Uyuşturucu Maddeler

Son güncelleme: 19.11.2010 13:06
  • İnsanların çok eski çağlarda bazı bitkileri uyuşturucu ve uyarıcı etkisinden yararlanmak amacıyla kullandıkları bilinmektedir.Bu kullanım günümüzde de sürmektedir, ancak son yüzyıldır organik kimyadaki hızlı gelişmeden dolayı bu durum değişik bir boyut kazanmıştır.

    Günümüzde, insanlık tarihinde daha önce olduğundan çok daha ciddi sorunlar ortaya çıkmıştır.Bu da ulusal ve uluslar arası kurumsal etkinliklerin; uyuşturucuların kötüye kullanılmalarını durdurmak yada en azından kısıtlamak ve böylece bireyler üzerindeki; dolayısıyla da toplumun büyük kesimlerindeki zararlı etkilerini önlemek için çalışmalar başlamıştır.

    "Uyuşturucu Madde" (Narkotik) ve "Psikotrop" akli faaliyeti ve ruhsal durumu etkileyen bir dizi maddeleri kapsar.

    Bazı uyuşturucu maddeler, akli faaliyeti ve ruhsal durumu yavaşlatırlar (Merkezi sinir sistemini uyuşturan depresanlar).Sonuç olarak bu maddeler ağrı dindirmek için (Ağırı kesiciler, analjezikler), sinirsel heyecanı bastırmak veya sinirsel bozuklukları sınırlamak için (Sedatifler) veya endişe gidermek için (Trankilizanlar) kullanılan faydalı, tıbbi uyuşturuculardır.

    Diğer uyuşturucular, akli faaliyetleri zıt yönde etkiler. Bunlar heyecan halleri meydana getirirler.Bu sebeple bu maddelerin tembih edici etkileri olduğu söylenir.Bunlar tedavi gayeleri ile sadece zihni faaliyetin canlandırılması ve faaliyetlerin arttırılması gerektiği zaman (açlık hissini giderici maddelerle aşırı şişmanlığın tedavisi) kullanılırlar.

    Akli faaliyet üzerindeki kuvvetli etkilerine rağmen bazı maddeler vardır ki; bunların hiçbir tıbbi kullanımı yoktur veya çok sınırlı kullanımı mevcuttur. Bunlar "halisinojen" maddelerdir, yani hayaller ve evhamlar meydana getirmede kullanılan maddelerdir. Bu maddelerin arasında Hint Keneviri de yer almaktadır.

    Bireysel etkenlerin yanında toplumsal ve ekonomik nedenlerinde büyük rol oynadığı ilaç bağımlılığının, özellikle gelişmiş ülkelerde yaygın olduğu görülmektedir. Ülkemizde ise ilaç suiistimali geçmişte oldukça düşük düzede ve sadece afyon, esrar, öksürürk ilacı ve barbitüratlarla sınırlı iken, son yıllarda Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde özellikle uyku ilaçları ve trankilizanları tıbbi amaçlar dışında da kullananların sayısı artmıştır.


    İlaçların tıbbi indikasyon (gereklilik) dışında kullanılması ve özellikle hekimin gerek göstermediği durumlarda kişinin kendi insiyatifi veya yetkisiz kişilerin tavsiyesi üzerine kullanılması ilaç suiistimali veya tıbbi olmayan ilaç kıllanılışı diye adlandırılır.Yanlış ilaç kullanılması, onu doğru olarak kullanması gereken kimselerin (hekimlerin) veya hekimin kontrolü altındaki hastaların ilacı yanlış indikasyonda, çok kısa veya uzun bir süre kullanmaları gibi durumları veya benzer durumları kapsar.

    Bazı psikotrop (psikoaktif) ilaçlar kişide bağımlılık yattıkları için yukarıdaki tanımda olduğu gibi indikasyon dışında, devamlı yada periyodik olarak uzun süre belki de yaşam boyunca ve ekseri giderek artan dozlarda kullanırlar.Bağımlılık yapma potansiyeli olan ilaçların çoğu tıpta hastalıkların tedavisi ve diğer amaçla kontrolü şeklinde kullanıldığında bu ilacın suiistimali anlamına gelmez.Bağımlılık yapan ilaçlardan bazıları (LSD ve benzeri halisinojenler ve esrar vs.) tadavi amacıyla kullanılmadıklarından, her zaman suiistimal edilirler. İlaca bağımlılık bazen sadece psişik bağımlılık şeklinde olabilir, fakat tek başına fiziksel bağımlılık gelişmez. Fiziksel bağımlılık gelişmişse beraberinde psişik bağımlılık ta gelişmiştir.



