Şeb-i Firkat

Son güncelleme: 15.11.2010 22:08
  • Şeb-i Firkat Şiiri - Arif Onur Solak Şiirleri - Aşk Şiirleri
    Şimdi vakit; kasvetli bir karanlığın tam ortasına sıkışmış bir zaman aralığı.
    Yani isyan nakışlı bir gecede sevdayı ayrılığa
    incindiğin yerlerinden çoğaltarak büyüttüğün paragraflar dolusu sözlerle,
    İki kişilik tekilliğimizi ayırıp çoğulluğundan bırakıp kimsesiz hiçliğine
    Terk ettiğin yaşanmışlığın ardı

    Hüzün ve yalnızlık arası iç çekişlerin kalbimi kanattığı bir seyirde
    Hatıraların bol demli efkârını vuruyorum.
    Üşüyen bir can taşımakta bedenim, sarhoş mısraların besleyerek büyüttüğü
    Ve yalpalayarak yüreğime çarptığı yaralı dizelerin hüzünbaz anlamlarında.

    Fırçalarının usta darbeleriyle çizer ressamlar;
    Benim fotojenik hüznümün, sözlerinin vurup ta kırdığı yerden
    Suretime beliren duruşunu, en hazan renkli tuvallere,
    Ve asarlar ibretlik namına, yeni filizlenen sevdaların başucuna
    Bir daha âşıklar bizar düşmesin diye

    Gördüm!
    Bir geceydi, sehere yakın.
    Bulutsuz ve karanlıktı gökyüzü
    Kayarken vurdular bir yıldızı
    Ama kimse görmedi benden başka
    Vurulan yıldıza adadığım dileğimin çırpınarak can verişini
    Ve duymadı kimse adını haykırdığı çığlığını sonsuz boşluğa.
    Oysa ceylan ürkekliğinde, berrak bir yaşamaktı istediğim.
    Saçlarına vuran şavkıyla izlemekti parlayan dolunayı
    Katilleşirken bu ahir zaman
    Umudum; ayrılığın zehrine düştü.

    Gökyüzünün aynası durgun sulara yansıyor güzelliğinin izdüşümü.
    Bir göğe bakıyorum, bir suya
    Sonra ne seni görüyorum ne de beni buluyorum bende.
    Sana baktıkça sevda sevda, kendimden kayboluyorum yiten aklımla.
    Ey sevdasını kalbimde kutsadığım!
    Ve boynumu ayrılığın cellâdıyla vuran kız!
    Bilinmeyen bir zamana kaybolmakta
    Damla damla erimekteyim yokluğunda.
    Ararken seni her köşe başında, parça parça kendimi unutmaktayım.
    Gel de kurtar beni bu girdabın çaresizliğinden
    Ya da gözleri gülen yâr!
    Gel de çek al kendini benden
    Gideceksen eğer
    Kendini benden al da öyle git

    Aşk ve ayrılık
    Yalnızlık ve ateş
    Her günüm şeb-i firkat
    Gidişinin ardı bıraktığın enkaz altında
    Dört duvar arası boşlukta Azrail'le randevudayım.
    Gülüşünün dimağıma düştüğü her saniyede
    Sözlerimin karıştığı acılı şarkılar eşliğinde
    Her gece ölmekle meşgulüm
    Ve sevdiğim
    Her sabah yeni bir ölüme hazırlıyorum kendimi
    Yâr yarası bıraktığın acıları yüreğimde süzerek.
    Ama heyhat ki sevdiğim!
    Eksik kaldığım gibi yaşama
    Sensiz bir türlü ölmüyorum
    Ölemiyorum
    Gel ey yâr!
    Gel de gözlerinde vereyim son nefesimi
    Gel ey yâr; varlığında kapatayım gözlerimi sonsuzluğa

    Arif Onur SOLAK
#15.11.2010 22:08 0 0 0