İnsanız işte.. Var olmanın ince kırıntılarını içimizde hissederken, hayatta verdiğimiz mücadelelerden biri de anlaşılmak ya da anlaşılamamak Bir insan neden anlaşılmak istemez? Korkusu mu var? Bu korku acaba eleştirilme korkusu olabilir mi? Ya da kendini anlatmak isteyip de anlaşılamayınca kırılmaktan korktuğu için mi? Hep çocuk kalmak varmış hayatta.. Çünkü onlar aklına eseni yapmakta, söylemekte özgürlerdir. Hiç olmayacak yerde bağırıp çağırabilirler. Veya karşısındakine "sen kötüsün" "sen yalancısın" "sen çirkinsin" diyebilirler. Peki ya bizler? Karşımızdaki insanla konuşurken, içimizden geçenleri söylemek yerine yüzümüze bir maske takıp resmen oynamıyor muyuz? Bu bir gerçek. "Dünya bir tiyatro, bizler de oyuncuyuz".. Bu kadar basit. Ben içimden geçen her şeyi söylemekle (ya da yazmakla) tanındığımı düşünüyorum. Pat söylerim.. Buna rağmen bazen içimden geçenleri karşımdaki okusa ne olur diye düşündüğüm zamanlar da çok olmuştur. Çoğu zaman düşündüğüm "şu an içimden geçeni bilse bana deli der" olmuştur. Size olmuyor mu sanki? Hadiii itiraf edin.. Hiç hoşlanmadığınız birine "merhaba" demek zorunda kalmak hepimizin başına gelmiştir. Bazen görmemezlikten gelip de bunu beceremediğimizde "Aaa merhaba, nerelerdesin? Nasılsın (hatta daha ileriye giderek seni özledim) deriz ve yüzümüzdeki maske hep gülerken, içimizden neler neler geçiririz!.. Yalan mı? Valla kimse "benim maskem yok" demesin.. Asla inanmam. Her birimiz toplumda çeşit çeşit maskelerle dolaşıyoruz ve çoğumuz sahte ilişkiler yaşamak zorunda kalıyoruz. Ama hayatta önemli olan bu maskelerin sayısını en aza indirmek
Durum böyleyken şikâyet ederiz değil mi? Beni kimse anlamıyor diye için için sızlanırız. Ama gerçekte anlaşılmak da istemeyiz.. Karşımızdaki insanın aklımızdan geçeni bilmesi bizi korkutur Birçoğumuz da rol yapmaktan hoşlanmadığı veya beceremediği için rol yapmamız gereken ortamlardan uzak durmaya çalışırız. Böylece yorulmamış oluruz..
Aslında herkese her şeyi anlatsak hiçbir sorun kalmaz. Mesela, hoşlanmadığımız birinin artılarını değil de eksilerini görünce eleştirmek yerine "ben senden hoşlanmıyorum, seninle konuşmak da istemiyorum" diyebilsek belki hayat daha kolay olurdu Düşünsenize bu kadar açık olabilsek, neler olurdu dersiniz? Doğrusunu söylemek gerekirse ben bazen pat diye söylemek istiyorum. Hani "dilimin ucuna geldi, geldi, gitti" derler ya. İşte öyle bir şey Ama ne oluyor? Tabi ki söyleyemiyorsun. Neden? Göreceğin tepki mi? Hayır.... Yanlış anlaşılmak!.. Anlamak ve anlaşılmak madalyon gibidir. İki yüzü vardır.. Sonuçta toplum içinde taktığımız maskelerin düşmesini ve gerçek yüzümüzün anlaşılmasını hangimizin ne kadar istediği de çok önemli bana göre
Bence, tüm insanlar erdemlik, dürüstlük, çalışkanlık, zekâ ve yaratıcılık gibi konularda ikonlaşmış kişilerin özelliklerini çağrıştıracak yanlarını biraz da abartıyla dışa vurmak isteyen bir güdünün etkisi altındalar. Bunun yanında da tüm bunlara ters düşen bazı olumsuz yönlerini de saklamak gibi bir çaba içindeler. Burada esas olarak vurgulamak istediğim nokta şu; ben bunları kınamıyorum. Bütün bu uğraşlarımız insan olmanın özelliklerinden birkaçıdır. Önemli olan insanları pozitif ve negatif özellikleri ile olduğu gibi kabul etmek, mümkünse çağdaş ilkelere ve geleneksel değerlere ters düşen yönlerini törpülemeleri için onlara kırıcı olmadan yardımcı olmaktır. O zaman belki daha şeffaf ve doğal davranıp, hem anlama hem de anlaşılma çabalarımızda daha başarılı olunacaktır.
Herkese önce kendini, sonra başkalarını anlama ve kendi derinliklerini bir biçimde dışarı yansıtabilme yolunda başarılar diliyorum...