    Direnç Artımı (Tahammül, tolerans gelişimi) : Doğal ya da sentetik bir maddenin sık tekrarlanan kullanımından sonra, o maddeye uyum ve dayanıklılık kazanılmasıdır.

    Bağımlılık Etkisi : Uyuşturucu maddelerin kişide oluşturduğu bağımlılık genel olarak iki türdür→1)Psikolojik Bağımlılık 2) Fiziksel Bağımlılık

    Psikolojik Bağımlılık Nedir : Zararlı etkileri bilindiği ve görüldüğü halde bir maddeye karşı ileri bir istek gereksinim duyulmasıdır.Ancak direnç artımı ve yoksunluk (İlacın alınmaması sonucu beliren eksiklik hissi) belirtileri gelişmez.Bu durum, kişinin uyuşturucu madde kullanarak; baskılardan kurtulmak, dünyayı tos pembe görmek istemesi şeklinde ortaya çıkar.Bağımlılık sonrasında da uyuşturucu bulamadığı zaman kişi, hayatın kendisine zindan olacağı, mahvolacağı duygusuna kapılır.Uyuşturucu kullandıktan sonra her sorunun üstesinden geleceğini sanır. Kullanılan uyuşturucuların türüne bağlı olarak psikolojik bağımlılık yapma etkisi değişir.


    Fiziksel Bağımlılık : Hücrelerin normal fonksiyonlarını sürdürebilmeleri için o maddeye ihtiyaç duyulması, madde kullanıldığında ortaya psişik ve fiziki belirtilerden oluşan karmaşık bir klinik tablo çıkması. Vücudun uyuşturucu maddeyi istemesidir. Uyuşturucu kullanılmadığında fiziksel tepkiler başlar. Bunlar kullanılan uyuşturucunun türüne bağlı olarak değişmekle birlikte, genel olarak; uykusuzluk, esneme, burun ve gözlerin akması, terleme, ürperme, titreme, adalelerde kasılma, sırtta ve bacaklarda şiddetli adale ağrıları, kusma, ishal, nefes alma hızının artması, tansiyon ve hararette artış gibi belirtilerdir.

    Psişik bağımlılıkta, kişide; keyif almak ve ilaç yokluğunda yapacağı psişik huzursuzluğu önlemek için, engellenmesi zor bir ilaç arama ve onu tekrar kullanma davranışı olmuştur. Bazı ilaçlar sadece psişik tipte bağımlılık oluştururlar. Fiziksel bağımlılık, ilacın etkilediği nöron sisteminde veya sistemlerinde ilaca karşı adaptasyon gelişmesi sonucu ortaya çıkan yeni bir homeostaz (denge) veya nörohimorel (sinirsel) denge durumudur. Fiziksel bağımlılık yapan ilaçlar genellikle SSS'ni (Santral Sinir Sistemi) eskite eden (uyaran) ve iştahı kesen ilaçların kesilmesi ise SSS depresyonu belirtileri (uzun süreli uyuma, uyuşukluk ve yorgunluk gibi ) ve hiperfalji (aşırı yemek yeme) ile karakterize bir yoksunluk sendromu oluşturur.

    İlaç kullanmaya başlama ile fiziksel bağımlılığın gelişmesi arasında geçen süre ilaç gruplarına göre değişir. Mesela narkotik analjeziklere karşı çabuk fiziksel bağımlılık oluştuğu halde, alkole karşı geç oluşur.




