilir.
Bazı bebekler araba yolculuğu ile bazılarıda saç kurtma makinası veya elektrik süpürgesi sesi ile sakinleşebilmektedirler.
Ana baba olarak çocuğunuzun sağlıklı bir bebek olduğunu, infantil kolik in çocuğunuzun büyüme ve gelişmesi üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmayacağını ve bir müddet sonra kendiliğinden geçeceğini unutmayın ve moralinizi bozmayın.
Bebeğinizi formul mamaları ile besliyorsanız mamayı değiştirin. İnek sütü proteini olan mamalar yerine soya formüllü mamalar bazen yararlı olabilmektedir.
Bebeğinizi emziriyorsanız yediğiniz gıdalara dikkat edin (Lahana,karnıbahar,brokoli,inek sütü,çukulata ve soğandan uzak durmayı deneyin)
Koliklerde kullanılan hiçbir ilacın faydası kanıtlanamamıştır. Bazı yan etkilere neden olabilirler.