Yalnız Odaların Karanlık Köşeleri yazısı - Aysu Eyi yazıları
Senin için kaç gece öldüğümü sayamam sevgili, sayısı kaçırılmış intiharlar saklıyorum yüreğimde ve hepsi sana ait hepsinin senli izleri var bedenimde...
Her gün yine ayrı bir bıçak kesiği tenimde...gözlerim sürekli hastanekapılarının eşiğinde...koca bir umutla bekliyorum belki bu sefer gelirsin diye...
Hayatıma son veremiyorum...ecel canımı almadan öldürmüş beni...can çekişiyorum o yalnız odaların karanlık köşelerinde...
Damarlarıma işleyen serumlar bana seni unutturamıyorlar...herbir unutma deneyi başarızlıkla sonuçlanıyor yine...
Odanın karanlığı beni içine çekiyor... Kayboluyorum...
Odadaki boş çiçek vazolarına bakıyor...ve bize benziyor olmalarını tuhaf buluyorum...
Aynı bizim gibiler...boş ve bir katile verilmesini bekliyen çiçekler istiyorlar...
Tıpkı benim ; senden öldürdüğüm kalbini hâlâ inatla istediğim gibi...
Ve senin ; duruşun gibi, durdukları gibi öylece duruyorlar...hiç ses çıkarmadan...orada olduklarını kimselere çaktırmadan...bomboş ve gereksiz...
Katilin ben olmama rağmen suçlu ben değilim... Sadece karşılık görmeyince öldürdüğüm "bir" tane kalple kirlettim düşlerimi...ama hâlâ hiç bir duygu oranıma söz geçiremiyorum...seviyorum...seviyorum ve unutamıyorum...
Hiç olmadın ama yinede birşekilde gittin...
Gittiğin günden belli gecelerimi hüsran kapladı ve her geçen gün daha da bir batıyorum boşluklarına...
Kısacası 8 numara...üçüncü koridorun sonundaki oda...
Ne olur gel...bu sever atlatmıyabilirimm...hiç beklenilmedik birşey olur ve ölür giderim...