memleketimin kıyılarında
sessizce uzanan yolların ucunda
kıyılara vuran dalgalar..
ve kıyılarıma çarpar gerçekler birer birer
bakışlarım, zaman boşluğunda koşarken
her yanımdan sensizlikle, sessizlik akar
düşlerim geceleri
ve sessizce ağlar rüyalar
başımın üstünde rüzgar
takvim yapraklarımı döküyor ömrümden birer birer
gülüşlerimizde el ele dolaşan maviler
şimdi, karanlığa büründüler
ve sen;
ben bilmeden..
yüreğimi uyutmaya çalışırken..
ayrılıkları büyütmüşsün sen
ıslak gözlerimden bir şiir damlar
"ne dersen de"..
duygularımı da ıslatır
duygularım.. onlar üşürler..
ıslak dudaklarımdan tek bir söz çıkar
"Olamaz öyle birşey" derken ıslak mürekkebler
(...)
artık hislerini derinde tut, salıverme gökyüzüne
bana çarparsa düşerim, içindeki boşluğa
aydınlığa da aşk olsun..
gecenin içinde ki yıldızlar;
onlar benim tek dostumdular
Cok güzel bir siir idi sevgili sevda yeli, kaleminize, duygulariniza bereket..
Fon müzigiyle dizeler kayip bir ülkeye mahkum etti beni..
Yüreginize saglik..
başımın üstünde rüzgar
takvim yapraklarımı döküyor ömrümden birer birer
gülüşlerimizde el ele dolaşan maviler
şimdi, karanlığa büründüler..
Değerli yorumlarınız ve güzel ötesi duygularınıza teşekkür ediyorum.
Varlığınız onur oldu, yorumlarınız ışık olsun kaleme.
********************
bir gün...
ve o gün duygular damlamaya başladı yeryüzüne
öyle ki.. damladı.. damladı...
sel oldu taştı nehirlerden..
bir deryada toplandı hepsi..
adına "şiir" dedik
şiirce konuştuk önceleri..
sonraları anlatılanları yazan kalem, silikleşti.
inat etti parmaklar yazdı.. yazdı..
...
bir gün...
ve o gün duygular gökyüzünde kayboldu..
buhar oldu uçtu..
çok bekledim "yine damlar" dedim.
ama yok "yıldızlar" da o günden beri hiç görünmedi.
şiirler, kaldı gözlerde birtek..
sözler, kaldı tavanda asılı..
yürekler, onlar hep kuytu köşelerde (s.y.)