    UYUŞTURUCU MADDELERİN SINIFLANDILIMASI

    Uyuşturucu maddeler elde ediliş şekillerine göre, doğal, yarı sentetik ve sentetik olarak sınıflandırılabildikleri gibi, daha çok kullanıldığında oluşturdukları etkilere göre de sınıflandırılırlar. Buna göre başlıca dört ana grupta toplanabilirler.
    *Depresanlar (Uyuşturucular)
    *Stimulanlar (Uyarıcılar)
    *Narkotikler
    *Halisunojenler (Hayal Gördürücüler)

    DEPRESANLAR (UYUŞTURUCULAR)
    Bu gruptaki maddeler merkezi sinir sistemini etkileyerek genel olarak kişide uykulu olma hali ve uyuşukluk hali oluştururlar. Bunlar da iki alt gruba ayrılabilirler.

    *Sedatifler (Yatıştırıcılar) : Heyecan giderici ve sakinlik verici özellikleri mevcuttur. Vücutta bir gevşeme oluşturur, dinlenmeyi sağlarlar. Uykuya sebep olmayabilirler.

    *Hipnotikler (Uyutucular) : Uykusuzluğu gidermek, uyumayı sağlamak amacıyla kullanılırlar.

    Depresanlar grubunda sentetik olarak üretilen çok sayıda madde vardır. Bunlar arasında suç bilimiyle ilgili olanlar
    -Barbituratlar ( Barbital, Fenobarbital ... )
    -Benzodiazepinler (Diazepam ... )
    -Disübstutiye kuinizalonlar ( Metakualon)
    -Piperidinedion türevleri ( Glutethimide, Methylpyralon)
    -Alkol ve Glikollerin Karbamik Asit Esterleri ( Ethinamate, Meprobamte )


    STİMULANLAR (UYARICILAR)
    Uyarıcılar kullanan kişiye zindelik verir, uykuyu önler. Başlıca örnekleri amfetaminler ve kokaindir. Amfetaminler uyku önleyici etkileri yanında iştah kesici olmaları nedeniyle zayıflama amacıyla kullanılırlar. Açlık giderici ilaçları kullananların belli bir zaman sonra dozu arttırmalarının nedeni açlık hissini giderici amfetaminlerin stimulan etkisi ve gelişen bağımlılıktır.

    Kokain ( Benzometilekgonin) : Yaprak, kar, kakakola, dinamit, kırıntı, sürüt topu, kız, neşeli toz, neşe pudrası, cennet tozu, pirinç unu, beyaz, beyaz kız, altın toz, cin, şans tozu, gök tozu, cennet bazı argo tabirleridir.
    Tıpta yüzeysel lokal anestezik olarak kullanılan bir ilaçtır.Kokain Güney Amerika'nın And Dağları bölgesinde yetişen Erythroxylon coca bitkisinin yapraklarından elde edilir. Ofori ( aşırı neşe) yapar, yorgunluğa, efora , soğuğa, açlığa ve uykusuzluğa karşı olan dayanıklılığı arttırır. Kişiler kokaini sigara şeklinde kullanırlar.
    Kokain bağımlılığında paranoid nitelikte psikotik belirtiler, agresif ( düşmanca, saldırgan) ve anti sosyal davranış mevcuttur. Kuvvetli psişik bağımlılık yapar. Tolerans ve fiziksel bağımlılık görülmez. Yoksunluk sendromu söz konusu değildir. Yüksek dozlarda felç yapar.
    Bağımlılık kazanmamış kişilerde 1-2 gr. Öldürücü etki gösterir. Akut (ani) zehirlenme belirtileri çok kısa zamanda ortaya çıkar. Ölüm 2-3 dakika içinde oluşabilir. Huzursuzluk, sinirlilik, aşırı konuşkanlık, depresyon, konfüzyon (şuur bulanıklığı), boğazda kuruma, baş dönmesi, halusinasyon başlıca belirtilerdir. Aşırı refleks, kendinden geçme, kan basıncında yükselme, düzensiz solunumdan sonra depresyon safhası görülür. MSS (Merkezi Sinir Sistemi) depresyonu adale felci, solunum ve dolaşım yetersizliği ve bilinç kaybına yol açar. Huzursuzluk, paranoya (şüpheci), şiddet hareketleri, halusinasyonlar sıktır.




