Genç kız, perdenin arasından, yaşlı gözlerle, aşağıya baktı..Aşağıda yağan yağmurun altında, sırılsıklam , elektrik direğine yaslanmış, yukarıya doğru bakan delikanlıyı gördü..Beyaz pardesüsü üzerinde, omuzları düşmüş, yüzünde derin bir öfkeyle karışık hüzün ve gözlerinde yaş vardı. Genç kız, daha fazla dayanamayıp, pencerenin önünden ayrıldı, perdeyi sıkıca kapattı, kendini yatağın üzerine attı ve hıçkırıklara boğuldu..
Tanıştıklarında kız onsekizinde, delikanlı ise yirmibeşindeydi..Delikanlı oldukça yakışıklı, çağla yeşili iri gözler, dalgalı saçları ile kızların gönlünü çelmeyi becerebilen, biraz kısa boylu olmasına rağmen atletik yapılı bir gençti..İyi bir ailenin tek oğluydu,üniversiteyi bitirmiş Londra'ya dil okuluna gidip, Türkiye'ye yeni dönmüştü.
Delikanlı, güzel bir ilkbahar günü, Levent'te oturan arkadaşını ziyaret etmek için arabasına atladı, radyoda güzel bir kanalı ayarladı.. keyfine diyecek yoktu.. Islık çalarak, parçaya eşlik ederken, sokakları karıştırdığını farketti..Bu sokaklar, iki yılda ne kadar değişmiş diye düşündü..Bir iki sokağa daha girip çıktı.. fakat daha fazla karıştırdığını düşünerek arabayı sağa çekti, o sırada, yanında geçen esmer güzeli genç kıza , gitmek istediği sokağı, bilip bilmediğini sordu..Genç kız, ciddi bir şekilde, sokağı tarif etti ve yoluna devam etti. Delikanlı, kızın tarif ettiği yoldan yavaşca ilerlerken, kızın da o tarafa doğru, gittiğini gördü. Ama trafik daha yavaş gitmesine izin vermedi, kornalar çalmaya başladı..Evin önüne geldiği zaman aklı, kızda kalmıştı..Buğulu, iri gözbebekli, gözlerin etkisinde kalmıştı..Apartman kapısının önünde, zile dokundu, kapı henüz açılmamıştı ki, sokağın başından kızın döndüğünü farketti..Kapı otomatı açıldığı halde, içeri girmedi, ağırdan aldı. Kız, yan apartmana girdi..İçini bir heyecan kapladı, merdivenleri koşarak çıktı..Arkadaşına bir çrıpıda, kızı, anlattı..Arkadaşı "merak etme! o apartmanda arkadaşlarım var, izini buluruz.. eğer orada oturuyorsa" deyince derin bir nefes aldı.
O gece arkadaşında kaldı..Pencerenin önünde, sokağı takibe aldı..Akşamüstü, yine sokağın başından kız göründü ve aynı apartmana girdi.. Tamamdır bu iş! diye haykırdı..
Genç kız, hiç bir şeyden habersiz, alt katta oturan arkadaşlarının daveti üzerine cumartesi günü öğleden sonra aşağıya indi. İçeriye girdiği anda, sade güzelliği ile dikkatleri üzerinde toplandığını hissedip mahcubiyetinden yanakları hafifçe kızardı. Salonda, hiç tanımadığı üç genç daha vardı ..Tanıştılar, müzik dinleyip, sohbet ettiler.Nezih, güzel bir öğleden sonra geçirmişlerdi..Artık, evlere dağılmak üzere kalkacakları sırada delikanlı, genç kızı daha yakından tanımak istediğini söyledi...
İki ay hergün buluştular..Genç kız üniversiteyi kazanamamış,bir firmada işe başlamış,
ama hala sınava girmek üzere çalıştığını en büyük arzusunun da güzel sanatlara girmek olduğunu anlatmıştı..
Yine buluştukları bir akşam delikanlı, aradığı kızı bulduğundan emin olarak ona evlenme teklifinde bulundu..Genç kız, bir an tereddüt etti..Henüz evlilik için çok erken olduğunu, birbirlerini çok iyi tanımadıklarını, ailelerin birbirini tanımadığını , bir çırpıda sıralayıverdi..Delikanlı çok bozulduysa da belli etmedi..O halde, bu hafta sonu ailemi size getiriyorum dedi..
İki aile, şık bir otelin beş çayında tanıştılar ve birbirleri ile kaynaştılar..Sanki yıllardır birbirlerini tanıyorlardı..Önce söz kesildi..ardından nişan için gün tesbit edildi .. Delikanlının ailesi, hemen düğün için kolları sıvamaya başlamıştı..
Söz kesildikten sonra, delikanlı her buluştuklarında "benim evlenme teklifime neden hemen evet demedin " diye söze başlıyordu..Acaba başka biri mi vardı hayatında? Her akşam işyerinin önünde bekliyor, herkesi tanımak istiyor, genç kızı biraz bunaltmaya başlamıştı..
Nişan günü, özenle kıyafetlerini aldılar, hazırlanmaya başladılar..Herkes salona gittikleri sırada iki genç evde anlamsız bir münakaşaya tutuşmuşlardı..Delikanlı bas bas bağırıyordu..
-Bunu sen yaptırdın..Gece, sen daha güzel görünmek için, özellikle gidip ceketimin yakasında potluk yapmalarını söyledin..
