buluşun tanımı - buluş nasıl yapılır - buluş için ipuçları - buluş yapmanın temel süreçleri Buluş, yeni bir düşünce, yöntem ya da aygıt üretmektir. Yeni bir düşünceyle bir probleme çözüm bulunabilir ya da eskisi geliştirilebilir. Her buluş düşünmekle başlar. Herkesin bir düşüncesi vardır. Bunun anlamı, sizin de bir buluşçu olabileceğiniz. Her insan biraz buluşçudur gerçekte. Bir buluş yapmanın ilk adımı bir problem bulmak. Buluş yapmak için bir düşünceye gereksinimimiz var. Yeni bir düşünceye! Ama düşünceler gökten elma gibi düşmez. O zaman bir düşünce geliştirmek için belirli bir yöntem izlemek gerekir. Buluş yapmanın ikinci adımıysa, probleme çözüm yolları bulmaktır. Buluş yapmak için işe koyulduğunuzda bir problem bulmak zordur. Bir düşünce yakalamak... Ancak, yakaladıktan sonra bu düşünceyi geliştirmek daha kolaydır.
Bir problem düşünün. Çözümü, yaşamınızı kolaylaştıracak ve sizin buluşunuz olacak! Problemi ararken çevrenize bakının, dinleyin, beyin fırtınası yapın.
Buluşçular İçin Önemli İpuçları:
Başarısızlıktan Korkmayın!
Nobel Ödülü kazanan fizikçi Richard Feynman, başarısızlıkla sonuçlanan deneylerinin bir gün onu başarıya götüreceğini bildiğini söyler. Bell laboratuvarlarında da başarısızlık, yeni bir bilim dalının doğmasıyla sonuçlanır. Burada çalışan bilim adamları bir transistör yapmak isterler. Transistör, elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan bir aygıttır. Ancak bu işle uğraşırken, yapmayı istedikleri transistörün yerine daha değişik bir transistör yaparlar. Bu buluşun sonucunda "yarıiletken fiziği" bir bilim dalı olarak ortaya çıkar. Gelişmeler, yeni transistörün elektrik devreleriyle birleştirilip kullanılmasıyla devam eder. Sonuçta, yarıiletken fiziği sayesinde bilgisayarlar ve elektronik aygıtlarda çok önemli buluşlar yapılır.
Gerçeği Görmek İçin Parçaları Birleştirin!
Çevremizde gördüğümüz birbiriyle ilgisiz gibi görünen nesneler, bir bütünü oluşturabilir. Kimi zaman bir rastlantı, farklı bilgi parçalarını birleştirip bütünü görmemize yardımcı olabilir. Önemli olan, varolan şeylerle yeni bileşimler oluşturmaktır. Zaten yaratıcılık da bu değil mi? Newton'un başına gelenleri düşünün. Öyküyü bilirsiniz. Ağacın altında otururken Newton'un başına bir elma düşer. Başına düşen elmanın onda yarattığı etkiyle düşünmeye başlayan Newton, birden gökyüzündeki Ay'ı fark eder. Elmayı düşüren kuvvet neden Ay'ı düşürmez? Newton, elmanın düşmesini ve Ay'ın Dünya'nın yörüngesinde hareket etmesini sağlayan yasaların aynı olduğunu bulur. Bu buluş, mekanik yasalarının gelişmesini, matematiksel çözümlemelerin kurulmasını sağlar. Bundan başka, mühendislikle ilgili temel buluşların ortaya çıkmasına öncülük eder.
Gözünüzü Dört Açın!
Bazen insanlar gözlerinin önündekini fark edemezler. Bunun en güzel örneği, teleskop ve mikroskopun bulunması. Gözlüğün bulunmasından çok sonra, 1608 yılında bir gözlük yapımcısı olan Hans Lipperhey, yeni bir alet yapar. Lipperhey'in bu aleti yaptığı tarih, Galileo'nun Satürn'ün halkalarını ve Jüpiter'in dört uydusunu teleskopundan gözleyişinden önceye denk gelir. Bir borunun iki ucuna, birer büyütücü mercek yerleştirir. Bu şekilde uzaktaki cisimler daha ayrıntılı görülebilir. Bu alet, bir teleskoptur. Teleskop sayesinde gökbilim kısa sürede gelişir ve gökyüzüyle ilgili birçok bilgi de su yüzüne çıkar.
Farklı Konular Arasındaki İlişkileri Araştırın!