    Amfetaminler :
    Kuvvet hapları, yassı haplar, dirilticiler, göz açıcı, göz kapağı çıkarıcıları, ortak pilotlar, kamyon şoförleri, şeftaliler, güller, kalpler, araba tekerlekleri, beyazlar, sahilci, atlıkarıncalar, ayak topları, yeşilimsiler, portakallar, başı dumanlı fasulyeler bazı argo tabirleridir.
    Amfetaminler, santral sinir sisteminde bazı alıcıları etkileyerek ofori yapan, uykusuzluk, yorgunluk ve açlığa karşı dayanıklılığı arttıran ve iştahı azaltan psikostimulan ilaçlardır. Yarışmalarda atletlere doping yapmak için en sık kullanılan maddeler amfetaminlerdir. Bu durumda atlet yorgunluk hissetmediğinden kendi fiziki gücünün sınırları dışına çıkabilecek gücü duyar. Bu da aşırır yorulma ve bazı atmosfer şartları (sıcak vb.) ile birleşince ölümle sonuçlanabilir.
    Damardan enjeksiyon uygulaması amfetaminlerin bütün suiistimal tiplerinin en tehlikeli şeklidir. Bu tür suiistimaller ekseri psikoz ( ruhsal bunalım)'la sonuçlanır.
    Ağız yoluyla kullanımlarda çok çabuk absorbe olurlar. Böbrek, akciğer ve beyinde toplanırlar. Merkezi Sinir Sistemine olan etkileri 30 dakika içinde başlar ve birkaç saat sürer.
    Psişik ve fiziksel bağımlılık görülür. Tolerans kısa zamanda gelişir. Bırakıldığı zaman yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Depresyon, uyku hali ve letarji (uyuklama), şiddetli mide ve karın krampları görülür. Kişi uyumasına rağmen kabusla uyanır, kulak ve görmeye bağlı halusinasyonlar, intihara teşebbüs de görülebilir.
    Amfetaminlerde akut (ani) zehirlenmenin belirtileri, konfizyon (şuur bulanıklığı), sinirlilik, huzursuzluk, aşırı aktif refleksler ve titremeler şeklindedir. Çok şiddetli zehirlenmelerde çıldırma veya panik, kendisine zarar verme ve halusinasyonlar görülür. Ölümden önce yüksek ateş ve şok dikkati çeker. Aşırı dozda alınması ile taşikardi ( kalp çarpıntısı), yüksek tansiyon, baş ağrısı, ateş basması, terleme ve şiddetli göğüs ağrısı da görülür. Bağımlılık kazanan kişilerde çevresini tahrip eden ve anti sosyal davranışlar belirgindir.


    NARKOTİKLER
    Narkotik uyuşturucular, merkezi sinir sistemini uyuşturucu etkisiyle, ağrı kesen analjezik maddelerdir. Bunlar da 3 grupta incelenir.

    *Afyon Alkoloitleri
    *Afyon Türevleri
    *Opiyatlar

    *Afyon Alkoloitleri :
    -Afyon (Opium) : Hap, sakız, macun, mal bazı argo tabirleridir. Afyon (Papaver Sonniferum Album veya Pavot) , haşhaş ismi verilen bir bitkinin salgısıdır. Taze halde akıcı, beyaz renkte süt gibi, zamanla esmerleşen, sertleşen bir maddedir. Bir zevk uyuşturucu maddesi olarak afyon, özellikle yenir veya bir karışım halinde içilir. Afyonun sigara halinde içilmesi, çok yeni bir olaydır.1-2 gr. Afyon insanı öldürür. Afyondaki phenantrene grubu alkaloitler şiddetli bağımlılık yapma özelliğinde olup uluslar arası ve ulusal kontrol altındadır.

