Vekilin anlamı - Allah'ın isimlerinden vekilVEKİL (İşlerini Kendisi'ne bırakanların işlerini düzeltip, onların yapabileceğinden daha iyisini temin eden)
Yüce Rabbimiz, Kuran'da iman sahibi olan, samimi kullarına karşılaştıkları her türlü durum ve şartta Kendisine güvenmeleri gerektiğini bildirmiştir. Nitekim tüm peygamberler din ahlakını anlatırken, birçok zorlukla karşılaşmış, hitap ettikleri topluluklar çoğu zaman onlara düşmanlıkla karşı çıkmışlardır. Ancak elçiler, Allah'ın birliğini, O'nun emir ve yasaklarını anlatma konusunda her zaman cesur ve kararlı bir tutum sergilemişlerdir. Hep Allah'ı vekil edinmişler, yalnızca O'nun rızasını gözetmişlerdir.
Allah, din ahlakının yaygınlaşmasına yardım eden müminlere yardım edeceğini Kuran'da bizlere bildirmiştir. Elbette ki çoğu zaman müminlerin karşısında, onlara karşı mücadele eden topluluklar olmuştur ve bu topluluklar çoğu zaman müminleri engellemek için geniş kapsamlı planlar kurmuş, incitici sözler ve iftiralarla onlara zarar vermeye çalışmışlardır. Ancak Allah'ın izni ile hiçbir zaman istediklerini gerçekleştirememişlerdir. Çünkü Yüce Allah, iman etmeyenlerin kurdukları her planı en ince detayına kadar bilendir ve onlar ne kadar uğraşsalar da tuzaklarını bozulmuş olarak yaratmaktadır. Rabbimiz ancak Kendisini dost edinmiş, sabırlı, kararlı ve samimi müminlere yardım eder ve olabilecek en güzel sonuçla onları başarıya kavuşturur.
Bu asla inkarcıların anlayamayacakları ve sahip olamayacakları büyük bir güçtür. Tevekkül eden müminler bu sayede maddi ve manevi yönden büyük bir kuvvet kazanmış olurlar. Allah Kuran'da yalnızca Kendisi'ne yönelen kullarının kazandığı güçle ilgili şöyle buyurmaktadır:
"Kim ihsanda bulunan (biri) olarak yüzünü (kendini) Allah'a teslim ederse, artık gerçekten o kopmayan bir kulba yapışmıştır. Bütün işlerin sonu Allah'a varır." (Lokman Suresi, 22)
"Onlar, kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun" dedikleri halde imanları artanlar ve: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir." (Al-i İmran Suresi, 173)
Müminler Allah'ın rızasını kazanmalarının ve O'nu vekil edinmelerinin sonucu olarak sonsuz nimet ve sonsuz cennetle müjdelenmişlerdir. Ayetlerde şöyle buyrulur:
"Bundan dolayı, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan bir bolluk (fazl) ve Allah'tan bir nimetle geri döndüler. Onlar, Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük fazl (ve ihsan) sahibidir." (Al-i İmran Suresi, 174)
"De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O, bizim mevlamızdır. Ve müminler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)