12 Eylül darbesinin gayr-i meşru çocuğu PKK 1984 yılından beri Türkiye'de 35 binden fazla insanın yaşamını yitirmesine ve bir o kadarının da yaralanmasına,sakat kalmasına sebep oldu.ABD,İsrail ve bunlar gibi daha nice dış odakların beslemesi,iti,köpeği olan örgüt 1990'lı yıllarda büyük katliamların asıl faili,tek suçlusudur. Türk Silahlı Kuvvetleri 1990'lı yıllarda örgüte karşı emsali görülmemiş bir mücadele göstermiştir.Terör örgütünün bu azgın yıllarında etkili vuruş ve darbeleriyle belini kırmasını becermiştir.İtin bile yürümesi mümkün olmayan Hakkari dağlarında mükemmel operasyonlar düzenlemiştir.
15 Şubat 1999'da yakalanıp 17 Şubat 1999 Çarşamba günü 03:00 sularında Kenya'dan Türkiye'ye getirilen bölücü başının inine konduğu andan itibaren ülkede terör olaylarında bir durulma oldu.Ardından terör örgütü tek taraflı ateşkes ilan etti. Akabinde terör olayları bitme noktasına geldi.Ama şu da bir gerçek ki,itin yakalanmasına dek Türkiye terörle mücadelede büyük bedeller ödedi.Türkiye'de 1984 yılından beri terörle mücadelede 2006 yılının Haziran ayı sonuna kadar toplam 6 bin 404 askerin teröre şehit verildi.En çok şehidin verildiği dönem ise şüphesiz ki terörün en azgın olduğu dönem olan 1990-1994 yılları arasıdır.
Çeşitli kaynaklardan alınan bilgiye göre, terör örgütü PKK adıyla başlayan ve sırasıyla Kongra-Gel ve HPG isimleriyle Türkiye'yi acılara boğan örgütün, 1984 yılından beri ülke sınırları içerisinde 45 bin 453 olay gerçekleştirdi. 45 bin 453 terör olayı karşısında, Türk Silahlı Kuvvetleri 4 bin 354 evladını şehit verdi. Şehit olan polis sayısı ise 272. Yine aynı dönemlerde bin 330 korucu, 123 öğretmen ve 325 kamu görevlisi de terörist saldırılara maruz kalarak, şehit oldu.
Terörist başı Öcalan'ın yakalanmasıyla üçlü koalisyon hükümeti döneminde sessizliğe bürünen örgüt, 2005 yılında gerçekleşen 3 bin 876 terör olayında 83 Mehmetçiğin yanı sıra 4 de polisin şehit olmasına neden oldu. Ancak Silahlı Kuvvetler yüzlerce şehit vermesine rağmen terör örgütü mensuplarını zorunlu kalmadıkça öldürmek yerine onları sağ olarak yakalamayı tercih etti. Bu sebeple 22 yılda sağ olarak ele geçirilen terörist sayısının 117 bin 207 olduğu kaydedildi. Öldürülen PKK'lı sayısının 25 bin 5 olduğu, 883 PKK'lının da yaralı olarak ele geçirildiği ifade edildi.
Yine 22 yılda terörle savaş yolunda yaralanan Mehmetçik sayısı 9 bin 722, yaralı polis sayısı bin 547 olurken, bin 932 geçici köy koruyucusunun da yaralandığı aktarıldı. Teröristlerin teslim olması için çıkartılan pişmanlık yasasından ise sadece 3 bin 482 terörist yararlandı.
Terörist başının yakalanması aslında örgüte ölümcül vuruşun yapıldığı en büyük hamleydi.Bahçeli-Ecevit-Yılmaz üçlü koalisyonu terörü bitirme noktasında büyük adımlar attılar.Ama bu adım şüphesiz ki iyi bir sona ulaşamadı.TBMM'nin AB'ye uyum adımları çerçevesinde idamın kaldırmasıyla terör örgütü bir nebzede olsa rahatladı.İT'in (Apo) idamının gerçekleşmemesi ve ülkenin ekonomik krize girmesi koalisyon hükümetinin sonunu hazırladı,bir nevi ipini çekti.