Elektrik ve manyetizma arasındaki ilişki ilk kez 1820 yılında bulunur. Hem de Hans Oersted adlı bir biliminsanının, elektrik ve manyetizmanın birbirinden farklı konular olduğunu gösteren bir deney yaptığı sırada! Ama bu kez deneyde, onun düşündüğünün tam tersi bir sonuç ortaya çıkar. Elektrik akımı manyetik alan oluşturur. Bu deney, bir fizikçi olan Maxwell'e esin kaynağı olur. Bunun üzerine çalışmaya başlar. Newton'un daha önceden bulmuş olduğu elektrik-manyetizma ilişkisi üzerine araştırmalarını sürdürür. Oersted'in deneyiyle başlayan ve değişik araştırmacıların gerçekleştirdikleri çalışmalar elektrik ve elektronik alanlarında yeni buluşlarla sonuçlanır.
Birçok Buluş, Yaşamı Kolaylaştırmak İçin Bulunmuştur, Hatırlayın!
Elektronik alanındaki ürünlerin kullanımıyla ilgili olarak yapılan bir çalışmanın sonucunda, yeni ürünlerin bulunmasında tüketicilerin rolünün % 70 olduğu ortaya çıkar. Çünkü, tüketiciler piyasada gereksinimlerini karşılayacak ürünleri bulamayıp, bunları kendi kendilerine yapmaya çalışırlar. Gerçekten de çok sayıda buluş gereksinimlerimizden dolayı, yaşamımızı daha kolaylaştırmak amacıyla yapılmıştır.
Basit Sorular, Yaşamı Kolaylaştıran Buluşlara Dönüşebilir. Bu Soruları Hafife Almayın!
Fotoğrafçılıkla uğraşan Edward Land, ailesiyle gezintiye çıktığında kızı ona, çekilen fotoğrafları görmek için neden beklemek gerektiğini sorar. Bu güzel soru babayı düşündürür. Çekilen fotoğrafların anında görülebileceği bir makine yapmak için kolları sıvar ve laboratuvarında çalışmaya başlar. Bir süre sonra polaroid fotoğraf makinesini bulur. Öte yandan ünlü bir fotoğraf makinesi firması da bunu yapabilecek güçtedir. Ama yetkililer insanlar için fotoğrafları hemen görmenin önemli olmadığını düşünmüş olduklarından, böyle bir makine geliştirme konusunda çalışmamışlardır. Bu yüzden, firma yeni makineyi üretme hakkını almak için milyonlarca dolar ödemek zorunda kalır.
Kimi Zaman Yanlış Anlamalar Bile Sizi Bir Buluşa Götürebilir, Unutmayın!
Telefonun bir yanlış anlama sonucu ortaya çıktığını biliyor muydunuz? Bell, Almanca yazılan bir röportajı gözden geçirirken, telefonun bildiğimiz işlevini gören bir aygıttan söz edildiğini okur. Bu, ona esin kaynağı olur ve bu aygıtı yapmak için çalışmaya başlar. Daha sonra buluşunun tanıtımı konusunda çalışırken, ona esin veren yazıda gerçekte farklı bir buluştan söz edildiğini anlar. Bell'in Almancası pek parlak değildir. Ancak, Almancasının iyi olmaması nedeniyle yazıyı yanlış anlaması, büyük bir bir buluşla sonuçlanır.
Düşüncelerinizi Paylaşın!
Laboratuvarlarda kullanılan gaz lambasının buluşçusu kimyacı Bunsen, bir kimyasal maddenin içeriğini öğrenmeye yarayan bir teknik bulur. Kimyasal maddelere gaz alevi tutarak aldıkları renge bakmak yeterlidir. Bu tekniği fizikçi bir arkadaşına anlatır. Arkadaşı prizma kullanırsa tüm renk demetini (renk tayfı) görebileceğini söyler. Öneri geliştirilerek renk demetini bir ekran üzerinde gösteren aygıt yapılır ve bu aygıtla yıldızlarla ilgili yeni bilgiler elde edilir.
Problemlere Birden Fazla Çözüm Arayın!
Bir fizikçi elektron mikroskopunun nasıl bulunduğunu araştırır. Araştırmanın sonunda bu buluşun üç ayrı teknikle yapılabileceğini fark eder. Bu tekniklerden biriyle buluşun patentinin alındığını görür. Gerçekte kendi bulduğu teknik daha iyidir. Bu teknikle elektron mikroskopu yaparak yeni bir patent alır.
Basit Bir Düşünce Karmaşık Bir Buluşa Dönüşebilir. Cesaret!
Televizyon düşüncesi ABD'de yaşayan Philo Farnsworth'ün aklına, bir tepeden kasabayı izlerken geliverir. Sürülmüş tarlalardaki çizgileri fark eder. Çukur yerler karanlık görünmektedir. Televizyonda da görüntü, cismin karanlık ve aydınlık noktalarını içeren bilginin fotoelektrik hücrelerinden geçmesiyle oluşur. Bunu keşfettiğinde, Philo 14 yaşındadır. Bir yıl sonra buluşunu okulundaki bilimsel proje yarışmasında sunar. 21 yaşındayken, çalışan ilk televizyonu yapar.
Çılgın Çözümleri de Deneyin!