    -Morfin : Beyaz cevher, hayalperest, sert cevher, Amerikan kelebeği, Matmazel Emma, maymun bazı argo tabirleridir.Morfin, afyon (Opium) alkoloitleridir. Afyondan imal edilen veya direkt olarak afyon kozasından ( gövdenin üst kısmı ve afyon bitkisinin kapsülüdür) özü çıkarılarak elde edilen morfin, tek başına değerli bir ağrı kesicidir, tabletler halinde ve deri altına enjekte edilerek kullanılmaktadır. Kokusuzdur ve rengi zamanla koyulaşır. Ameliyat, kırıklar, yanıklar vs. den doğan kısa süreli şiddetli ağrılarda ve kanser gibi öldürücü hastalıkların son aşamalarında büyük ölçüde kullanılmaktaydı. Sentetik uyuşturucu maddeler ve diğer ağrı kesici (analjezik) uyuşturucu maddelerin ortaya çıkması ile morfinin kullanım derecesi ve tedavi ile ilgili önemi büyük ölçüde azalmıştır. Hastanelerde tıbbi kullanımı da kısıtlanmıştır. Morfin bağımlılarının bir çoğu işte bu morfinle yapılan uzun süreli tedavilerde morfine bağımlı hale gelmişlerdir. Güçlü psişik bağımlılık yapar. Tolerans ve fiziksel bağımlılık hızlı oluşur. 0,2 gr. öldürücüdür. Morfin, kaslarda ve sinir sisteminde dokularda toplanır, bir kısmı idrarla dışarı atılır. Zehirlenme belirtileri ise kısa ve uzun süreli olmak üzere afyon gibidir.

    *Afyon Türevleri :
    -Eroin (Diasetil Morfin) : Kar, cevher, süprüntü, büyük Harry, sır, oğlan, beygir, beyaz zehir, beyaz maden, toz, mal, kuru kafa, erkek çocuk, beyaz şeker, kıllı keyf pudrası, b.k , şey, bazı argo tabirleridir. Beyaz kristal halde veya açık kahve renkli bir tozdur. 0,1 gr. öldürücüdür. Buruna çekmek suretiyle kullanılır. Eroine alışma çok çabuk olur. Bir defa bile kullananlar alışabilirler. Uyuşturucu Maddeler Komisyonu'nun tavsiyesi üzerine bir çok ülkede yasaklanmış ve bunun tıpta kullanımının yerin daha az tehlikeli diğer ağrı kesici ilaçlar almıştır. Eroin belki de bilinen bütün uyuşturucu maddelerin en fazla bağımlılık yapanıdır. Yüksek neşe ve canlılık hissi meydana getirir, bağımlı gerçeğin uzaklaştığı rüya gibi bir trans haline sürüklenir. Bu uyuşturucu maddenin canlılık etkilerine karşı tolerans çok çabuk gelişir. Böylece aynı etkiyi elde etmek üzere daha fazla miktarlar enjekte edilmesi gerekmektedir. Eroin (Morfin vb.)'in etkisi altında bağımlı genellikle uykulu bir haldedir. Çevresine ve kişsel durumuna karşı ilgisizdir. Kronik eroin bağımlıları genellikle sindirim engellenmesi nedeni ile çok kötü bir sağlık durumundadırlar.

    HALİSİNOJENLER (HAYAL GÖRDÜRÜCÜLER)

    Bunlar kullanıldığında kişiyi gerçek dünyadan uzaklaştırarak hayal alemine daldırırlar. Zaman ve yer kavramlarını zayıflatır, düşünme ve algılamada bozukluklara neden olurlar. Bu grubun başlıca örnekleri : LSD (D-Lysergic Asit Diethylamid Tatarat), Marihuana, PCD (phenyclidine) ve tirptaminlerdir. Halisinojen maddeler genellikle ilaç olarak kullanılmazlar. Gerçek bir psikoz hali (bir çeşit akıl hastalığı) oluştururlar, halusinasyon bu durumun sadece bir belirtisidir. Bu nedenle bunlara "Psikomimetik (ruhsal uyarıcı) maddeler" adı da verilir. Bağımlılık oluşturan halisinojenler, yapıları ve farmakolojik etki kalıpları bakımından farklı, heterojen grup teşkil ederler.

