Sen neden gittiğini bilmiyorsun
Bense seni neden hala beklediğimi
Sıradan bir hikaye bu bizimkisi
Noktalarıyla başlayan ama bitmeden noktalanan
Replikleri ezberlenmiş ama sahneye konamayan
Bir aşk hikayesi
Sen kalbine tanık arıyordun
Ben gördüm diye bas bas bağırıyordum
Ben her zamanki gibi unutulmaktan korkuyordum
Ölürsem birileri ağlasın istiyordum arkamdan
Sen çok güzel ağlıyordun
Böyle başladı
Bir çocuğun sabah esnemesi gibi yerinde ve içten
Oyunsuz , hilesiz , kazanmak ve kaybetmek olmadan
Ne sen benim ilk öptüğüm kadındın
Ne ben senin tenine taşan ilk erkek
Hastalık gibi bulaştık birbirimize ,
Acı çekeceğimizi bilerek.
İsteyerek
Biz de geçinelim diye kendi bildiğimizce
Ben özgürlüğümü koydum rehine
Sen düşlerini bozdurmaya başladın
Altın bilezik gibi
Günü geldi asla gerçek olmayacağını bilsen bile
Hayalsiz yaşayamayacağını anladın
Bana bakma
Hırsızlığı yüceltmekti benim derdim
Bilseydim öyle çalınacak kalbin
Suçumu bir şarkı gibi söyler giderdim.
Ben senden kendimi dilendim
Şimdi anlıyorum ilk giden bendim
Zaten küçük olan bir kasabanın maketinde
Giderken ağlıyordun, ayrılık minyatürdü
Sonra sen gittin olmayan bir şeyi terk ettin
Kalbini sırım bir çocuk gördü
Dağıttığım saçlarını kendine ördü