Mimar Sinan'ın Kayıp Kafatası Nerede

Son güncelleme: 20.06.2010 15:18
  • 1935 yılında sıcak bir yaz günüydü.
    Her şey Mimar Sinan'ın ölümünden tam 347 yıl sonra
    1 Ağustos günü oldu.
    Tarihin yetiştirdiği en büyük mimari deha Mimar Sinan'ın
    kafatası mezarından çıkarıldı.
    Mimar Sinan'ın kafatası mezarından nasıl ve neden çıkarıldı?
    Kim çıkardı? Kafatası şimdi nerede?
    İşte Mimar Sinan'ı kayıp kafatasının sırlarla dolu hikayesi...

    3 AKADEMİSYEN MEZARI KAZMAYA BAŞLIYOR
    "1935'te Ankara'dan İstanbul'daki Süleymaniye Külliyesi'ne
    3 kişi geliyor" diyen Marmara Üniversitesi Sanat Tarihi
    Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selçuk Mülayim, Sinan'ın
    kafatasının mezarından nasıl çıkarıldığını şöyle anlatıyor:
    -- "Türk Tarihini Araştırma Kurumu üyeleleri Hasan Ferit Çambel,
    Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan ve Şevket Aziz Kansu,
    Süleymaniye külliyesine gelip Sinan'ın mezarını
    kazmaya başlıyor.

    KAFATASINI ÖLÇÜYORLAR
    Mezarı dikkatle kazıyorlar. 1-2 metre sonra iskelet dağılmış
    olarak fakat kafatasını sapasağlam buluyorlar.
    Antropolog Şevket Aziz Kansu derhal fırçasıyla kafatasının
    tozunu toprağını temizliyor. Pergeli ve ölçüm aletleriyle
    kafatasını ölçüyor. Kafatasının brakisefal olduğunu anlıyor.
    Ve arkadaşlar Sinan Türk'tür diyor."



    KAFATASI NEDEN MEZARDAN ÇIKARILDI?
    Mimar Sinan'ın kafatasının neden mezarından çıkarıldığı
    sorumuzu ise Prof. Dr. Selçuk Mülayim şöyle açıklıyor:
    -- "1930'lu yıllardan itibaren Avrupa'da ırkçılık yükseliyor.
    1935--37 yılında başta Almanya olmak üzere ırkçılığın
    nerelere tırmandığını biliyoruz. İkinci Dünya Savaşı'nı
    patlatıncaya kadar yükselen bir gerilim var.

    Marmara Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr.
    Selçuk Mülayim, dönemi şöyle anlatıyor:
    -- "Batıda o dönemde şöyle bir kanı var.
    Beyaz ırktan olmayan hiç kimse uygarlık tarihinde yüksek
    noktalara ulaşamaz. Avrupa ülkelerinde o günlerde dünyanın
    en büyük mimarı olarak kabul edilen Mimar Sinan sizden
    değil iddiası vardı. Bu şekilde onlarca kitap var.
    Mimar Sinan'ı Macar, Ulah, Sırp ve Avusturyalı gibi
    Avrupa'da bir yerlere bağlıyorlardı."

    Mimar Sinan bu topraklarda doğdu.
    Kayseri Ağırnas doğumlu.
    Batıdaki iddialar karşısında Ankara'daki Türk Tarihini
    Araştırma Kurumu daha sonraki adı Türk Tarih Kurumu
    olacak olan kurum
    "Mezarını açıp kafatasına bakalım"

    HAYAL ANTROPOLOJİ MÜZESİ
    Mimar Sinan'ın kafatasının mezarından çıkarılmasıyla ilgili
    o dönemde gazetelerde haberlerin yer aldığına işaret eden
    Marmara Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof.
    Dr. Selçuk Mülayim,
    -- "Şevket Aziz Kansu, kafatasının kurulacak Antropoloji Müzesi'ne
    konulacağını söylüyor. Ama hiçbir zaman Antropoloji Müzesi
    kurulmuyor. Mimar Sinan'ın kafatası da kayıp.
    İşte tartışmalar buradan çıkıyor. Nerede, kim kaybetti,
    nasıl kayboldu?" diyor.

    KAZIDAN BİR GÜN SONRA NELER YAŞANDI?
    Prof. Dr. Selçuk Mülayim, kazıdan tam bir gün sonra
    yaşananları şöyle anlatıyor:
    -- "Atatürk İstanbul'dadır.
    Florya Köşkü'ne gelmektedir.
    Kazıyı gerçekleştiren heyet heyecanla Köşke gidiyor.
    Yanlarında bu defa General Kazım Dirik de var.
    Ağustos ayı sıcak bir gün. Akşam yemeği yeniyor.
    Uzun ve hararetli konuşmalardan sonra konu buraya geliyor.
    Yaptıkları işi heyecanla anlatıyorlar."

    ATATÜRK'ÜN BIRAKTIĞI NOT
    -- "O gün Florya Köşk'ünde Atatürk'ün tepkisi ne oluyor
    bilmiyoruz" diyen Prof. Selçuk Mülayim,
    -- " Bununla ilgili hiçbir kayıt yok.
    Ancak el yazısıyla bir belge var elimizde.
    Atatürk kağıdı alıp sadece şunları yazıyor.
    'Türk Tarihi Araştırma Kurumu'na
    Sinan'ın heykelini yapınız.
    Gazi Mustafa Kemal. "
    Sadece iki satır.
    Atatürk böyle bir istekte bulunuyor.

    Aradan 20 yıl geçiyor.
    Sinan'ın ilk heykeli Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya
    fakültesinin bahçesinde 1957'de açılıyor.
    İşte banknotlarımız üzerinde de basılan
    Sinan resmi bu heykeldendir.
#20.06.2010 15:10 0 0 0
  • güzel bilgilendirici düşündürücü bir yazı teşekkürler
#20.06.2010 15:18 0 0 0