Einstein görelilik kuramıyla ilgili olarak çalışmaya başlarken, cisimlerin ışık hızıyla hareket edebileceği gibi çılgın bir düşünceden yola çıkar. Kendisine, buluşunu geliştirmesini sağlayan en önemli şeyin ne olduğunu sorduklarında şöyle der: "Problemi nasıl çözeceğimi bulmak". Kimi zaman çözüm çılgınca gelebilir ve her düşünceyi denemek gereklidir. Bir devlet başkanı bulunabilecek her şeyin bulunduğunu, geriye başka şeyin kalmadığını söylemiş. Tekerlek, takvim, kaldıraç, baskı makineleri, teleskop, hesap makinesi, mikroskop, buharlı gemi, fotoğraf makinesi, çengelli iğne, telefon, ampul, televizyon, bilgisayar, lazer, roket, uydu, tükenmez kalem! Günümüzde verdiği rahatlığa alıştığımız basit ya da karmaşık daha birçok buluş. Genç buluşçular naneli dişçi eldivenleri, sırta masaj yapan sandalyeler, müzikli klozetler yapıyor. Daha başka hangi buluş yapılabilir ki diye düşünüyor insan. Ancak, hala kimsenin göremediğini gören, kimsenin düşünemediğini düşünen ve kimsenin cesaret edemediğini cesaretle yapabilen insanlar var. İşte bunlar gerçek buluşçular...
Biliminsanlarının, Buluşçuların Yaşam Öykülerini Okumak Yararlı Olabilir.
Bu öykülerde Newton gibi okul yaşamında başarılı öğrencilerle karşılabileceğiniz gibi, Einstein gibi okul yaşamında başarısız ama büyük buluşçulara rastlayabilirsiniz. Okuldaki başarınız buluş yapmanızı etkilemez, ama buluş yapmaya karar verdiyseniz, o konuyu iyi öğrenmeniz gerekir. Öyküler dışında buluşlar tarihini okumak, dünyadaki son buluşları izlemek, aklınıza yeni bir düşünce getirebilir. İnternet'ten buluş müzelerine de girebilirsiniz. İlgilendiğiniz belirli bir konu varsa o konuda araştırma yapmak da diğer bir yöntem olabilir. Çünkü çoğu zaman yeni düşünceler gökten elma gibi düşmez. Sizin de elma ağaçlarını sallamanız gerekebilir. Bu nedenle buluşunuzu ilgilendiğiniz konuda seçmek, işleri kolaylaştırır. Gökbilimle ilgileniyorsanız yeni bir teleskop üzerinde düşünebilir, en sevdiğiniz uğraş müzikse yeni bir müzik aleti bulabilirsiniz. Yok ben spora meraklıyım diyorsanız, yeni bir spor bulun ya da yeni bir spor aleti. Mekanikle ilgiliyseniz basit makinelerden yola çıkarak neler neler yapabilirsiniz! Doğayı seviyorsanız, doğadaki canlıları koruyacak bir yöntem bulabilirsiniz. Unutmayın buluşunuzun mutlaka bir alet olması gerekmez. En sevdiğiniz ders resimse, belki de yeni bir boyama tekniği sizi bekliyor olabilir bir ağaçta. Düşmesini beklemeyin. Bilgi toplayın, beyin fırtınası yapın ve çalışın. Yeni bir düşünce, yeni bir buluş!
Yeni Bir Düşünce İçin Düşlerin de Önemli Olduğunu Unutmayın!
Buluşların amacı yaşamı kolaylaştırmaktır, ama diğer yandan birçok buluş insanların düşlerinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Yaratıcılığınızı kullanın. Nasıl mı? Kimi zaman yaratıcılık, düşlerin peşinden kendiliğinden gelir. O zaman gerçekten şanslısınız. Ama kimi zaman da düşleri çağırmak, bilgileri kullanmak, beyin fırtınası yapmak ve ortaya çıkanlarla yeni düşler kurmak gerekir. Bu durumda yine şanslısınız. Çünkü istediğiniz kadar düş kurabilirsiniz. Hatta yardım alıp, diğer insanların yaratıcı düşüncelerinden de yararlanabilirsiniz. Beyin fırtınası yapmak, bilgi toplamak, en önemlisi düş kurmak da kimi zaman zordur, denemeler yapmak gerekir.
Buluş Yapmaya Hazır Olun!
