Bitimsiz bir (ç)ağrıdır şimdi, gecenin karanlığına haykırdığım
(s)olgun cümlelerimde ağır yaralı kalmış,
hicran iniltili bayat intiharlarım
Hırsını alamadağım öfke kanamalı gidişler,
ne kadar yoklasa da sabrımın sınırlarını,
kavga makamında türkülere eşlik ediyorum yakılmış sesimle
Yalandan yapılmış sahnelerde, tüm replikleri gerçek bir oyunun
unutulmayacak karelerini canlandırıyorum
Korkuyorum yıkıldığım günlere çentik atar diye,
sabırsız arzularım
Bu yüzden kaldırmıyorum kabuğunu neşter kesiği yaralarımın...
susuyorum soluğuna gece;
Boğazıma tükürülen karanlıklarında
sessiz düşüyorum yaralarıma
Yavan düş/ler çiziyorum yüzüme
dünlerden bozma eksikliğim, eskiyor
Yalnızlığıma
hüzün hükmünü yemiş ifadesizliğim,
Kentsizliğime diz üstü düşüyor
Yol heybeme ilişiyor bir parça nedamet daha
Uykusuzluğum bölünüyor korkularıma
Kırılmış aşk parçaları serili gecenin karanlığına
Çabucak gelen baskın bir ayazdı yalnızlık
Çıplağım,ardışık acıların kuşatmasında
Giyinemedim kelimelerin sıcak anlamlarını üzerime..
Adımlarımda ağır bir yürüyüşün sızısı
ve bu sızıyı kemiren hırçın cümlelerim var
"Mah/pustayım"
Pustum bil/e/meden gizime;
Az'almış yanlarıma birikiyor devrik tanımsızlığım
Kaçışlarıma yazılıyor dilsizliğim küfür tadında
Kaçıyorum adımlarım yettiğince
Kaç adım kaldımsa geriye,kaç ad kaldımsa kendime
Yollarım içime uzuyor yine azılı intiharlar soluk kesiliyor yüzüme
Zaman/sızım eski bir şiir tadında gülüşlere
Ardıma bakmaya korkar oldu gözlerim
Gelecek zamana çekiyorum tüm fiilleri
Anlamını yitirmiş ne varsa kalemimden sızan,
Üstü başı par(ç)alanmış bir ezginin nakaratına yazdırıyor kendini
Tanık varım boy veren ihanetlere
Bakışlarıma bilenen yanılgılarım alev tadında telaşlı
Veballerim nadasa bırakılı
Tarihi eksi arşivi geniş yalnızlıklara, kimliksizliğim yazılı
Cılız bir umudu uyandırıyorum her sabah
Alt noktası yüreğim olan ünlem işaretleriyle
(k)aralıyorum kaygılarımın sayfalarını
Çengelleri içiçe geçmiş soruların,
üç noktayla son bulan çelişkili cevaplarında
kaybediyorum anlama yetimi
"Anlam/sızım"
Vurdum sabrı elime;
Kızıl kan içiyorum dilimeSesime yankı bulan kırk ikindi ezalar dimağıma sorguda
Şahadete durmuş minarelerde seslenirken sonum ,
Son sela dem vuruyor üstüme
Vakitsiz seriliyor kara kefenler bedenime
Yine öfkeyle bileniyorum, haldan bilmez kahpe yalanların,
kedere isyan sözlerine
Sabah ezanıyla uyanıp,kirli seccadelere
sahte yüzlerini süren yalan bakışların,
iğrençliğinde kaybediyorum inancımı
"BİR İNSAN BU KADAR EKSİLEBİLİR Mİ ?"
Usul usul çekiyorum kendimi alfabesizliğime
Saklıyorum ima edemediğim sözlerimi üç noktalar ardına
İmhasız öfkelere taşıyorum ikametsizliğimi
Elemlere göç eyleyen ruhum direniyor ünlemlere
Tövbeler akıyor sesimeAklıma düşüyorum birden
An'sız kalıyorum adıma kesilen hükümlereİthaf düşüyorum adımın yıkımına
Eksiğim
NE KAHRAMAN OLABİLDİM GİDERKEN
NEDE ONUN OLDUM KALDIĞIMDA
Zaten ben hiç baş edemedim ki ;
Kanser gibi hücrelerime yayılan
sevimsiz cümlelerin öfke dayatan faşizanlığıyla
Dumandan kapkara "F" tipi odamın duvarlarına afişliyorum direncimi
"Kahrolsun (Hain Bu) Sevda"
Boğ/az'ıma kadar battım infazlara
Doldum içi küf birikintili düş odalarına
Düştün yanıma ölüm b/akışında
Zamansız geldim kendime yanılgı t/adında
Ve yangın oldum kentimin yalınsızlığına ,yanıldığım yanımla
NE KAHRAMAN OLABİLDİM GİDERKEN
NEDE ONUN OLDUM KALDIĞIMDA