Kal" deseydin, kalırdım.
Demedin oysa...
Kuru bir "bitmesin"den başka hiçbir şey demedin.
Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki ondaki anlam!
Bu kadar kolay mıydı her şey,
bu kadaryakın mıydık uçuruma?
Savunmayacak mıydın sevgimizi?
"Kal" diye haykırmayacakmıydın ardımdan?
Düşündüğüm bu değildi...
Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden..
Mücadele beklemiştim oysa, yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım..
kıyıya ulaştırırsın sanmıştım...
Oysa O'nu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun...
Bu kadar yıpratıcı olamazsın...
Oysa bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda!
Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı.
Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı.
Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin,
geçen haftaki sohbetin bir anlamı olmalıydı.
Duygularımızın bir anlamı olmalıydı.
Yüreğimdeki tüm MARTILAR'ı uçurdun şimdi...
hangi yöne gittiler bilmiyorum, geri dönerler mi bilmiyorum.
Dünya boşaldı mı ne! Neden bu kadar sessizleşti birden yaşam,
neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde, neden artık rüzgar
esmiyor...her şey seninle mi kaldı yoksa... Mantığım, mantığımı bana
bırak lütfen,
ona ihtiyacım var. Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var!
Evet!
Ben istedim ayrılığı,
Çıkmaz yollara yönelen bendim,
Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim...
Kahretsin! Bunu neden yaptığımı bilmiyorum
Ve
Senin buna nasıl göz yumduğunu...
Tıpkı
Balkondaki akasyaları sularken, fazla sudan dolayı
sararacaklarını bilmediğim gibi...su onun için hayat olmalıydı
oysa..ve...sen de benim tutunacak dalım!
Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, olmaması gereken ama daima varolan.
Binlerce yıldız arasında, ayın güzelliğini gösterebilmekti tek
amacım...yıldızları söndürmekti...sorunları yok etmekti...
"bitti" deyişim öylesine bir şeydi, öylesine
sıradan, şakacıktan...
"hayır" demeliydin!
Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde,
Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye.
Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye...
Beni yolumdan alıkoymalıydın...
"kal" demeliydin...
defalarca "kal" demeliydin...
oysa demedin...
belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben akasyaları kışın
yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim...belki böylesi daha iyi oldu..
"kal" deseydin kalırdım...
hem de seve seve kalırdım.
Martılarla kalırdım
Yakamozlarla kalırdım
Demedin oysa!
Bilir misin
Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken...
Bilir misin
Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek...
Bilir misin
Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek...
"KAL" desen kalacaktım...
DEMEDİN OYSA!
Hasret tohumu yeşerir
Ayrılık vakti geldiğinde
Mutluluğu verirsin ellerine
Mutsuzluğu alırsın yüreğine
Dur gitme demesi zordur artık
Acı içerde ateşten kordur artık
Titreyen el, tek damla gözyaşı
O anın ne sonu vardır, ne başı
Zaman acıda durmuştur
Kader saati kurmuştur
Gözlerin ona sormuştur
Gitme diyen haykırışlar içerde
Gözler karşılıklı gerçekleri biçerde
Geri dönmeyecektir bilirsin
Hayatını ellerine verirsin
Onu ondan alır gidersin
Seni senden alandan
Yalnızlıkta onunla kalandan
Bu ayrılık sanırsın yalandan
Nasıl anlar gerçek solandan?
Aşk bitip gitti sanandan
Acılarla yüklenip, acılarla yanandan
Bir tarih kopup gider zamandan
Bir son bakıştır ki yürek yakan
Seven gözlerinde ayrılığa dair
Sadece gözlerdir onu anlatan
Onu kim anlatabilir, hangi şair?
Gölgen gibidir yalnızlık
Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk.
Sarılırsın ararsın tutamazsın
yoktur çaresi.
Adı Yalnızlık
Yazılmıştır birkere
Yiğit olsan da büker bileği,
Cesur olsan da sızlatır yüreği.
İçindedir sevgi, insanın tek dileği
Ateşten gömlek misali
SEVGİ... SEVGİ... SEVGİ?