Pasteur, gözlem alanında, şansın ancak hazır beyinlere güldüğünü söyler. Bunun anlamı şudur: Merak ettiğiniz bir konuyu öğreniyor, inceliyor ve sorular soruyorsanız, o konuda bir şeyler bulma şansınız yüksektir. Gerçekten de Newton yerçekimini, anlamaya hazır olduğu, bu konuda bilgisi olduğu için keşfetti. O zaman tüm ilköğretim çağındaki çocuklar çok şanslı! Çünkü, onlar her türlü temel bilgiyi öğreniyorlar. Aile, okul ve toplum yaşamını, ülkemizin ve dünyanın coğrafyasını, tarihini, yeryüzünü oluşturan su, hava, toprağı ve yapılarını, deprem ve yanardağları, bakterilerden memelilere canlıları, insan vücudunu, sistemleri, organları ve temel yapı hücreyi, DNA'yı ve evrimi, canlıların birbirleriyle ve çevreyle ilişkilerini, atom, element ve bileşikleri, enerjiyi, ses, ışık, ısı ve elektriği, kuvvet, güç ve diğer mekanik konularını. Kısaca çevresinde neler olup bittiğini merak eden bir çocuğun sorularının birçok yanıtını! Newton da işe böyle başlamış. Çocukluğunda uçurtmalar uçurup güneş saatleri yaparken merakla ne, neden, nasıl, nerede, kim sorularını sormuş, yanıtlarını aramış, gözlemler ve incelemeler yapmış, çok çalışmış. Biliminsanlarının öykülerini okursanız, bir özelliklerinin de yılmadan çalışmak olduğunu görürsünüz.
Nesneler Üzerinde Düşünün!
Örneğin bir elma! Elma yerken ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz? Elmanın kabuğu nasıl daha kolay soyulabilir? Ya da elmayı elma suyu olarak seviyorsanız, suyunu çıkarmak için ne gibi yeni yöntemler geliştirilebilir? Elmadan başka nasıl yararlanılabilir? Elmanın atıkları nasıl değerlendirilebilir? Elma deyip geçmeyin, elinize tek bir elma ya da herhangi bir nesne alarak bile birçok yeni buluş ortaya çıkarabilirsiniz. Bu hem bu kadar basit, hem de zor ve karışık. Ama zor ve karışık yanından korkmayın. Sizlerin elmaları buluşlara dönüştürecek güçte olduğunuzu biliyoruz. En iyisi tüm bunları yaparken işin zevkine varın ve olabildiğince eğlenin.
Kaynak: Tübitak
I-BULUŞ ÜZERİNE
Buluş'un tanımı
Buluş'un en kısa, en yaygın ve bilinen tanımı, bir teknolojik problemin çözülmesi olarak verilmektedir. Ancak bu tanım, bu yazıdaki buluşu tanımlamak için genişletilmesi gereken bir tanımdır. Bu durumda "buluşu yalın olarak en az iki parça bilgi arasındaki karşiılıklı ilişki" olarak tanımlayabiliriz. Küçük bir çocuk bir tarak ile bir üçgeni hemen tanır. Bu çocuk bu iki bilgiyi bir araya getirerek üçgen bir tarak yapabilir. Eli Whitney çırçır makinesini bulmak için bir tarak ile silindiri birleştirmişti.
Buluşların çoğu varolan koşul, gelişim, araç ve teknolojinin geliştirilmesine dayanır. Bu yazının amacı açısından bir buluş varolan koşullar veya araçlar değiştirildiğinde ortaya çıkmış kabul edilecektir.
Buluşları iki temel ayrıma uğratmak mümkündür. 1-Fonksiyonel buluşlar, 2-Tasarımsal buluşlar. İlki ürünün görünüşü ile değil fonksiyonu ile ilgilidir. Tasarım ise, sadece görünüşü, estetiği değiştirir. Tasarın ürünün işlevi ile ilgilenmez.Bunlardan ilki (işlevsel olanlar) bizim hukukumuzda patentler ve faydalı modellerle, diğeride Endüstriyel tasarım kavramıyla karşılanmaktadır. Patentler 551 sayılı kararname ile, tasarımlar 554 sayılı kararnameyle korunurlar.
İşlevsel buluşlar için iki koşul gereklidir: 1-Önceden varolanla ortaya çıkan arasında bir fark bulunmalıdır. Bu farkın büyük olması gerekmez. Sonuncunun mutlak anlamda yeniliği şarttır.2-Fark orjinal buluş üzerinde bir avantaj yaratmalıdır; yani bir buluş en azından önceki aracın veya teknolojinin doğasını değiştirmelidir. Böylelikle buluş bir kazanç, yeni bir teknoloji, yeni bir etki veya yeni bir fiziksel güçle sonuçlanır.
Buluş yapmanın temel süreçleri
Temel süreçler şunlardır:
1-Belirleme
2-Temel
3-Veri
4-Tasarlama
5-Sınırlamalar
Bunları sırasıyla ele alarak buluş yapmanın derinliklerine inebiliriz.
II-BELİRLEME
Problem
Buluş yapabilmek için çözüm gerektiren problemlerin araştırılması gerekir.
Buluş Gereksinimi
Gereksinim yoksa buluşta yoktur. Gereksinimin geçmişte, bugün veya gelecekte olması önemli değildir.
