Süzme Oyunu

Son güncelleme: 15.02.2011 11:21
  • Süzme Oyunu hakkında - halk oyunları - bitlis halk oyunu
    Bitlis, Ahlat, Erciş ve Tatvan yörelerinin oyun geleneklerinden söz açılınca Süzme Oyunu en başta akla gelecek çeşittir. Düğün ve bayramlarda oyun faslına onunla başlanır.

    Ağırca tartımlı ve sözlü olan Süzme oyunuyla oyun faslına girilir. Karma dizide bir kadın bir erkek sırasıyla yer almış bulunurlar. Türküsünü çağırarak hilali (aya benzer) yarım daire halinde hareket ederler. Kenardaki davul zurna, söyleyişi örtmeyecek surette mümkün mertebe hafif çalarak sözlere eşlik eder. Oyuncular, oldukları yerde hem söyler, hem de tartıma göre ahenkle sağa sola ağır ağır sallanırlar. Bir müddet, böylece iki yana sallandıktan sonra harekete geçilir. Tutumlu bir yan yürüyüşle tartıma ayak uydurulmuştur. Biraz da bu seyirde devam edildikten sonra ileri geri adım hareketleri yan yana gidişlere ilave olunur. Bu hareketler, türkünün devam müddetince sürer.

    Türkü susunca yalnız davul zurna ezgiyi bir iki defa tekrarlar ve alınacak (oynanacak) oyun çeşidi için geçiş ayağını vurur ki tartım bu münasebetle nispeten hızlanır.

    Figürler aynı kalmakla beraber artık hız edinmişlerdir. Canlı fıkranın (bölümün) biraz devamından sonra oyuncular Meral oyununun türküsüne geçerler. Bu birinciden daha canlı bir çeşit olmakla beraber, figürler bakımından onun aynı gibidir. Bir müddet devam edildikten sonra kadınlar saftan ayrılarak onun yerinin bir kenarında dizi halinde durur ve beklerler.

    Bu ayrılış sırasında oyunun tartımı bile duraklayıp bozulmadığından alanda yalnız kalan erkekler, gayet sert tartımlı figürleri olan ve Tiringo (Diringo) denilen oyuna başlarlar. Bu oyun, önce gitgide çılgınlaşarak bir cezbenin vecdine (kendinden geçme haline ) geçmek isteniliyormuş gibi olur. Bir müddet böylece devam edildikten sonra hareket usul usul yumuşar, durulur ve aheste halini alır. Erkeklerin oyunu boyunca kenardaki kadınların münasip (uygun) zamanlarda tartım dairesinde el şaplatmaları (vurmaları) delikanlıları fazlasıyla coşturur. Yavaşlayış sırasında Tiringo havasının bir fıkrasını (bölümünü) zurna yavaş yavaş çalarken oyuncular kadınlar dizisi önüne gelmiş bulunacaklarından bu kadınlar tekrar ve tartım hiç bozulmaksızın erkeklerin safına kayarlar. Akabinde de (sonrasında da) Papuri oyununun türküsünü söylemeye koyulurlar. Bu sefer, erkekler şarkıya (türküye) katılmaksızın oyunun hareketlerine uymakla yetinirler. Diğer karma oyunlara nispetle hızlıca yürütülen bu oyun da arzu edilirse sözlerin bitimine kadar sürerek nihayet oyun faslının tamamı sona ermiş olur.

    Dizi kalabalıkça olur. Bir başında erkek, öbür ucunda kadın olmak üzere iki başçekeni bulunup hareketleri bunlar idare ederler. Süzme, Meral , Tiringo ve Papuri sırasında türkülü yerleri hep kadınlar söylemekle beraber, sonuncu Papuri oyununun en nihayetinde erkekler de türküye katılabilmektedir.

    Kısaca:

    1. Süzme, karma oyundur.

    2. Meral, karma oyundur.

    3. Tiringo, erkeklere mahsustur.

    4. Papuri, karma oyundur.


    Dörtlü Süzme Oyunu faslından 1,2 ve 4 karma kısımlarının kadınlarca söylenen türkülerine gelince, Süzme'nin sözleri şunlardır:

    Horozu kattım ayvana,
    Dedim değme şu hayvana
    Budur ki kilsadan (harmandan) gelir (emma gelir)
    Nazlı yar erkadan gelir

    Yar kaşların karasına, karasına
    Yar hal vurdum arasına
    Yar seni merhem demişler (yâr demişler)
    Bu sinamın yarasına

    Göklere yıldız serseler (yar serseler)
    Yar, sevgin beni örseler
    Canımı kurban ederim (ben ederim)
    Yar seni bana verseler

    Denizler susuz olur mu (deh çakıl daş)
    Dibi de kumsuz olur mu?
    Hele bir gez ki düşünün (yâr düşünün)
    Bir yiğit yarsız olur mu?

    Çay içindedir çakıl daş (deh çakıl daş)
    Gönül, kanlı gözümde yaş
    Aklımı başından aldı (emma aldı)
    Orta boylu bir kara kaş

    Meral oyununun türküsü şudur:

    Can meral, can, eylen, eylen, eylen
    Dur gelin dur, yareli bülbülüm, meralim gel

    Can gülüm can, kal, eylen, eylen, eylen
    Vurdun beni yareli canım, bülbülüm gel

    Gel gelin gel, yar gelin, eylen, eylen
    Kurban meral, yareli bülbülüm, meralim gel.

    Papuri oyununun türküsü de şöyledir:

    Papuri here (nereye) varam?
    Halım yok seni alam
    Anan hidmetin dutsun
    Seni sinama saram

    Çarşıda olur atlas
    Atlasa iğne batmaz
    Nişanlı olan kızlar
    Geceleri yatamaz

    Çarşıda olur kına
    Okkası gelir ona
    Güzel kızın ismi ne?
    Kara gözlü suna (emine)

    Ocakta duman olur
    Günler bir zaman olur
    Şu Erdic'in (Erciş)in kızları
    Dağlarda (her yerde) yaman olur

    Kaleden attı beni
    Toprağa kattı beni
    Ağem bezirgan olmuş
    Götürdü sattı beni

    Gökte yıldız satılmaz
    Gül dikenden ayrılmaz
    Sevdiğinle baş başa
    Uykulara doyulmaz.

    Gitgide ağırlaşan bu son fıkra (bölüm) arzuya göre birkaç kere tekrarlanabilir.

    Tiringo'nun bitimi Papuri'nin başlangıcını teşkil ederek şöyle olur.

    Papuri oyununun türküsü bundan sonra takriben 160 mentronom hızıyla şöylece alınıverir.

    Notası verilen hava ve türküler çeşitlemelere öylesine elverişlidirler ki üstte tespit edilenler onların epey dinlendikten sonra yazılmış rastgele birer anı olmaktan başka bir şey değillerdir. Bununla beraber, icrada tecrübeli zurnacılar ezgilerin ana çizgilerini katmalara rağmen kaybettirmezler. Tartımın özü vurgularıyla açık kalır. Bunda davulun rolü kesindir.
#15.02.2011 10:46 0 0 0
  • Teşekkürler emeklerine sağlık.
#15.02.2011 11:21 0 0 0