    -LSD (Lisercik Asit Dietilamid) : Çıldırtıcı bir seyahat, eski küpler, incimsi kapılar, cennet mavisi, kraliyet mavisi, düğün zilleri, şef, şahin, şeker topağı, yirmi beş, zen, Japon Budizmi bazı argo tabirleridir. Yarı sentetiktir. İnce, beyaz, toz halindedir. Bir sıvı ile karıştırıldığında renksiz, kokusuz ve tatsız bir hale gelir. Büyümüş gözbebekleri, titreme, yüksek ateş ve kan basıncı, hızlanmış refleksler mevcuttur. Kısa zamanda tolerans meydana gelir. Fakat fiziksel bağımlılık genellikle yoktur. Görme, duyma, dokunma, vücut imajı ve zaman duygusu değişir. Renkler daha şiddetli veya değişik, şekil ve uzay kavramları bozulmuş, cisimler sallanıyor gibi, iki boyutlu şekiller üç boyutlu gibi ve cansız cisimler hisleri varmış gibi algılanır. Zaman durmuş, yavaşlamış, hızlanmış hatta geri gidiyor gibi algılanabilir. Bir gözlemci LSD kullananda mutluluk ve gevşeme hali gözlemleyemez fakat kullanan bu duygular içinde olabilir. Dünyadan ilişki kesme, yalnızlık duygusu, bazen korku ve panik vardır. Panik durumlarına tehlikeli reaksiyon gösterme, suç işlemeye teşebbas, elbiselerini çıkartmak gibi çirkin davranışlar sık sık görülür.Öldürücü doz 2 mg/kg civarında olduğu tahmin edilmektedir. LSD vb. halisinojen maddelerin yaptığı bağımlılığın başlıca özellikleri şunlardır;
    Genellikle hafif veya orta derecede olmak üzere, değişik derecede psişik bağımlılık.
    LSD'ye karşı çabuk ve genellikle ileri derecede tolerans gelişir.Bundan dolayı ilacın periyodik olarak kullanılması gerekir. Devamlı kullanılmaz.
    Fiziksel bağımlılık oluşturmaz.

    LSD'nin genetik zarara neden olduğu hakkında sağlam deliller vardır. Bazı araştırmacılara göre LSD'yi tedavi amaçlı olarak tavsiye etmek "kimyasal Rus Ruleti" oynamaktır.Ayrıca Kimyasal Savaş maddesi olarak ta kullanılmaktadır. Davranış bozuklukları ve hayal görmeye neden olur. Genellikle kargaşaların yatıştırılması için kullanılmaktadır.


    -Hint Keneviri (Cannabis Sativa L.), Esrar (Marihuana) : Duman, saman, Teksas çayı, kabuk, akıpulko altını, böö, tereyağı çiçeği, yabani ot, çimen kavnoz, çay, temcit pilavı, kenevir, Hint otu, çılgın otu, kuru ot, yeşillik, kıkırdama dumanı, aşk otu, Meryem habercisi, Meryem Kadın bazı argo tabirleridir.Esrar, Hint kenevir bitkisinin dişi türlerinin tepesindeki çiçekli kısım ile filiz halindeki yapraklarının kurutulup bastırılması suretiyle hazırlanan ve aktif maddesini bu kısımlardan salgılanan reçine içindeki kannabinoidlerin oluşturduğu bir bitki türüdür. Kemiricilerde öldürücü doz ağız yoluyla 700-1400 mg/kg, deri altına 400 mg/kg. , damara enjeksiyon yoluyla ise 20-40 mg/kg. olarak tespit edilmiştir.Ham esrar kendine has kokusu olan yeşil renkli bir tozdur. Daha çok tütüne karıştırılarak sigara yapılıp içilir. Ayrıca çiğnenerek yada buruna çekilerek kullanılır. Batıda Marihuana adıyla bilinen toz esrarın sigara ve pipo tütününe karıştırılarak kullanılması yaygındır. Esrar bağımlılığının özellikleri şunlardır:
    Değişik derecede psişik bağımlılık gelişir.
    Fiziksel bağımlılık yapma derecesi önemsiz derecededir.
    Tolerans gelişmesi önemsiz derecede olur.

