bir zamanlar

Son güncelleme: 12.05.2007 09:29
  • Faziletliydik:
    Kimsenin malina, mülküne göz dikmezdik.
    Kimsenin namusuna yan bakmazdik.
    Hirsizlik nedir bilmez,
    dilenciligi meslek edinmez,
    kimseyi de küçümsemezdik.

    Dürüsttük:
    Bir zamanlar Londra Ticaret Odasi'nin
    en görünür yerinde
    su mealde bir tavsiye levhasi asiliydi:
    "Türklerle alisveris et, yanilmazsin."

    Itibarliydik:
    Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odasi'nin toplantilarinda
    oylar esit çikinca Osmanlilarla alisverisi olan tüccarin
    oyu iki sayilir, onun dedigi olurdu.

    Temizdik:
    Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanli
    askeri teskilatini
    Avrupa'ya tanitmasiyla meshur Comte de Marsigil,
    yere tükürmedikleri
    için atalarimizi söyle elestiriyor:
    "Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler.
    Daima yutkunurlar.
    Bunun için de saçlarinda sakallarinda bir hararet olur ve
    zamanla saçlari, kaslari, sakallari dökülür."

    Çevreciydik:
    Kurak günlerde ücretle adamlar tutup
    sokaktaki ulu agaçlari sulatir,
    göçmen kuslarin yorgunluk atmasi için
    saçak altlarina kus saraylari yapardik.

    Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez.

    Harama el sürmezdik:
    Fransiz müellif Motray,
    1700'lerdeki halimizi söyle anlatiyor:
    "Türk dükkânlarinda hiçbir zaman tek meteligim
    kaybolmamistir.
    Ne zaman bir sey unutsam,
    hiç tanimadigim dükkâncilar
    arkamdan adam kosturmuslar, hatta birkaç kere
    Beyoglu'ndaki ikametgâhima kadar gelmislerdir."

    Medeni idik:
    İngiliz sefiri Sör James Porter ise,
    1740'larin Türkiye'si için sunlari söylüyor:
    "Gerek Istanbul'da, gerekse imparatorlugun diger sehirlerinde
    hüküm süren emniyet ve asayis,
    hiçbir tereddüde imkân birakmayacak sekilde isbat etmektedir ki,
    Türkler çok medeni insanlardir."

    Dosdogruyduk:
    Fransiz generallerden Comte de Bonneval ise,
    su hükmü veriyor:
    "Haksizlik, mürabahacilik,
    inhisarcilik ve hirsizlik gibi suçlar,
    Türkler arasinda meçhuldür...
    Öyle bir dürüstlük gösterirler ki,
    insan çok defa Türklerin dogruluklarina hayran kalir."

    Hirsizlik nedir bilmezdik:
    Fransiz müellif Dr. Brayer,
    1830'larin Istanbul'unu getiriyor önümüze:
    "Evlerin kapisinin söyle böyle kapatildigi ve
    dükkânlarin çogunlukla umumî ahlâka itimaden açik birakildigi Istanbul'da
    her sene azami bes-alti hirsizlik vak'asi görülür."

    Ubicini Dr. Brayer'i söyle dogruluyor:
    "Bu muazzam payitahtta dükkâncilar,
    namaz saatlerinde dükkânlarini açik birakip
    camiye gittikleri ve geceleri
    evlerin kapisi basit bir mandalla kapatildigi halde,
    senede dört hirsizlik vakasi bile olmaz.
    Ahalisi sirf Hiristiyan olan Galata ile Beyoglu'nda ise
    hirsizlik ve cinayet vak'alari olmadan gün geçmez."

    Naziktik:
    Edmondo de Amicis isimli Italyan gezgini,
    yine 1880'lerin "biz"ini anlatiyor bize:
    "Istanbul Türk halki Avrupa'nin
    en nazik ve en kibar insanlaridir.
    Sokakta kavga enderdir.
    Kahkaha sesi nadirattan isitilir.
    O kadar müsamahakârdirlar ki;
    ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir,
    bizim kiliselerde gördügünüz kolayligin
    çok fazlasini görürsünüz."

