Glutene Duyarlı Hastalık: Çölyak

Son güncelleme: 05.10.2010 22:10
  • noimage


    Çölyak hastalığı; genetik yatkınlığı olan bireylerde buğday, arpa ve çavdar gibi gluten içeren tahılların yenilmesi ile tetiklenen otoimmin gastrointestinal bir bozukluktur. Toplumda görülme insidansı yaklaşık olarak 1/200'dir. Çölyak hastalığıetyolojisi belli olan nadir otoimmün bozukluklardanbiridir. Glutensiz diyet ile birkaç hafta içerisindehastalık remisyona girer. Dermatitis herpetitiformis,tip 1 diabetes mellitus, Down sendromu, IgA eksikliği, otoimmiin tiroid hastalıkları gibiotoimmün bozukluklar ile çölyak arasında ilişkivardır.Çölyak hastalığı, ince barsak mukozasında İnflamatuar hasar sonucu oluşan malabsorpsiyon ilekarakterizedir. Klasik semptomları diyare ve kilokaybıdır. Uzun süreli malabsorpsiyon olgularında malnutrisyon gelişir. Çölyak olgularının çoğundabu klasik semptomlar görülmez. Hastalığın başlangıçdöneminde gastrointestinal sistem dışı semptomlarsıktır. Bu semptomlar arasında kısa boy, demir ve foiat eksikliği, anemi, kemik dokusu kaybı, aftözStomatİt ve artralji sayılabilir. Erişkinlerde demir eksikliği, makrositer anemi ve hipokalsemi görülebilir. Gastrointestinal semptomlar ise geneldeya hafiftir veya aralıklı olarak görülür. Klinikspektrumun geniş olması nedeniyle çölyak hastalığıçoğu olguda ancak erişkin dönemde teşhis edilebilir.Çölyak hastalığı tanısının sadece klinik kriterlerile konulması yanıltıcı olabilir ve doğtu tanıyıgeciktirebilir. Sıklıkla ilk klinik semptomların görülmesinden 10-13 yıl sonra esas tanı konur.Hastalığın erken dönemde teşhis edilememesi sonucubireylerde dalak atrofisi ve İntesrİnal lenfoma gibigeç dönem komplikasyonları gelişebilİR

    Çölyak hastalığının patogenezinde gliadİn'e özgül T hücrelerinin kritik bir rolü olduğu kanıtlanmıştır.Çölyak hastalığının major komplikasyonuenteropatiye bağlı olarak gelişen T hücrelilenfomadır. Glütene duyarlı enteropatilerin %5-10'unda T hücreli lenfoma gelişir. Yap ilan bir klinikçalışmada çölyak olgularında gastrointestinalsistemde lenfoma görülme insidansının %3-6-40arasında değiştiği görülmüştür. Diğer bir çalışmadaise çölyak olgularının intestinal non-Hodgkinlenfoma açısından belirgin düzeyde risk taşıdığı saptanmıştır. Glutensiz diyet barsak mukozasınıdüzeltir ve malignité potansiyelini azaltır. Glutensizdiyet uygulandıktan sonra 6-12 ay içerisinde tekraredilen biyopside barsak mukozasının normale dönmesi gerekir. Diyet ile kontrole rağmen cevapalınamayan olgularda gastrointestinal lenfoma canisimutlaka ekarte edilmelidir.İnce barsak biyopsisi ve hastalığa özgü histolojikdeğişikliklerin saptanması çölyak hastalığı tanısıiçin altın standart olarak kabul edilir (Şekil 1).Hastalara glutensiz diyet'e başlanılmadan Öncemutlaka barsak mukozasının histolojisi değerlendirilmelidir. Biyopsi endoskopi aracılığıile yapılır. Özellikle yüksek risk taşıyan bireylerde,hastalıkla ilgili şüpheli semptomlar gösterenolgularda biyopsi uygulanır. Semptomların kontrolaltında tutulması ve kanset riskini azaltmak amacı ile hastaların yaşamlarının geri kalan döneminde glutensiz diyet ile beslenmeleri gerekir. Bu nedenlebu olgularda histolojik tanı çok önemlidir. Fakatbunun da yeterli olmadığı olgular vardır. Bazı klinik Çalışmalar gizli hatta aktif çölyak olgularında dahiince barsak biyopsisinin normal histopatoloji gösterdiğini saptamıştır. Mukoza lezyonları yamatarzında olabilir ve biyopsi sırasında uygun örnek alınmayabilir.

    İnce barsak biyopsisi ve glutensiz diyet ile klinik semptomların kesin remisyonu çölyak hastalığı teşhisinde uluslararası tanı kriterleri olarak kabuledilir. Bu kriterler ile birlikte pozitif seroloji ve glutensiz diyet'e cevap olarak hastalığa özgüantikorların serum düzeyindeki azalma hastalığın teşhisine yardımcı olur. Çölyak hastalığı tanısını düşündüren olgularda anti-gliadin antikorları(AGA), anti-endomisyum antikorları (EMA), antı-retikuün antikorları (ARA) ve anti-dokutransglutaminaz (tTG) antikorları serolojik tamda faydalanılan testlerdir. Bu antikorlar özellikle çok az çölyak şüphesi taşıyan olgulardaveya atipik klinik özellikler göstermesine rağmen çölyak ile çok uyumlu biyopsi bulguları gösteren vakalarda tanıda faydalıdır. Gliadin ve doku transglutaminaz antikorları ELISA metodu ile tayin edilirken, endomisyum ve retikulin antikorlarına indirekt immünofloresans yöntemi ile bakılır