Sorunlar-Yakınmalar
Bir konuda problemi tanımanın başka bir yoluda yakınmalara duyarlı olmaktır. Böyle bir yakınma ortada bir problem olduğunun farkına varmamızı sağlar.
Zor, Elverişsiz ve Olağandışı durumlar, Tekrarlayan Bozulmalar
Eğer bir makine sık sık bozuluyorsa bazı şeylerin düzeltilmesi gerekiyor demektir ve biz bu probleme bir çözüm arayabiliriz.
Eğer insanlar yolları üzerindeki bir nesneye ara sıra veya sıkça takılıyorlarsa bir problem vardır ve bir çözüm gerekir. Nesnenin yerini değiştirmek bir çözüm olabilir. Bu mümkün değilse uygun bir ses yada ışıkla uyarmayı düşünebiliriz.
Geçmişin ayak izlerinden yürümek
Belirli bir alanda çalışıyorsak o alanın tarihini inceleyerek ve sınıflandırmasını yaparak konu ile ilgili bir sezgi geliştirmemiz mümkün hale gelir. Bunun için, 1-İlgili olduğumuz özel alanın geçmişini incelemek, 2-Bu alandaki sınıflandırmaları incelemek (Patent Ofisleri buluşları sınıflandırırlar)
Bir konunun geçmişi bize nereden geldiğimizi, şu an nerede olduğumuzu ve nereye gittiğimizi anlatır.
Sınıflandırmadan Yararlanmak
Sınıflandırılmış buluşları incelemek bir alanda yapılmış bir buluşla diğer buluşları birleştirmek olanağını sunar. Sınıflandırma üç ana sınıftan oluşur:
1-Mekanik
2-Kimyasal
3-Elektriksel
Patentler buradan yola çıkılarak aşağıdaki gibi sınıflandırılabilirler:
1-Yöntem veya süreç
2-Eski bir sürecin yeni kullanımı
3-Madde
4-Makine
5-Bileşim
6-Tasarım
7-Fabrika
Sınıflandırma tablolarının buluşçular için büyük önemivardır. Buluşçunun kullanabileceği en iyi buluş araçlarından biri, patentlerin sınıflandırılması el kitabıdır. Dünyadaki belli başlı ülkeler ayrıntılı sınıflandırma sistemine sahiptir.
Sınıflandırma el kitabı ile herhangi bir konuda çabuk ve kolayca sistemli bir bilgi edinebilirsiniz. Sınıflandırmayı gözden geçirerek seçtiğiniz düşüncelerin temel probleminizde işinize yarayıp yaramayacağını test edebilirsiniz.
Veri-O Nedir?
Doğru Soruları Sorma
Doğru soruları sorarsanız, büyük bir olasılıkla buluş için gerekli bilgiyi elde edersiniz Belirli bir konuda yeterli bilgi olmadan önemli sonuçlara ulaşmada gerekli yönler gözden kaçabilir. Genel sorular yeterli değildir. Buluş yapmayı umduğunuz alandaki bir problemle ilgili olarak birçok ayrıntılı ve özel soru sormalısınız. Aşağıdaki sorular bu konuda sizin için yararlı olabilir. 1-O nedir? 2-O neden vardır? 3-O nasıl ve neden çalışır? 4-O ne zaman, nerede ve nasıl kullanılır? 5-O nasıl tanımlanmıştır?
Nitel ve Nicel Analizler
Buluşçular olarak konunun bütün yönlerini bilmelisiniz. En önemlileri analizlerdir. Bir konuyu nitel ve nicel olarak ayrıntılarıyla araştırmalısınız. Nitelik genelde "çeşit" i içerir. Değişik bir madde, şekil, boyut ve parametreleri kullanarak bir gelişim bulabilmek için kullanılan materyalleri ve öğeleri denemelisiniz.
Nicelik genelde "miktar" ı kapsar. Kullanılan maddenin miktarı veya maddelerin sayısını dikkatle araştırmalısınız ve miktarda ekleme veya çıkartma, arttırma ya da azaltma gibi bir değişikliğin araştırılan konuyu geliştirip geliştiremeyeceğini göz önünde tutmalısınız. Buluşların pek çoğu varolan buluşlardaki ilerlemelerdir. Dolayısıyla analizleriniz aşağıdaki nitel olduğu kadar da nicel olan görüş açısını göz önüne almalıdır: 1-Birleşim 2- Görünüm (boyut,şekil,renk) 3-Ağırlık 4-Diğer nitelikler ve karakterler.
Bu koşulların her birini ayrıntılarıyla göz önünde tuttuğumuz zaman, "O nedir" sorusuna cevap vermek için çalışmaya başlamış bulunuruz. "O nedir" sorusunu yanıtladığınızda "bu nitelikleri yeni ve daha iyi sonuç üretebilecek miyim?" sorusunu sorabilirsiniz.
