Yakıştırılmayan Masumiyet Şiiri - Sustum Şiirleri - Aşk Şiirleri - Sevgi Şiirleri
Yoruyor beni olmadığım kadar güçlü görünmek
Pamuktan kalelerin ardında kağıttan askerlerim savaşırken hayat denen er meydanında kazandıklarıma mı daha çok üzüleyim / ki elimde kalan bir avuç acı / kaybettiklerimin acısına mı bilemedim...
Ganimet saydıklarıma baktığımda gördüğüm kahverengi oymalı bir sandık dolusu hayal kırıklığıydı o kadar...
Gardım düştüğünde ruhumun zinciri çözülüyor iplik iplik
Doğrultamıyorum haklılıklarımın kılıcını düştüğü yerden üstelik kendim de doğrulamıyorum.
Kırıklarımın üzerine basıp bir çırpıda bırakmak istiyorum kendimi yaşam denilen yalanın kara boşluğuna...
Düşemiyorum
Dönüp bana kırıklara basılır mı diye sorma
İnsan yorulunca basıyor işte...
Yoruyor beni sustuklarım
İçim çığlık çığlığa coşturuken isyanlarını beynimde dörtnala koşan cümlelerin yelesinden korktu satırlarım...
Bir türlü nokta koyamadığım gibi tek hece çıkartamadım dilimden
Ruhum düğümlendi
Boğazımda kaldı hıçkırıklar peşpeşe
Yutamadım...
Senle arama sessiz harfler sıraladım arayı açmaya çalıştıkça istemeden yaklaştım
Çıkmayan seslerin sağanağında bozdum ruhumun bekaretini
Bir bardak su doldurup avuçladığım tüm harfleri tek tek yutmaya çalıştım beynimin uğultusu sussun diye
Olmadı
Yuttuklarımla berber yutamadıklarımı da kustum içimin sessizliğine
İki dudağımın arasından akıttığımın pörsümekte olan hayatım olduğunu görünce tepkisiz bakakaldım sadece...
Dönüp bana sessizliğe kusulur mu diye sorma
İnsan yorulunca kusuyor işte
Yoruyor beni giden olmak
Bavuluma yerleştirdim ondan kalan hayatları
Hatırlamak istemediklerimi mi alsam yanıma sana dönmeme engel olsun diye
Yoksa unutamadıklarımı mı alsam '' herşeye rağmen güzeldi '' nidasıyla avunmak için bilmiyorum
Her şeyi unutmak için ama hiç bir anını unutmayacağımı bilerek çıkıyorum yola ama korkuyorum geriye dönüp bakmaya
Orada bıraktığım kendimi gördüğümde yine kendime yenildiğimi görmek ağır geliyor ruhuma
Korkularımdan korkuyorum hiç olmadığı kadar
Ufukta bir ışık arıyorum sığınmak için ama karanlığa esir oluyorum her adımımda...
Dönüp bana korkulardan korkulur mu diye sorma
İnsan yorulunca korkuyor işte...
Şimdi bunları neden anlattım onu da sorma
Bilmiyorum
Belki içimi döktüm az da olsa anla beni diye belki de içime kıydım gözlerinin önünde
Yoksun
Yorgunum
Varlığında mı yorulmuştum gerçeği anlatırken çırpınışlarımda yokluğunu yaşamak mı çok hırpaladı beni kestiremiyorum
Çocuktan bozma bir kadın
Hüzünden bozma bir acı
Saçma sapan tüm devşirmelerimi topluyorum
Lâl kesiyor ve gidiyorum
Ruhum titriyor sessizliğme
Zaman titriyor sensizliğime
Bense ah edip duruyorum
Bana yakıştıramadığın masumiyetime...
o dur durak bilmeyen
gözükara cesaretimden
diyorlar: bir yanı sarp bir uçurum
bir yanı çılgın dağ doruğu..
oysa böyle yapmasam ben
nasıl korurum içimdeki çocuğu..?