Üçlü koalisyonu iti asamamakla suçlayanların döneminde terör faaliyetleri hız kazandı.İT yattığı yerden Kandili yönlendirmeye başladı.Demokrasi kılıcını eline alanlar kelle,sayın vs derken ülkede 1998-2002 yılları arasında bitti denen bir örgütün küllerinden doğmasına sebep oldular.Hatta sokak olaylarından ötürü itin ini basına servis edilerek devletin haysiyeti bir nevi ayaklar altına alındı.Sokak eylemleri muhatap alındı.Sokak eylemlerini muhatap alanlar legal çercevede olan Tekel İçsilerine aynı duyarlılığı ne yazık ki gösteremedi.2002 yılında teröre 6 şehit veren ülkemizde bu tarihten sonra şehit sayısında bir artış meydana geldi.Aşağıdaki tabloda 1999 yılından beri ülkede teröre verilen şehit sayıları gösterilmiştir.
Sorgulamak gerek aslında bu artışı.Neden böyle oldu,böyle oluyor,bu artış niye? Kim ne derse desin Habur'da davul zurna ile karşılananların arkadaşları Anadolu'da ocak söndürüyor.Bu arada Habur'da dağdan gelen ne idüğü belirsizlerin yargılanma biçimleri ve akabinde çıkan söylentiler başlı başına bir sorun.Balık baştan kokuyormuş demek kiAllah insanlara akıl vermiş,fikir vermiş,düşünün.Biz terörü dağda arıyoruz halenDüşünün bunları,terör sade dağda mı?Bunlara bu kadar hak niye verildi?2002 yılında 6 şehit verilirken 2010 da nasıl 4 ayda bu sayı 33 e çıktı?Bunun sorumlusu kim acaba?Sorun, düşünün,irdeleyin,açılın,açılım yapın.Evet Türk Milleti inanıyorum ki bu sorunun cevabını bulacak ve verecek olgunlukta ve bu zeka seviyesine sahip bir millettir.
İnsanı asıl öldüren düşmanın değil dostun silahından çıkan kurşundur.Bu kadar taviz verilmez,verilmemeli.Verilirse ocaklar söner,millet devlete küsmeye başlar.Dün 4 şehit verdik televizyonlar şehitlerle ilgili Ana Haber bültenleri hariç hiçbir yayın yapmadı.Eskiden böyle miydi?Akşama kadar 1 Mayıs kutlamalarını izledik.Eskiden olsa direk yayın yapılır,son dakika bilgileri verilirdi.Ya şimdi?Peki neden bu davranış,inanın aklım ermiyor.Eriyor da art niyet aramak istemiyorum.Şehide saygı mı kalmadı yoksa,yoksa ateş sade düştüğü yeri mi yakıyor.Madem bu ateş düştüğü yeri yakıyor ya da yakacak,peki o zaman "Vatan Sağ Olsun Mu?" ya da "Vatan Sağ Olsun" denilir mi? 1 Mayıs kutlamaları Şehit haberlerinden daha önemli görülürse af edersiniz ama beyler siz bu millete Vatan Sağ Olsun dedirtemezsiniz yıllar sonra.Yıllar sonra bu ülke için seve seve canını feda edecek,kara toprakla kucaklaşacak,gül bahçesine girer gibi kara toprağa girecek birey bulamazsınız.Önce şehide hak ettiği değeri verin,saygıyı gösterin.Beyler bu ateş bir gün sizin ocağınıza da düşer.Bu gemi su alırsa hepimiz batarız.Akıllı olmak lazım,gözü açık olmak.Ben sebebi her ne olursa olsun gafillere inat "VATAN SAĞ OLSUN " diyor ve ekliyorum:Tarihi emsali görülmemiş kahramanlıklarla dolu Yüce Türk Milletini ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin kahramanları olan Mehmetçiğimizi Allah'a emanet ediyor ve akabinde Yüce Türk milletini olaylar karşısında duyarlı ve akl-i selim olmaya,ders almaya ve TEFEKKÜRE,derin bir TEFEKKÜERE davet ediyorum