Veri-O Niçin Vardır?
"Ağaç Sistemi"
Soruyu yanıtlamak için ağaç sistemi kullanılabilir. Bu sistemde, ilgi konumuzun ağacın gövdesini oluşturduğu bir diyagram yaparsınız. Sonraki basamak, nesnenin tarihsel gelişimini ortaya çıkarmaktır. Tarihsel bulgularınız kökler olacak ve temel prensipleri göz önünde tutarak, dallar ve yapraklar halini alacak yeni kavramlar geliştirebileceksiniz.
"Ağaç Sistemi" ni kullanarak, yeni düşünce ve görüşler geliştirebilirsiniz. Kökleri kurabilirseniz, temel buluştan kaynaklanan diğer gelişmeleri de dikkate alabilirsiniz. Bir buluştan neden varolduğunu anladıktan sonra dikkatle temel prensipleri geliştirin, konunuzda daha hızlı ilerlemeler yaratabilirsiniz.
Buluşun Birincil Amaçları
Bir buluş, buluşçunun belirli amaçlara sahip olmasından dolayı vardır. Genellikle bir buluş, önceki buluşa birçok avantaj sağlar. Çoğunlukla buluşların birincil hedefleri, önceki buluştaki eksiklikleri düzeltme veya eskiye göre üstünlük sağlamaktır. Buluşta takip edilecek basit bir yöntem, geliştirmeye çalıştığımız varolan bir buluşun avantaj ve dezavantajlarını sıralamaktır. Fakat yalnızca günümüzde varolan sonucu göz önünde tutmamalı, önceki gelişmeleri de dikkate almalısınız. Avantaj ve dezavantajları sıraladıktan sonra kendinize iki soru sormalısınız: 1-Avantajları geliştirebilir miyim? 2-Dezavantajları giderebilir miyim?
İlgi alanınızdaki avantaj ve dezavantajların elden geldiğince ayrıntılı bir listesini yapmalısınız. Önceki buluşun hedeflerini ve varoluş nedenlerini bilmek, onu geliştirmenin yollarını düşünmemizi kolaylaştıracaktır.
Veri-İşlevler Prensipler ve Kullanım
Nasıl ve Neden Çalışır?
Asla varsayımlara göre ilerlememelisiniz. Çalışma prensiplerini ve her bir gelişmenin nasıl işlediğini ayrıntıları ile bilmelisiniz. Pek çok insan bir aracı nasıl kullanacağını bilir fakat nasıl ve neden çalıştığını anlamakta başarısız kalır.
Ne Zaman Kullanılır?
Eğer bir konuyu geliştirmek istiyorsanız, sık sık onunla zamanın belirli bir dönemi arasında bağlantı kurmalısınız. Birçok buluş, sadece belirli bir zamanda veya belirli bir zaman boyunca çalışmak amacıyla tasarlanmıştır. "Ne zaman kullanılır?" sorusu sorulduğunda geçmişi, bugünü ve geleceği dikkate almak daima yararlıdır. Buluşlar geçmişte ara sıra farklı biçimlerde kullanıldı. Misketler ilkin oyuncak olarak kullanıldı, ama sonradan bilyeli yatak yapımında da kullanılmaya başlandı. Bundan dolayı kullanım dönemi buluşta önemli bir faktördür.
Nerede Kullanılır?
Bir buluş sık sık kullanıldığı yer tarafından sınırlanır. Yerleşim alanı kritik olabilir. "O nerede kullanılır?" sorusu "O nerede kullanılamaz?" sorusu gibi görünür. Bu sorulara verilecek yanıtlar, buluşu daha önce kullanılmadığı alanlarda da kullanılabilir yapmanızı olanaklı kılabilir. Coğrafik bölgelerde özel kullanımda önemli olabilirler. İklim önemli bir rol oynayabilir. Bir ülkede kullanılabilen bazı ürünler, bir şeyler eklenmeksizin veya iklim değişiklikleri gibi coğrafik değişimlere cevap verebilmek için içerdiği koşulları değiştirmeksizin diğer ülkelerde kullanılamayabilir. Yerçekimi, nem, sıcaklık, basınç, radyasyon, manyetik güçler, rüzgar, ışık, toz ve benzerlerinin buluşun işlerliği üzerinde etkili olabileceklerini unutmamak gerekir.
Nasıl Kullanılır?
Buluşçu, bir buluşun buluşu geliştirmek amacıyla kullanılması için bütün değişik yolları incelemeli ve kavramı diğer dallara uygulamalıdır. Çalışma yönteminin tam kavranması çalışma fonksiyonunda temel bir gelişmeye yol açabilir.
Kullanıcı
Buluşların çoğu özel bir insan veya insan grupları için tasarlanır. İnsan unsuru içeren problemlerin çözümünde yaş, boy, ağırlık, cinsiyet, renk ve diğer fiziksel özellikleri göz önünde tutmak gerekir.
