Kumlar

Son güncelleme:
  • lacivertiğnedenlik - Kumlar


    Düş / sün
    Benden bana
    Senden bana.


    Gözlerinin içi gülerken seninle kendime yağmayı öğrendim.Can katan serüven kuşum aynı zincirin halkası, ipliğinden süzülen gönül yazgılı, dolanır bazen sonsuzluğun terazisi benden bana, senden bana. Bir ney sesi odam ,iç denizin yanık türküsü, sen de düş/sün gözleri hüzün şeker hürmetine ak bana öğrensin kalp aşkla buluşmayı.



    Ne güzelsin, ne güzelsin ne güzel.
    Senden bana



    Anlamasalar aşk olsun. Dikendir gülü çiçek yapan. Gül kanar kanatır hasret yadigâr serçe parmağında. Ağır- ağır sendeki aşkı çektim koştum Mevlana yoluna

    —'âşık ol âşık, aşkı seç ki sen de seçilmiş bir insan olasın '


    Seçildik bir kaydırakta kayan iki çocuk yanımızla, piştik aşkı yarattık, anlamayana bir daha aşk olsun. Onlar bir yerde buluşmazlar.Onlar birbirlerinin içinde fırtına sesi. Kaç şair var gecenin içinde denizi mora koşan çivit mavisi


    Zaman
    Uçup gidiyor gölgelerle. Bir düş kaldı bizden yana, derinliğe sorgusuz atlayan yanım bir ney sesi , diledim ki aşk mevsimler gibi olmasın .Hep biricik hasretim olsun hiç bitmeyen ve tükenmeyen .


    Seninle bir delilik yapalım gel
    Kaç /kaçalım çay kokulu barakaya, susalım
    Sus o zaman yağmur benimiz var boynumuzda


    Yek flüt sesi tanrı şahit sevgilidir kamer ve ma , her gece birbirine bakar. Bir zerre gökkuşağı resim çizdim sarmaşık aşkı kucaklayan. Elim sende çağır beni çatısını mayalıyorum gökyüzünün, her masal hasrettir tene, bırak yüreğimizi tırmalasın rüzgâr, dil susup beden yansın mı?


    O çay kokulu barakaya serelim terli gömleği sonra düş kuralım mı seninle


    Dağımız var ne güzel bak. Kuşları kucaklıyor gökyüzü, hem buğdaylarımız var herkese yetecek umutlar. Ne güzel değil mi? ruh bozumlarını çimenlere hapsettik, Rodrigo'nun gitar konçertosu özgür bayırlar


    Hem büyümek isteyen kimdi ki; büyürsek bağışlamanın kendisi reddeder bağışlamayı, kendini kirleten sayıklamalara yağar isli bacalar. Dağları sesinden seni gözlerinden tanırım. İki şaşkın ördek suya düşer. Hayal bildik değil mi aslında ağustos böcekleri yalanmış kentlerin sis bulvarlarında


    Bulalım en insani yanlarımızı sarılalım birbirimize demli bir çay akıtalım zamana. Düş kuralım, sen / ben ve yürüyelim mi en güneşe, sonra sessizce bohçamızı açalım ve kapatalım kendimizi içine .

    O kimdi deme sakın / o kimdi demeden bakalım mı yıldızlara .


    Hu işte bu, beyaza sarılı ömürlük, varsak yoksak yakalanmış pencere, bazen gül kırılsa dikenin üstünde üzülme. Ben akarım sessizce, gül yeniden çimlenir yerinde, öykülenir bahçede .

    Ah iki gözüm sürükledim mi seni derinliklere. Aşk diviti bulanık aç köpek çevremizde biz aşkı kurduk içimizde.

    Ben güneşin özgür çocuklarını yazdım sakın ağlama. Sen öyküsün kendine. Ben balkonumdan hüznü diktim iğnedenliğimle, bir avuç minyatür kuş o da öykü kendine.

    Söz

    Güzel senin yüreğin orda senin kimsenim
    Hem yakın hem uzak ağrılar
    Aynı çölün çatlağıyız masal kaçkını kumlar
    Uyusam düş / uyansam düş


    Benden bana







    Aysu
0 0 0