içimdeki simyacı
uçurumun kenarında
dilim lal
bedenim bitap
yüreğime batan dikenler
daha bir yaramı kanatır
günden güne
gözlerimi dikmişim gökyüzüne
ayın tutulmuş hali
ve kulağımda sönmüş yıldızların sesi
yürüyorum..
yürüyorum yine
"sana" diye, "sensin" diye..
itersen ellerinle beni daha bir geriye
içimdeki simyacı uçurumdan düşesiye
susarım sonsuzluğa; "sebebi sensin" diye