Tasarlama-Kavram Tanımı
Ussal İmgeyi Değiştirme
Buluşçularda en sık karşılaşılan başarısızlık nedeni, varolan düşünceler hakkındaki ön yargılarını değiştirmekteki isteksizlik ve yetersizlikleridir. Buluş, kavramlar her hangi bir biçimde değiştirildiği zaman oluşur. İnsan aklı geniş kavramları özümsemek konusunda özel bir beceriye sahiptir, ancak sık sık belirli bir kavrama saplanır, yeni düşünceler geliştiremez. Buluşçu, belirli bir konu hakkındaki düşüncelerini, bu konuyu yaratıcı bir şekilde değiştirebilmek için genişletecek aktif bir imgelem geliştirmek zorundadır.
Sözcük Tanımı
On kişiden "kamyon" kelimesinin uslarında uyandırdığı ilk imgeyi söylemeleri istenseydi, büyük olasılıkla her biri uslarında değişik bir görüntüye sahip olacaktı. Bu, birisi için traktör römorku, bir başkası için bir yük arabası yada diğeri için damperli kamyon benzeri şeyler olabilecekti. Bu özel etkilenimler buluş sürecinin temelini oluşturur. Onlar, buluşçunun üzerinde akıl yoluyla inşa yapacağı temel taşlardır.
Buluşa doğrudan basit bir yardım, yeni ussal imgeler yaratmaktır. Bunu yapmanın bir yolu, genellikle bilinen bir terimi almak ve eş anlamlılarını gözden geçirmektir. Bu sözcüklerin çağrıştırdığı görüntüler yeni ve bağlı kavramları bulmakta yardımcı olabilecektir. Bir kavramlar dizini bu açıdan yararlı bir araçtır.
Bir Nesnenin Tanımı
Buluşa diğer bir yaklaşım, geliştirmeyi umduğumuz nesnenin tanımını yazmaktır. Yazılı bir tanım, yeni düşünceler üretmek için sözcük bileşimleri arasında karşılıklı ilgi kurmanıza yardım eder.
Nesneyi tanımladıktan sonra, temel terimlerin her birini alarak yerine değişik bileşimlerdeki eş anlamlılarını yerleştirin.Tanımda birbirinin yerine geçebilen sözcükleri kullanarak varolan kavramda bir değişim ya da yeni bir kavram yaratabilirsiniz.
Tasarlama-Birleştirme ve Yerine Kullanma
Hiçbir "patika" bizi yeni buluşlara götüremez. Bir buluşçu, tıpkı satranç oyununda ki gibi, bütün olasılıkları göz önünde tutarak, ergeç bir veya daha çok olasılığın bir çözüme götüreceği umuduyla olası her "anayolu" denemelidir.
Birleştirme
Birleştirme, iki yada daha çok, farklı buluşları alır ve her biri diğerine bağımlı yeni bir buluş üretmek için onları birleştirir.
Yerine Kullanma
Yerine kullanma, benzer yada benzer olmayan kısım, birim, sistem ve benzerlerinin yeni bir buluş geliştirmek için bir diğeri ile yer değiştirmesini içerir. Tek bir geliştirme içinde birden fazla "yerine kullanma" uygulanabilir ve bilinen ürünün her parçası başka bir şeyle değiştirilebilir. Böylece bilinen bir maddenin her bir özgün parçası başka nesnelerin yerine kullanılabilir.
Birleştirme ve yerine kullanma buluşlarının olasılıkları sınırsızdır. Bunun sürekli denenmesi ortaya hep yeni buluşlar ortaya çıkarmıştır.
Ekleme-Çıkarma ve Yeniden Düzenleme
Ekleme
Bir buluş, çoğu zaman, benzer birimlerin birleştirilmesinden oluşur; bu teknik, ekleme diye adlandırılır ve daha önce anlattığımız benzeşmeyen birimleri birleştiren buluşlara benzer.
Çıkarma
Bazen bir buluş, bir ürünün bir parça ya da bölümünün çıkarılmasıyla yaratılır. Sadeleştirme bir buluşçunun sürekli göz önünde bulundurması gereken bir yaklaşımdır.
Yeniden Düzenleme
Parçaların tersine çevrilmesi ve yeniden düzenlenmesi yoluyla bir çok buluş yapılabilir. Yeniden düzenleme kavramı ayarlama düşüncesini içerir. Ayarlama, seçilen bir pozisyonun sabitleştirilmesi, yerleştirilmesi ya da tutulması olabilir. Budan dolayı, ayarlanabilir bir alet, normal olarak, vida, mil, kıskaç benzeri şeylerin yerleştirilmesi ve sürtünme yoluyla seçilen ayarı sabitleştirici bazı düzeneklere sahiptir.
