Besin ve Beslenme

Son güncelleme:
  • Beslenme Nedir - Beslenmenin Tanımı - Beslenme Kavramı - Besin Maddeleri - Beslenme Önerileri - Sağlıklı Beslenme - Beslenme ve Sağlık - Beslenmenin Önemi - Besin Unsurları - Dengel Beslenme
    Besin ve beslenme, insanların ve toplumların ilk ve en eski yaşam sorunudur. Bütün canlı varlıklar, büyümek, gelişmek, güçlenmek, yaşamalarını ve etkinliklerini sürdürebilmek için besin maddelerine ihtiyaç duyarlar. Besin maddeleri, vücuda katılarak, yaşam etkinliklerinde bulunma gücünü sağlayan, vücut dokularını geliştiren, onaran, yedek besin saklanmasına imkân hazırlayan, yenilme, içilme ve sindirilmeye elverişli, hayvansal, bitkisel ve madensel kaynaklardır.

    İnsan vücudunun, küçük bir hücre biçiminden başlayarak, gelişim süresi içinde hücre toplulukları (dokular), kan, kas ve kemikten oluşan vücut yapısı halinde bütünleşmesi, gerekli besin maddelerinin vücuda katılması ve bunların kullanılması ile gerçekleşir. O halde, beslenme, geniş anlamda, yaşamı sürdürebilmek için, yemek ve içmek yoluyla vücudun özelliklerine ve içinde bulunduğu şartlara göre çeşitlenen besin maddelerini kazanması demektir.
    İnsan vücudu, çatı, kas, kan, sinir, sindirim, dolaşım v.b. gibi çeşitli doku ve sistemlerden oluşmaktadır. Bu sistemlerin düzenle işlemesinin, vücudun sağlık ve etkinliğini sürekli olarak koruyabilmesinin, ancak, her sistem ve dokunun ihtiyaç duyduğu besinlerin sağlanmasına bağlı olduğu ve vücut unsurları ile besin maddelerinin bileşimleri arasındaki ilişki anlaşılmıştır. İnsan vücudunun bileşimi ile besin maddelerinin bileşimi benzer unsurlar içermektedir.

    Vücut hücrelerinin ve dokularının ana unsurunu, azotlu maddeler anlamım taşıyan "protein" oluşturmaktadır. Ortalama bir insan vücudu % 16 oranında protein içermektedir. Vücuttaki diğer besin unsurlarının oranı ise şöyledir. % 63 oranında su, % 15 yağ ve % 6 madensel maddeler. Öte yandan, genel olarak, besin maddeleri de, değişik oranlarda. Bu benzerlik vücudun beslenme ihtiyacını belirlemesi yanında, vücudun çeşitli etkinliklerini yöneten organların ihtiyaçlarına uygun besin maddelerinden yararlanılmasında, dengeli ve uyumlu olma zorunluluğunu da vurgulamaktadır.

    Böylece, "beslenme" kavramı, vücudun ihtiyaç duyduğu miktar, çeşit ve nitelikte besin maddesi alınmasını sağlayan ilke ve yöntemlerin uygulanması olarak tanımlanmaktadır.

    Beslenme, insan vücudundaki hücrelerin büyümesi, niteliklerini koruması, görevlerini gereğince yapması, daha sonra kullanmak üzere yedek besin saklaması ve besin artıklarının atılması için gerekli unsurları ve şartların sağlanmasında rol oynar ve sindirim, solunum, dolaşım, iç salgılar ve boşaltım etkinliklerini düzenler. Böylece, insan vücudunun oluşması, sağlığı, gücü, enerjisi, fiziksel ve duygusal dayanıklılığı ve gelişmesi için gerekli besin maddeleri ile bunların dengeli ve yeterli biçimde sağlanması, bu besin maddelerinin bileşimleri ile vücut organlarının ihtiyaçları arasındaki ilişki göz önünde bulundurularak gerekli miktarları, çeşitlerinin tespit edilmesi, besin maddelerinin insan vücudu üzerindeki etkileri ile besin maddelerinin üretiminden tüketimine kadar uygulandıkları işlemleri, besin maddelerinden en fazla nasıl yarar sağlanacağı konularını kapsayan, ilkelerini belirleyen, esas ve yöntemlerini öngören ve bunların gelişimini amaçlayan BESLENME BİLİMİ büyük bir toplumsal önem kazanmıştır.

    BESİN UNSURLARI
    Besin maddelerinin hiç biri, yalnız başına vücudun ihtiyaçlarına cevap vermemekle birlikte, hemen bütün besin maddelerinin bileşimlerinde değişik oranlarda ortak besin unsurları, yani proteinler, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler, madensel maddeler ve su bulunmaktadır.


    Canlı varlıklar yaşamalarını besin maddeleri denilen yiyeceklerle sağlarlar. Ağız yolu ile alınan bu maddeleri vücût fiziksel ve kimyasal işlemler uygulayarak yaratır. Enerji dediğimiz bu kuvvetin sonucu sürüp giden hayat, alınan besinlerin çıkardığı ısıya bağlıdır. Bu nedenledir ki, besinlerin saöladıâjı güç. ısı ölçüsü olan kalori ile ölçülmektedir.

    Besinlerdeki karbonhidrat (kömür), lipit (yağ) ve protein (azot) maddeleri, solunum yolu ile alınan oksijen aracılığı ile yanarak bu ısıyı oluşturur. Besinlerin vücûtta yanması ve böylece yararlı hale gelmesi, yararlı olmayanların dışarıya atılması, iç organlarımızın çalışmaları ile olmaktadır.

    Bu çalışmalar sonunda sindirilen besinler vücût dokularını yaparak geliştirir, korur ve bozulanları onarır. Sonradan kullanılmak üzere de biriken bu besinler gerektiğinde ısı haline gelerek güç sağlarlar. Böylece sağlığı, yaşamayı düzenlerler.

    Bu besinlerin hepsi aynı kuvveti sağlamaz. Bazıları vücût için daha çok yararlı olur. Bazıları da sağladığı kuvvetin azlığına karşılık başka bakımlardan yarar sağlarlar.
    Kalori ile ölçülen, besinlerin verdiği güç önemlidir.
    Kalori, D litre suyun sıcaklığını 1 derece (santigrat) yükselten ısıdır.
    insanların günlük kalori ihtiyacı değişiktjr. Cinsiyet, yaş ve çalışma koşullarına göre bu ihtiyaç değişir. Bunun en önemlisi çalışma koşullarıdır. Zira, bir insan, çalışması sırasında harcadığı enerjiyi besin maddeleri ile yerinden sağlamak zorundadır. Yaşamanın sürdürülmesi, sağlıklı kalabilmek için bu şarttır.

    Çalışan insanları üç grupta toplayarak ihtiyaçları olan kalorileri şöylece belirleyebiliriz :
    1) Ağır işlerde çalışanlar: Bunların günlük kalori ihtiyaçları 4.000'dir. Bu ihtiyaç 700 gram karbonhidrat, 95 gram protein ve 90 gram yağla sağlanır.

    2) Vücûtlariyle çalışanlar: Günlük kalori ihtiyaçları 3.000'dir. Bu ih tiyaç 500 gram karbonhidrat, 80 gram protein ve 70 gram yağla karşılanır.

    3) Oturarak çalışanlar: Kalori ihtiyaçları 2.500 dür. Bu ihtiyaç 400 gram karbonhidrat, 70 gram protein ve 55 gram yağla sağlanır.


    alıntı
0 0 0