19 Mayıs İle İlgili Makale - Sevgili Ata'm - İngilizce Makaleler - İngilizce 19 Mayıs Makaleleri
Emine DÜŞÜNCELİ (*)
Dear Assign,
I left us in a corner of paradise country calling out to you. I've never seen it, I could not talk. I could not breathe the same air. I'd like to present flowers. Branch branch left the gardens of paradise, boy, I would like to offer bombarded green mixed bundles.
To you, the smell permeated into the homeland I am writing a letter. Every word of the Mediterranean Sea, Black Sea, you'll see, every sentence of Izmir, Ankara and Samsun yaylalarını will read and every syllable, flowers, still feel springs. In the letter, me, us, all ulusumu will see shortly.
Letter to you, the sun lights, land productivity, yağmurumun bring abundance. To you, in the spring seed spitting köylümün diligence, perseverance teacher giving lessons at the beginning of the board, book allowance of bread and bring sweat to get the child on the street selling pretzels. Soldier has been killed mother cry, the attention of swaddling the baby to life, the way to school a student will bring their dreams.
Who knows how many özlemişsindir Anafartalar'ı, Canakkale, Izmir? ... Maybe you tread on foot in Samsun still longing to hear it the first day ... Canakkale is described as a lesson to us, the sound of our people Ariburnu. Samsun on the Black Sea to the way you get the smell of the sea foam foam Banda Vapuru'yla sending.
After so many years passed, we miss you too much. I write poems. Every day, every moment looking at us with a loving smile. You hear us, you see. In 2000, the Republic, 77 your success in sahipleniyor, öğünüyoruz them. I do not know me, do you believe?
I love you, Atatürk. I love you so. Yetişeceğime as one worthy of my homeland and I promise you. You keep on to guide us. Your guidance of modernity, civilization, showing us the goals, kavuşacağız light of reason and science. Atatürk is not without you my dear!
Ataturk at the end of my letter my dear, I believe us, we wish you to be comfortable in his sleep güvenmeni and eternity. We, all of us in the future doctors, teachers, engineers will be. We, your innovative, enthusiastic spirit as Mustafa Kemal yetişeceğiz carrying. I promise you.
Anlatabildiğim them for you, for my voice duyurabildiğim you, I'm happy to iletebildiğim ulusumun greetings to you. I'm happy, because now I KEMAL'im a Mustang ..
Sevgili Ata'm,
Ben, bize bıraktığın cennet yurdun bir köşesinden sana sesleniyorum. Seni hiç görmedim, seninle konuşamadım. Seninle aynı havayı teneffüs edemedim. Sana çiçek sunmak isterdim. Bıraktığın cennetin bahçelerinden dal dal, boy boy; alı yeşiline karışmış demetler sunmak isterdim.
Sana, içine yurdumun kokusu sinmiş bir mektup yazıyorum. Her kelimesinde Akdeniz'i,Karadeniz'i göreceğin; her cümlesinde İzmir'i, Ankara'yı okuyacağın ve her hecesinde Samsun'un yaylalarını, çiçeklerini, pınarlarını hissedeceğin. Mektupta beni, bizi, kısaca tüm ulusumu göreceksin.
Mektubumda, sana güneşin ışıklarını, toprağımın verimini, yağmurumun bereketini getireceğim. Sana, ilkbaharda tohum saçan köylümün çalışkanlığını, tahta başında ders veren öğretmenimin azmini, ekmek ve kitap parası için sokakta simit satan çocuğun alın terini getireceğim. Şehit olmuş asker anasının feryadını, kundaktaki bebeğin hayata ilgisini, okul yolunda bir öğrencinin hayallerini getireceğim.
Kim bilir ne çok özlemişsindir Anafartalar'ı,Çanakkale'yi,İzmir'i?... Belki hâlâ özlemini duyuyorsundur Samsun'a ayak bastığın ilk günün... Bize ders olarak anlatılan Çanakkale'den, Arıburnu'ndan insanımın sesini. Bandırma Vapuru'yla Samsun'a yol aldığın Karadeniz'den köpük köpük deniz kokusunu gönderiyorum.
Aradan geçen bunca seneden sonra biz de seni çok özlüyoruz. Sana şiirler yazıyoruz. Her gün, her an sevecen bir gülümseyişle bize bakıyorsun. Sen bizi duyuyor, görüyorsun. 2000 yılında,Cumhuriyetimizin 77. yılında senin başarılarını sahipleniyor, onlarla öğünüyoruz. Bilmem bana inanıyor musun?
Ben, seni seviyorum Atatürk'üm. Seni çok seviyorum. Sana ve yurduma lâyık biri olarak yetişeceğime söz veriyorum. Sen bizlere kılavuzluk etmeyi sürdüreceksin. Senin rehberliğinde çağdaşlığa, uygarlığa, bize gösterdiğin hedeflere, aklın ve bilimin ışığına kavuşacağız. Sensiz olmuyor sevgili Atatürk'üm!
Mektubumun sonunda sevgili Atatürk, senden bize inanmanı, bize güvenmeni ve sonsuzluk uykusunda rahat olmanı diliyorum. Bizler, hepimiz, ilerde doktor, öğretmen, mühendis olacağız. Bizler, senin yenilikçi, coşkun ruhunu taşıyan MUSTAFA KEMALLER olarak yetişeceğiz. Sana söz veriyorum.
Sana bunları anlatabildiğim için, sesimi sana duyurabildiğim için, ulusumun selâmını sana iletebildiğim için mutluyum. Mutluyum, çünkü artık ben de bir MUSTAFA KEMAL'im!..