    Cihana örnektik:
    Türkiye Seyahatnâmesi'yle meshur
    Du Loir'un 1650'lerdeki hükmü söyle:
    "Hiç süphesiz ki, ahlâk bakimindan
    Türk siyasetiyle medeni hayati
    bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir."

    Sefkatimiz yalnizca insana yönelik degildi,
    hayvanlari, hatta bitkileri bile kapsiyordu.

    Hayata karsi saygiliydik:
    Bu konuda dilerseniz
    Elisee Recus'u dinleyelim,
    bize 1880'lerdeki halimizi anlatsin:
    "Türklerdeki iyilik duygusu hayvanlari dahi kucaklamistir.
    Birçok köyde esekler haftada iki gün izinli sayilir...
    Türklerle Rumlarin karisik olarak yasadigi köylerde ise
    bir evin hangi tarafa ait oldugunu kolaylikla anlayabilirsiniz.
    Eger evin bacasinda leylekler yuva yapmissa,
    bilin ki o ev bir Türk evidir." (Küçük Asya, c. 9)

    Hayirseverdik:
    Comte de Marsigli'yi tekrar dinleyelim:
    "Yazin Istanbul'dan Sofya'ya giderken
    daglardan anayol üzerine inmis köylülerin
    yolculara bedava ayran dagittiklarina sahit oldum."

    Ayni müellif, ceddimizin hayirseverlikte fazla ileri
    gittikleri kanaatindedir.
    Söyle diyor:
    "Fakat sunu da itiraf etmeliyim ki,
    bu dindarane hareketlerinde
    biraz fazla ileri gitmektedirler.
    Iyiliklerini yalniz insan cinsine hasretmekle kalmayip,
    hayvanlara ve hatta bitkilere bile tesmil ederler."

    Bu tespiti, Islâm ve Türk düsmani avukat Guer misallendiriyor:
    "Türk sefkati hayvanlara bile samildir"
    dedikten sonra su örnegi zikrediyor:
    "Hayvanlari beslemek için
    vakiflar ve ücretli adamlari vardir.
    Bu adamlar sokak baslarinda
    sahipsiz köpeklere ve kedilere et dagitirlar...
    Sokaktaki agaçlarin kurakliktan kurumasini önlemek için
    bir fakire para verip
    sulatacak kadar kaçik Müslümanlara bile rastlamak mümkündür..."

    "Kaçik"ligin kaynagini da veriyor adam:
    "Birçoklari da sirf azad etmek için kusbazlardan kus satin alirlar.
    Bunu yapan bir Türk'e
    bir gün yaptigi isin neye yaradigini sordum.
    Küçümseyerek bakti ve su cevabi verdi:
    "Allah'in rizasini tahsile yarar."

    Galiba geçmisimizden uzaklasmak bize çok pahaliya patladi.

    Yahya Kemal Beyatli'nin bir tespitiyle yazimizi noktalayalim:

    "Eski Türklerin bir dini hayatlari vardi,
    dini hayatlari oldugu için de çok seyleri vardi;
    yeni Türklerin de dini hayatlari oldugunda çok seyleri olacak."
#22.04.2006 17:08 0 0 0
  • bir zamanlar böyleydik evet yıllarca uyutulduk aldandık aldatıldık.
    ama uyanış zamanını hep birlikte başarıcaz.elele omuz omuza bu davaya tek bir gönülle bağlanacaz ki eskilerde kalmasın yaşananlar.
#22.04.2006 17:17 0 0 0
  • evet bir zamanlar öyleydik ama ben eminimki o asil kanlar damarlarımızda olduğu sürece o günler yakındır.
#22.04.2006 23:57 0 0 0
  • Paylaşımın için teşekkür ederim ellerine sağlık
#23.04.2006 17:03 0 0 0
  • Ellerine yuregine saglik
    Paylastigin icin tesekkurler.
    Selam ve dua ile...
#24.04.2006 11:22 0 0 0
  • allah razı olsun kardeş ellerine sağlık selametle
#24.04.2006 15:46 0 0 0
  • Allah razı olsun
#12.05.2007 09:29 0 0 0