    EMA, serolojik testler içerisinde çölyak hastalığına en duyarlı ve en özgül parametredir(Tablo 1). Gluten'in diyet ile alınımı endomisyuma karşı IgG ve IgA antikorlarının yapımını tetikler.EMA-lgA testi auti-gliadin metodlarına göre dahaözgül ve duyarlı bir yöntemdir. Çölyak hastalığına karşı çok özgül olması nedeniyle pozitif EMA-lgAsonucu ve klinikte glutensiz diyete uygun cevabınalınması, çölyak hastalığı tanısının doğrulanmasıamacı ile çok sayıda ince barsak biyopsilerinin yapılma gereksinimi ortadan kaldırabilir. Bununlabirlikte EMA'nın negatif bulunması klinisyeniçölyak hastalığı tanısından tamamen uzaklaştırın az.Çünkü hafif derecede glütene duyarlı enceropatİsi
    olan olgularda antikor miktarı serolojik olarak tayin edilebilecek düzeyde olmayabilir. Ayrıca çok sayıda çölyak hastasında IgA eksikliği mevcuttur. Bu olgularda anti-endomisyum IgA antikorları tesbit edilemez. Böyle olgularda anti-gliadin IgG bakılması tanıda yardımcı olur.Feighery ve ark. tarafından yapılan bir çalışmada çölyak olgularının %87'sinde endomisyum antikorları saptanmıştır. Çölyak olmayan hastaların İse % l'inde bu antikorlar tayın edilmiştir.Rosario ve ark. tarafından yapılan diğer birçalışmada ise EMA-IgA'nın aktif ve tedavi edilmemiş çölyak hastalığı olan olgularda %100 duyarlı veÖ zgül olduğu gösterilmiştir.EMA-IgA titresi ile birlikte biyopsi bulguları glütene duyarlı enteropatinin şiddeti ile korelasyon gösterir. Hastalar sıkı bir şekilde glutensiz diyeti uyguladıkları takdirde EMA-IgA titresi diyet tedavisinin başlaması ile birlikte 6-12 ay İçerisinde düşmeye başlar.

    Anti-retikulin antikorları yetişkin çölyakhastaların %40'ında, çocukların ise %60'ındaserumda tesbit edilir. Fakat Çölyak hastalığınıntanısı açısından bu antikorlar özgül değildir. Çünkübu antikorlar Crohn hastalığı, myasthenia gravis,Sjögren sendromu ve diğer bağ dokusu bozukluklarında da serumda tespit edilir.Çölyak olgularında diyet ile gluten alınımı gliadin'e karşı IgA ve IgG antikorlarınınoluşumunu tetikler. AGA-IgG, IgA'ya göre dahaduyarlı fakat dalia az özgüldür. IgA eksikliği bulunançölyak olgularında AGA-IgA negatif bulunacağından bu vakalarda AGA-lgG bakılması gerekir. Feigheryve ark. tarafından yapılan bir çalışmada çölyak olgularının %69'unda AGA-IgG saptanırken, çölyak olmayan hastaların sadece %29'unda bu antikorlar serumda tesbit edilmiştir. Endomisyum antikorları negatif olan 13 hastadan 7'sinde ise AGA-IgG pozitif bulunmustur.



    Çölyak olgularında klinikte glutensiz diyet'ecevabı izlemede AGA-IgA antikorlarından yararlanılır. Glutensiz diyeti takiben serum AGA-IgA düzeyleri birkaç ay içerisinde normal değerlere yaklaşır. Serum antikor ti trel erinde ki düşüş glutensiz diyete uygun cevabın verildiğini gösterir. Buna karşın AGA-IgG antikor düzeyleri aym kalır. Bunedenle çölyak olgularında diyetin etkinliğinin İzlenmesi açısından IgA antikorları daha faydalıdır.tTG, endomisyum antijeni olarak tanımlanır.Anti-doku transglutaminaz antikorlarının çölyak hastalığının serolojik tanısında duyarlılık ve özgüllüğü %90-95 arasında değişmektedir. İnsandoku transglutaminazı kullanan metodlar tTG antikorlarının duyarlılığını artırır

    Glütene duyarlı enteropati olgularında genellikle serum IgA düzeyleri artar. İzole Ig A eksikliği olançölyak olguları için bu fenomen geçerli değildir.Çölyak lias çalarında sağlıklı bireylere göre dalia fazlaizole IgA eksikliğine rastlanır.İzole IgA eksikliği olan çölyak olgularınınteşhisinde endomisyum, gliadin ve dokut ran sg lu tam i naz IgG antikorları faydalıdır. Bu olgularda IgG normal seviyede üretildiğinden EMA,tTG ve gliadin antikorları genellikle IgG İzotipindedİr. İzole IgA eksikliği olan çölyak olgularında yalancı negatif sonuçları önlemek için IgG antikorlarına bakılması gerekir. Aktif çölyakolgularında IgG antikorları güvenilir tam koydurucu parametre olarak rol oynarlar. Ayrıca çölyak'a Özgü IgG antikorları hastanın diyere uyup uymadığınınizlenmesinde kullanılabilir.Serum antikor testleri;"S" Glütene duyarlı enteropati olgularında güvenilirtanı pare met releridir.Uygulanan glutensiz diyetin kontrolü ve etkinliğinin izlenmesinde çok faydalıdır.
#05.10.2010 22:10 0 0 0