Ekleme, çıkarma ve yeniden düzenleme önemli düşüncelerdir ve bunları buluş basamakları kontrol listenizde sürekli bulundurmalısınız.
Tasarlama-Fiziksel Güç ve Etki
Değişim
Bir nesneye fiziksel bir gücün uygulanması, nesnede yaratıcı bir değişimle sonuçlanabilir. Değişim kritik bir gücün sonucu olabilir. Bu kritik gücün saptanması, genellikle yaygın denemelerin sonucudur. Bu özellik kimya ve elektrik alanında geçerlidir. Genel olarak bu bölüm kuvvetler ve etkileriyle ilgilenir.
Basınç
Basınç uygulamasının buluşlara yol açtığı sayısız durum vardır. Aşağıdaki tablo tipik örnekleri ortaya koyar.
aşındırma çekme öğütme sıçrama
emme delme çekiçle vurma fışkırma
çarpma tüketme cilalama eğirme
bükme genişleme ezme damgalama
üfleme patlama sıkma karıştırma
bağlama püskürtme çekme uzatma
dağlama eğme yarma şeritleme
savurma sıvılaştırma sürtme yırtma
çiğneme zorlama döndürme yarma
kırpma biçimlendirme sökme germe
perçinleme gazlama dayanma çevirme
ufalama özümleme kırpma burma
sıkıştırma sıkı tutma vurma boşaltma
ezme hidrolikleme kıyma çırpma
soyma hava basma sıkıştırma burma
boşaltma yoğurma çatlatma sertleştirme
Bu, basınç kuvvetlerinin tam bir listesi olmadığından, yeni bir güç bilinir bir hale geldiğinde, listeye ilave etmelisiniz. Geliştirmenin yeni bir alanında çalışırken, basınç kuvvetlerinden birisinin buluşa yeni bir yaklaşım getirme olasılığını düşünerek listeyi yeniden gözden geçirmelisiniz.
Sıcaklık
Sıcağın ya da soğuğun uygulanması yeni ve yaratıcı yöntem ve işlemler üretebilir. Sıcaklık, değişimleri, özellikle kimya ve elektrik alanında yeni gelişmeler üretir. Isıtılmış bir yazı tahtası, özel bir ısı-duyarlı tebeşirin rengini değiştirebilir. Renk değişimi yalnızca ısı uygulamasında oluşacaktır. Böylece bir yüzeyde kullanılan tebeşir tahtanın ısısına bağlı olan bir renk aralığına sahip olabilir.
Radyasyon
Radyasyon uygulanması, sayısız buluş olasılıkları üretir. Radyasyon ilkelerini göz önüne alırken aşağıdaki tablodaki gibi bir kontrol listesi yararlı olur.
Alfa ışınları Laser ışınları
Beta ışınları Fosforesan
Kozmik ışınlar Radyo da lgaları
Floresan Morötesi ışınlar
Gama ışınları Beyaz ışık
Kızılötesi ışınlar X ışınları
Yer Çekimi ve Benzeri Kuvvetler
Aşağıdaki tabloda belirtilen kuvvetlerin sık sık yeni buluşlara yol açması olağandır.
İvme Yerçekimi
Merkzcil Titreşim
Merkezkaç Salınım
Yavaşlama Karşılık
İletkenlik ve Manyetizma
Sayısız buluş iletkenlik ve manyetizma prensiplerinin kullanımını; ısı, ışık, elektrik ve sesi içerir.
Sınırlamalar-Gelişmeyi Zorlaştıran Koşullar
Sınırlayıcı Faktörler
Özel bir geliştirme alanında varolan yasa, kontrol, sınırlama, kural, gereklilik ve kısıtlamalar hakkında edineceği eksiksiz bilgi, buluşçu için önemli bir yardımcı araç olabilir. Eğer parametrelerin (sınırlamaların) farkındaysanız, ufak bir yararlılığa sahip bazı nesneleri yaratma olasılığınız daha az olacaktır. Bir inşaatçı nelere izin verilip verilmediğini bildiren kod kurallarını bilmeksizin bir ev inşa etmez. Bu kurallar onu kabul edilen standartlarda inşaat yapmaya zorlar.
Kurallar sürekli bir değişim içindedir. Buluşçu için bu değişiklikler çözümleri bulunması gereken problemler yaratır. Bundan dolayı bir buluşçu, yeni yaratılmış problemleri çözmede kendi alanında yardımcı olabilecek yeni gelişmeler, yeni materyaller ve yeni yöntemleri bir arada kullanmalıdır.
Materyaller
Sık kullanılan materyallere ilişkin kuralları daima aklınızda bulundurmalısınız. Birçok buluşçu materyallerin özelliklerini önemsememelerinden dolayı sınırlı bir başarıya ulaşır veya başarısızlığa uğrar.