Yağmurlu bir günde sessizce sıyrılacaksın gözyaşlarından,
Yürümeye başlayacaksın,
Nereye gittiğini bilmeden
Ama yine de gideceksin,
Bilinmezler ülkesinin kimsesizler şehrine doğru,
Önce Sana,
Sonra kendine doğru
Sessizce, Yalnızlığa doğru
Geride bıraktıklarınla,
Seni bekleyenler arasında ince,
İnce olduğu kadar da uzun bir yolda, yol alacaksın
Aklındakilerden kurtulmaya çalışırken,
Onların arasında daha da derinlere dalacaksın
Sessiz, yalnız ve kimsesiz kalacaksın
Yol devam edecek,
Sen devam edeceksin
Bacaklarına giden gücü kontrol edemeden,
Sessizce,
Kimsesizce yürüyeceksin,
Nereye yürüdüğünü bilmeden
Yolun sonuna yaklaştıkça,
Artacak Sessizlik
Sona geldiğini anladığında,
Anlaman gereken zamanın çok ilerisinde olduğunu anlayacak,
Geriye dönüş olmadığı kavrayacaksın
Önce sessizce ağlayacaksın,
Sonra yolun bittiği yerde bir kalabalık göreceksin,
Sevineceksin,
Yanlarına gideceksin,
Yüzlerini gördüğünde,
Sen de onlar gibi ağlayacaksın
Sessizce ağlayacaksın
Sonunda onlar da gidecek,
Yalnız kaldığında,
Tabutundan çıkmaya çalışmayacaksın,
Direnmeyeceksin
Yalnızca yalnızlığına üzüleceksin,
Yapamadıklarından pişmanlık,
Yaptıklarınaysa özlem duyacaksın
Ağlayacaksın
Sessizce ağlayacaksın
İşte o anda sessizliğin ölüm,
Ölümünse sessizlik olduğunu anlayacaksın
Alıntı...