ölüme de razıdır insan
gene de bağlıdır elin kolun, silinmez yazılan
gecenin buzdan parmakları
ayrılığın şakağına dayar aşkın namlusunu
ay gizlenir yalnızlığın kuytusuna
çekilen her tetikte bir yıldız düşer sevenlerin yüreğine
dökülür yıldızlar
karanlığın mor salkımlı saçlarından
başını gökyüzüne çevirip aşka dair bir dilek tutarken
bil ki aynı anda aynı yıldıza dokunur bakışlarımız
aklım bir sana bir yıldıza takılı kalmıştır
işte o an elini yüreğine koy
Beni An
ne kentler yıkılır içimde bir bilsen
çocukluğumu yaşatmak adına inşa ettiğim
ve ne kentler kurarım ben bıkmadan o enkaz yığınları üzerine
'sadece sen!''
yazılı pankartlar asarım kelebek kanatlarına
salıveririm çocukluğumun gizli dünyasına
ne zaman
eli yüzü kirli
yırtık, eski elbiseli
dudakları bükülmüş, küskün gamzeli
elinde, boyası akmış elma şekeriyle
bir çocuk görürsen
sokağında ağlayan
yamalı gülüşlerini topla bir bir yerden benim için
eğil öp, gözyaşlarının iz bıraktığı yanağından
ve düşür güz çiçeklerini örgüsü bozulmuş saçlarından
işte o an içinden sessizce
Beni An
hani yürüdüğün yol var ya akşamları iş dönüşü
bu mevsimde ölü yaprakların örttüğü
hani sen ölü de olsa korkarsın ya o yaprakları incitmeye
rüzgâr aniden güçlü nefesiyle eser de
uçurursa kuru yaprakları
işte o an yakala savrulan bir yaprağı
sakla
avucunda
Beni An
gözlerimde yağmur yüklü bulut kervanları konaklar
yanaklarım ıslanır durup dururken, hiç sebepsiz
ağlarım an be an
şehrine de uğrarsa o kervanlar günün birinde
yüreğinde sen de konuk et onları
izin ver yağsın yağmurlar
aklına düştüğümde kirpiklerinde sallanan bir damlayı
gözlerinde tut
sakla bakışlarının gölgesinde
işte o an elini dudaklarına götür
Beni An
ayrılık kokar adım,
ölümden önceki son an, son nefestir hicran
ola ki sana gelemem
ola ki gel benimle, cehennemde yan diyemem
ola ki veda edemem
bir haber duyarsan günün birinde içini kanatan
ve hatta yanardağ misali patlatan
işte o an yüreğini son kez aşka ban
Beni An
sana geç kalmışlığımı bağışla sevgili
telâfisi mümkün değil bunun
farkındayım
büyük ihtimal sana hasret ölecek
ve gözlerim açık gideceğim bu dünyadan
beni uğurlamaya geldiğinde
avuçlarına dök en sevdiğin şiiri
sonra bir dua oku kısasından
ellerini,
mavi hüzün çiçeklerinin boy verdiği yüzüme sür
kapa gözlerimi usulca ve lütfen ağlama
senden önce gidişim yazgıma isyan değil sadece küçücük bir özür
şimdi son bir arzum var
Şiir çok güzel kaleme alınmış bir "iç dökümdü" sanki...
Senin o güzel sunumunla arkada çalan fonda ki kemanın inleten nağmelerinde yolculuğa çıktım bir an...
Şiiri yazan yüreğe ve senin emeğine sağlık diyorum... Teşekkür ediyorum bu güzel paylaşımına cay_guzelim.
************
"bil ki aynı anda aynı yıldıza dokunur bakışlarımız
aklım bir sana bir yıldıza takılı kalmıştır
işte o an elini yüreğine koy"
*Beni An*