... Gelin yine her iki tarafı da ilgilendiren bir konudan bahsedelim. HATA? Yanlış da denebilir ama ben hata demek istiyorum. İki cinsin de yaşama, olaylara ve insanlara bakışı farklıdır. Birinin bildiği doğruyla, diğerinin bildikleri aynı olmayabilir. Bu durumda da mutlaka biri hatalıdır demek olmaz tabi. Bir örnekle açıklamak istiyorum. Diyelim bay-bayan, her ikinizi bir ormana götürüp, bir ağacı göstersem ve ağacın resmini çizmenizi istesem, ikiniz de aynı şeyi çizer misiniz? Tabi ki hayır! Mutlaka farklı resimler çıkacaktır ortaya. Aslında baktığınız ağaç aynıydı, değil mi? Ama bakış açıları önemli işte. Her ikinizin de ağacı aynı şekilde görüp görmediğiniz ya da nerelerini görüp, nerelerini görmediğiniz resmi şekillendirmede etken olacaktır.
Şimdi!.. Herkesin sevgisini gösterme biçimi, aşka, sevdaya, arkadaşlığa, dostluğa yaklaşımı farklıdır. Aslında bu fark, ilişkileri daha lezzetli kılar. Aşkı ele alalım mesela! Aşkın ihtiraslı yanı, bir ilişkinin süresi uzadıkça, yerini sevgi, saygı ve alışkanlığa bırakır. Aşkın ilk cazibesinin hep aynı kalması, insan doğasına bile aykırıdır. Kalbin ve ruhun buna dayanması mümkün değildir ki Herkes bu süreci farklı zamanlarda yaşar. Birinde bu etkinin hafiflemesi bir yıl sürerken, karşıdakinde belki beş ay sürecek. Önemli olan sahip olunan ilişkide ne derece keyif alınabildiği, ona ne kadar güvenilebildiği ve ilişkinin sürekliliğidir.
İkili ilişkilerde en büyük hata ne oluyor biliyor musunuz? Karşıdaki insanı değiştirmeye çalışmak. Aynısını size yapsalar ve bu yüzden sürekli kavga çıksa ne kadar dayanırsınız? Sevginin büyüklüğü ne olursa olsun, sonunda canınıza tak eder. Eğer karşınızdaki kişi sizi gerçekten seviyor ve sizinle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorsa ona her konuda saygı göstermek zorundasınız. Biz kadınlar biraz daha duygularımızla hareket ettiğimiz için, aşk hayatımıza girdiğinde hayatın merkezi haline getiriveririz. Bu da çok güzel bir duygudur tabi ancak yaşamın sorumlulukları da var. Çalışmak, para kazanmak gerek. Bir ilişki başlamadan önce var olan bir sosyal hayat ve arkadaşlıkların yine yürütülmesi gerekir. Yirmi dört saat birini düşünerek bir ömür geçer mi hiç?
Biz kadınların genel olarak yaptığı hatalardan biri de, birini sevdiğimizde o güne kadar var olan tüm yaşantımızı kaldırıp atmamızdır. Bu durum, insanı hep daha fazla yanlışa sürükler. Yaşamın merkezi sensin Unutma!. Sen yoksan, o aşk da yok. Hep böyle düşünmeniz gerekiyor. İlişkinize bu derece yoğun bir odaklanma yaşatırsanız, sonunda kendi hayatınızı feda etmiş olursunuz. Aman dikkat!...
Öncelikle anlamanız gereken, siz iki farklı insansınız. Alışkanlıklarınız, sevdikleriniz, tutkularınız, davranış biçimleriniz aynı değil. Doğal olarak birbirinizi ne kadar sevseniz de, farklı davranacaksınız. Bu da son derece doğaldır, olması gerekendir! Bu noktada mutlaka anlayış da gösterenler olacaktır ama yine de ilişkinize ellerinizle zarar vermeyin sakın.
Yani kısaca, aynı ağaca bakıp, farklı resimler çizdiğinizi unutmayın