Türkiye’de Kadın Olmak

Son güncelleme:
  • noimage

    Erken yaşta evlendiriliyor, çalıştırılmıyor, siyasi mekanizmalarda
    görevlendirilmiyor.

    AKP hükümetinin bugün Birleşmiş Milletler'de Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW) kapsamında 6. ülke dönem raporunu sunmasından önce Türkiye'deki kadın örgütleri kadın-erkek eşitliği konusunda bir alternatif rapor yayımladı.

    TCK Kadın Platformu ve CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulu üyesi 20 kadın sivil toplum örgütünün, ülke çapında örgütlü 6 etkin kadın platformu ve 135 yerel ve merkezi bağımsız kadın örgütünün desteğiyle hazırladığı CEDAW Gölge Raporu (21 temmuz 2010), Türkiye'de kadına karşı ayrımcılığın her alanda devam ettiğini ve gerçek hayatta kadın-erkek eşitliğini sağlamak için siyasi iradenin yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.

    Yasalarda bile eşitlik yok

    Gölge Raporu, "Yasalar Önünde Eşitlik" ilkesinin hâlâ anayasa, Türk Ceza Kanunu (TCK), Türk Medeni Kanunu (TMK) gibi temel yasalarda eksik kaldığını belirterek, kadınların hâlâ yakınları olan erkekler tarafından namus adına öldürüldüğünü, zoraki ve erken yaşta evlendirildiğini kaydediyor. Raporda yer alan bilgilere göre, Türk kadınlarının yüzde 19.6'sının okuma yazması yok. Siyaset ve karar alma mekanizmalarına kadınların katılım oranının TBMM'de yüzde 9, Bakanlar Kurulu'nda ise yüzde 8 olduğuna dikkat çeken raporda yer alan bir diğer ilgi çekici nokta ise 155 vali arasında hiç kadın valinin olmaması. Kadınların belediye başkanı olma oranları ise yüzde 1'den bile az. Rapora göre, kadınların yüzde 75.4'ü işgücüne katılmıyor.

    noimage

    "Kadınları anlamaya kalkmayın hiçKadınların gerçekten ne demek istediğini bilmek istiyorsanız (bunun her zaman tehlikeli bir şey olduğunu belirtmek gerekir) yüzlerine bakın, sakın dinlemeyin" demiştir, İrlandalı yazar Oscar Wilde Önemsiz Bir Kadın adlı eserinde

    Bu teoriyi günümüzde Türkiye'de bulunan kadın ve erkeklerin durumunu ele aldığımızda biraz farklı bir gerçek ortaya çıkabilir. Zira Türk erkeği kadınları ne anlamaya çalışır ne de yüzlerine bakmayı tercih eder. İstisnalar mevcuttur pek tabi, ben genel durumdan bahsediyorumTürkiye'de bu duruma eskilerden kalma ataerkil inançlar mı, yoksa erkeklerin en az kadınlar kadar ilgisini çeken bir çok başka kavramınlarında çok sayıda bulunması mı neden oluyor bilinmez çünkü zaman değişim çağı. Fakat, belki de değişmeyen tek şey şu: her Türk kadını onu "anlayabilecek" bir erkek istiyor; meslek, dış görünüm, varlık ya da diğer dış etkenler hep bu ilk dilekten sonra geliyor.

    Türkiye'de bir kadının bir erkek tarafından anlaşılabilmesi için ilk önce erkeğin kadını önemsemesi gerekiyor. Fakat şöyle bir sorun vardır ki, ataerkil ve dominant Türk erkeği "anlaşılmak" isteyen kadını önemsese bile bunu belli etmiyor, ya da belli edemiyor, hatta belli etmemeyi tercih ediyorAnlaşılma ihtiyacı içinde olan Türk kadını ise o erkeğin onu anlayabilmesi için her şeyini feda etmeye hazırken, görülüyor ki Türk erkeği aslında kadına yaşamından çok az şey veriyor.

    Dolayısıyla Türk kadını tek bir şey hissediyor: anlaşılamamak Bu anlaşılamamak durumu kadını oldukça derinden etkiler her ne kadar Türk erkeği "anlayamamak" durumunu pek umursamasada; bu iki zıt durumda Türk erkeği umursamazlığından dolayı ve Türk kadınına çektirdiği acıdan dolayı yine üstün duruma geçer. Fakat görünmeyen gerçek şudur ki, Türk kadını onu anlayamayan ya da anladığını sanan Türk erkeğinden çoğu meselede daha üstün durumdadır. Türkiye'de kadınların tarihi, dünyanın gördüğü en ciddi zulümün tarihi olarak adlandırabilir fakat bu, güçlüye karşı güçsüzün zulmüdür ve güçsüzün anlayamama kabiliyeti
0 0 0
  • aynen öyle balım katılıyorum düşüncelerine teşekkürler paylaşım için
    ama şu bi gerçek çalışmayan kadınlar daha çok eziliyor
0 0 0
  • haklısın perimm çalışmayan daha çok eziliyor çalışan çalışmayana göre biraz daha rahat ama çalışanda sonuçta güdümlü çalışıyor :) sağol tatlışım okuyan gözlerine sağlık
0 0 0
  • Türkiye'de kadınların tarihi, dünyanın gördüğü en ciddi zulümün tarihi olarak adlandırabilir fakat bu, güçlüye karşı güçsüzün zulmüdür ve güçsüzün anlayamama kabiliyeti


    aslinda olay calismak yada calismamak degil arkadaslar..(:
    kadin calismasa bile erkek ona bakmak zorunda. dinimizdede bu makbuldur.. esi cunku o hayat arkadasi , diger yarisi.. ona bakiyor yada parasini veriyor diye kadinin her turlu hakkini elinden almaya kalkanlar var..yok degil
    kadin hep ezilen tarafdı bu gune kadar. kadinlar sanki onun yemegini , utusunu yapmak icin geldi dunyaya.. kendi mali gibi goruyor bazilari. saplantili oluyorlar..
    yukaridaki alinti yaptigim yazidada oyle bizim kadinlarimiz hakediyor mu o kadar eziyeti,isgenceyi ? ama bazi kadinlarimiz var ki kader bu diyip kabuguna cekilmis.. gidicek baska bi yeri yok cunku.. baba evine gitse kocan kızım o katlanacaksin diyip tekrar gonderiyorlar o lanet adamin evine. sahip cikilmiyor ki.. ve erkekde bunun verdigi rahatlikla istedigini yapiyor kadina..erkek bu dovsede olur aldatsada.. iste bu insanlari bilinclendirmek lazim.
    bazen turk erkeklerinin psikolojik sorunlari oldugunu dusunuyorum.. hepsini topla at cope
0 0 0
  • trde kadın olmak çok zormuş..
0 0 0