Genç kız, şoka girmişti..Ağlayamıyordu bile..Taş gibi dondu kaldı..Bir erkeğin böyle bir konu ile, nişan gününü zehir edebilmesini aklı almıyordu..Bir an, salona gitmemeyi, düşündü, ama ailesi aklına geldi, davetlilere ne söylerlerdi..O anda gözlerinden ip gibi yaşlar süzülmeye başladı, ağlamak istemiyor ama mani olamıyordu..Makyajı akmış, burnu kızarmış, yanakları pençe pençe olmuştu..Genç kızın o halini görünce, delikanlının keyfi yerine geldi.."Yaa! ben şaka yaptım, heyecandan ne söylediğimi bilmiyorum..Senden nasıl özür dileyeceğim.. inan bana bunu telafi edeceğim" türünden binlerce kelimeyi ardı ardına sıralayıverdi...
Aylar geçtikçe,delikanlının, genç kızı cendere içersinde sevme derecesi artmış, sevgisi arttıkça, kıskançlık krizleri de artmıştı..Bir akşam yine delikanlı, iş çıkışından kızı almaya gitmişti..
Kız gülerek yanına gitti, elini tuttu..Ama bir aksilik vardı yine..Suratı beş karış, gözleri kısılmış, dişlerini sıkmış ve gıcırdatıyordu..
-Ne o! Pek mutlusun..İçerde değişik bir şey mi oldu?
Genç kız cevap vermedi..
-Sen, şimdi yüzüme bak... hatta gözlerimin içine..Ve doğruyu söyle..Bugün evinin camında seni gördüm..Karşıdaki penceredeki adamla işaretleşiyordun..Senin aşık olduğun adam o muydu da benim evlenme teklifime hemen evet diyemedin..
-Binlerce kere sana söyledim..Hayatımda senden başka kimse yok..Daha bunu kaç kez söyleyeceğim..Biliyorsun ki ben o saatte evde değil, işteyim..
Sokak ortasında bu hallere düşmek kızın gururunu incitiyor, ama gözyaşlarına hakim olamıyordu..Saatlerce onu ikna çabalarından sonra, delikanlı ağlayarak özür diliyordu..Bütün bunları sevgisinden yaptığını, bir daha olmayacağını, ona çok iyi bir eş olacağını anlatıyordu..
Ama daha bir hafta geçmeden yeni bir konu ile eskisinden daha şiddetli bağırıp çağırıyordu. Hatta bir keresinde yan apartmanda oturan arkadaşı yüzünden kavga ettiler, çünkü onunla da, bir ilşkisi olabileceğinden emin olduğunu söyleyince genç kız çıldırma noktasına geliverdi...Bu münakaşanın üzerinden arkadaşı ile bir daha görüşmediler..
Genç kız, bu çemberden çıkartamıyordu kendisini..Gözleri artık gülmüyor, hiçbir şey neşelendirmiyordu..Onu görmek istemiyor ama korkuyordu..Evlenmekse asla..Nasıl bu işten sıyrılacaktı onu da bilemiyordu..Çünkü, bir keresinde, böyle olmayacağını, gururunu kırdığını, nişanlı bir kız olarak söylediği sözlerin ne manaya geldiğini ve bu durumu kaldıramayacağını, ayrılma sözcüğünü üstü kapalı ima etmeğe çalıştı..
-Senden kopmak mı? Asla ..Ayrılırsak,seni de, evleneceğin adamı da hiç gözünün yaşına bakmam, öldürürüm..diye haykırdı..
O tanıdığı gence ne olmuştu..Delikanlı, bunun aşk olduğunu, sevgiden yaptığını söylüyordu..Böyle bir sevgi istemiyordu ki..Nefes almak,gittiği bir yerde rahatça etrafına bakmak, istediği kişiyle sohbet etmek, istiyordu..Sevgi adı altında boğulmak, esarette yaşak istemiyordu...
Bir gece bütün cesaretini taopladı ve bu durumu ailesine açtı..Annesi,
-Zaten bir terslik hissediyorudum..En güzel çağlarınızda bu kadar münakaşa normal değil..Meseleyi şimdi daha iyi anlıyorum..Bu çocuğun ruh sağlığı normal değil kızım ..
Hemen yarın eve çağır ve konuşalım dedi..
Ertesi akşam delikanlı eve geldi..Elinde bir buket çiçek, binlerce kere özür..binlerce kere bunun adını sevgi olduğunu anlattı durdu..Ama genç kız kararını vermişti..Acıyarak bu işin sonunu getiremezdi..Daha kötü durumlara yol açardı..Bu seferde "sen beni terk etmek istedin" diyerek, acısını daha fazla çıkartırdı..
Genç kızın babası ve annesi, bu işin olmayacağını, daha çok genç olduklarını, onu kırmadan, bu işin burada bitmersi gerektiğini kesin bir dille söylediler
Yağmurlu bir gecede genç kız yüzüğü delikanlının avcuna koydu..ona mutlu olmasını dilediğini, kendisinin bu şekilde mutlu olamayacağını gözyaşları içersinde anlatmaya çalıştı..
Sabaha karşı pencereden baktığında delikanlının hala elektrik direğine yaslanmış olduğunu gördü..Ürkerek yatağına tekrar girdi ve başına yorganın altına soktu..ağlamaya başladı..
Ertesi gün öğleye doğru, kapı çaldı.Evdekiler telaşlandı, kapıyı genç kızın annesi açtı. Gelen delikanlının arkadaşı idi..Gözleri yaşlı, bir mektup bıraktı ve arkadaşının bileklerini kestiğini hastaneye kaldırdıklarını, maalesef kurtaramadıklarını bir solukta anlattı..
Genç kız mektubu bir çırpıda açtı..Sadece" Seni çok sevmiştim. " yazıyordu..