    Esrar otu olarak ta bilinir. Bu bitki Ülkemizde Kastamonu, Samsun, Amasya, Kayseri, Sivas, İzmir ve Kütahya'da yetişir. Erkek ve dişi çiçekler ayrı ayrı bitkilerdedir. Erkek çiçekler yaprakların koltuğunda salkım durumunda toplanmışlardır. Dişi çiçekler ise küçük yaprakların koltuklarında olup hemen hemen sapsızdırlar.
    Bitkinin dişi çiçekli dal uçları, meyveleri, yağı ve lifleri kullanılmaktadır. Kendir lifleri çok sağlam ve dayanıklı olduğu için bilhassa çuval, halat yapımında kullanıldığı gibi halı ipi, yelken vs. yapımında da kullanılır.
    Kenevir bitkisinin dişi çiçek durumlarından elde edilen bu esmer renkli kütle Esrar olarak bilinmektedir. Keyif verici olarak Asya ve Afrika'da kullanılmaktadır. Esrar ; tütün, tömbeki, sigara ve nargile halinde içilebilmektedir. Ülkemizde Esrar veren bitkilerin yetiştirilmesi ve esrar imali kanun ile yasaklanmıştır.Kenevir tohumlarından yağ çıkarılır ve yeşilimsi renkli bu yağ bilhassa sabun imalinde kullanılmaktadır. En çok kenevir yetiştiren ülkeler; Rusya, Fransa, Macaristan, Polonya, Romanya, Meksika ve Hindistan'dır. Ülkemizde ise yer yer üretimi yapımaktadır.

    Peki Esrar Kullananları Nasıl Tanırız:
    Esrarın etkisi 15-30 dk. İçerisinde hissedilmeye başlar. Dört saate kadar sürer.Başlangıçta esrarı kullanan kişi uyarılmış hale gelir. Böylece şahıs neşelenir, güler, kolayca konuşur. Sebepsiz olarak kahkaha atar , uykulu hale gelir.Gözlerin kızarması, ağzının kuruması, baş dönmesi, kalp atışlarının hızlanması, sık sık idrar yapma ihtiyacı duyulur. Uykulu olma hali, uyuşukluk, dengesizlik, kaslarda eşgüdüm bozukluğu ve sigara gibi içildiğinde göğsün sıkışması vardır. Fazla terler, yüzü çok soluk ve parmakları lekeli olur. Çok yemek yeri. Esrar kullananlar fırın görünce dayanamayıp içeri girer ve birkaç tane sıcak ekmeği rahatlıkla yiyebilirler.Ufak bir su birikintisini deniz gibi görür ve geçemez, bunun terside olabilir. Sigarayı derin bir nefesli çeker ve dumanını uzun müddet içinde tutar. Esrar kullananlara el hareketi ile yüzüne vurur gibi yapınca çok korkarlar. Yalnız oldukları zaman ekseriya uyuklarlar. Ayaklarında karıncalanma olur. Dengesi bozuktur, mesafe ve sürat tahmininde yanılırlar. Esrarlı sigarayı avuç içinde muhafaza ederler (Çekerken dumanı ziyan olmasın diye), hafif huzursuzluklar ve sinirlilik halleri ile baş ağrısı gibi rahatsızlıklardan şikayet ederler. Beden bakımsızlığı, giyimindeki perişanlık, çökük avurtları, soluk benzi, dağınık ve karmaşık saçları, önemsenmemiş tıraşı gibi dikkati üzerinde toplayan umursamazlığı ile tanınacak bir hal alır.Elbise ve nefesleri esrar dumanı kokmaz. Uzun süreli kullanımlar ruhsal bağımlılık yaptığı halde fiziksel bağımlılığa yol açmadığı kabul edilir. Düzenli olarak kullanan kişilerde esrar kullanımının kesilmesiyle ciddi yoksunluk belirtileri görülmez. Esrar halisinojen bir maddedir. Suiistimal eden kimseler kullandıkları zaman hayal görürler, bilinçleri kaybolur. Dünya ile temasları kesilir. Bağımlılık derecesine gelmiş esrarkeşler genellikle intihar ederek yaşamlarına son verirler. Küçük miktarlarda hafif bir keyif verici ve sedatif olarak iş görür.



    noimage


    POLİSİYE OLAYLAR (SUÇLAR)
    NASIL ÇÖZÜLÜR
    Adım Adım Dedektiflik
    Kriminalistik Bilim Uzmanı Sayın Hasan Hüseyin ÇALI
    Değerli Saygıdeğer Hocama Saygılar Sunarım
#19.11.2010 13:06 0 0 0